T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1046 Karar No : 2025/1341 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : ... Mirasçıları 1- ... 2- ... 3- ... 4-... 5- ... 6- ... 7- ... 8-... 9- ... 10- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konus…
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/1046 E. , 2025/1341 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/1046 Karar No : 2025/1341 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR) : ... Mirasçıları 1- ... 2- ... 3- ... 4-... 5- ... 6- ... 7- ... 8-... 9- ... 10- ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Asıl borçlu ... Akaryakıt Dağıtım Nakliyat Petrol Ürünleri Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketinin 2012 yılının Mart, Eylül, Ekim ve Aralık aylarının (1.) dönemlerine ait özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden kaynaklanan borçlarının tahsilini güvence altına almak amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. ve 17. maddeleri uyarınca borçlu şirket adına alınan ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz kararlarına dayanılarak şirketin ilgili dönemdeki ortağı olduğundan bahisle davacıların murisi ... adına kayıtlı Mersin İli, Yenişehir İlçesi, ... Köyü ... ada ... parsel sayılı taşınmaza uygulanan...tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ... sayılı ihtiyati haciz işlemlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, asıl borçlu ... Akaryakıt Dağıtım Nakliyat Petrol Ürünleri Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi hakkında kamu alacağının tahsilinin güvence altına alınmasını sağlamak amacıyla inceleme elemanınca ön incelemede tespit edilen vergi, ceza ve gecikme faizi tutarları üzerinden borçlu şirket hakkında 6183 sayılı Kanunun 9., 13. ve 17. maddeleri gereğince ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz uygulandığı, söz konusu amme alacağının tahsili amacıyla şirketin ortağı ve davacıların murisi ...'in Mersin ili, Yenişehir ilçesi, ... köyü, ... ada, ... parselde bulunan taşınmazı üzerine ... tarih ve ... sayılı ve...tarih ve ... sayılı ihtiyati haciz işlemlerinin uygulandığı ve anılan işlemlerin iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmakta ise de, 6183 sayılı Kanun'un anılan hükümlerinde sözü edilen teminat isteme, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk işlemlerinin asıl muhatabının amme borçlusu, diğer bir deyişle verginin mükellefi veya sorumlusunun olduğu, davacıların murisi ...'in şirket ortağı olması nedeniyle, asıl borçlunun vergi borçlarından sorumluluğunun ikincil nitelikte olduğu ve asıl borçlulardan farklı olarak davacıların murisleri ...'in borçları nedeniyle ödeme emriyle muhatap alınabilecekleri, bu nedenle, esas amme borçlusu olmayan davacıların elbirliğiyle malik oldukları taşınmaz üzerine uygulanan ihtiyati haciz işlemlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyanın incelenmesinden, 6183 sayılı Kanun’un 3. maddesinde, amme borçlusu veya borçlu teriminin, amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini, vergi sorumlusunu, kefili ve yabancı şahıs ve kurum temsilcilerini ifade edeceği, bu nedenle muris ...'in kanuni temsilcisi ve ortağı olduğu ... Akaryakıt Dağıtım Nakliyat Petrol Ürünleri Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketinin vergi borçlarından dolayı mirasçı olan davacıların da amme borçlusu tanımı içinde kabul edilmesi gerektiğinden vergi mahkemesi kararının gerekçesine katılmaya olanak bulunmadığı, öte yandan, idarece ara kararına verilen cevap ve eki belgelerin incelenmesinden, asıl borçlu şirket adına yapılan vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatlarına karşı açılan davada ...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla tarhiyatların iptal edildiği, karar verildiği, karara karşı yapılan temyiz başvurusunun Danıştay 7. Dairesinin 06/12/2018 tarih ve E:2016/2293, K:2018/5610 sayılı kararıyla kabul edilerek, kararın usulden bozulduğu, asıl borçlu davacı şirketin ve...'ün birlikte yaptığı karar düzeltme başvurusu üzerine bu kez de Danıştay 7. Dairesinin 03/02/2020 tarih ve E: 2019/1460, K:2020/518 sayılı kararıyla karar düzeltme istemi kabul edilerek davanın temsile yetkili kişiler tarafından açılıp açılmadığı hususunun, aleyhine dava konusu işlemin tesis edildiği asıl borçlu ... Akaryakıt Dağıtım Nakliyat Petrol Ürünleri Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketinin ticaret sicil kaydının terkin edilerek tüzel kişiliğinin sona erdiğinin de dikkate alınması suretiyle değerlendirilmesi ve ayrıca karar düzeltme aşamasında ortaya çıkan taraf ...'ün hukuki durumunun da değerlendirilmesi suretiyle karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle usul yönünden tekrar bozulduğu, bozma üzerine ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozma kararına uyulup ve belirtilen hususlar değerlendirilerek yeniden dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği ve anılan kararın Danıştay 7. Dairesinin E:2021/4328 sayılı esasında kayıtlı olarak temyizen incelenmeyi beklediği, bu durumda 6183 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 1. fıkrasında yer alan düzenleme gereği teminat istenmesini gerektiren yasal koşulların kalmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 6183 sayılı Kanun’un 13. ve 17. maddeleri kapsamında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenmesinden, asıl amme borçlusu ... Akaryakıt Dağıtım Nakliyat Petrol Ürünleri Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi hakkında alınan ihtiyati haciz kararına dayalı olarak şirket ortağı olan davacıların murisi adına kayıtlı taşınmaz üzerine ihtiyati haciz uygulandığı, amme borçlusu sıfatını haiz davacılar murisi adına alınmış bir ihtiyati haciz kararı olmadığı dikkate alındığında dayanaksız olduğu anlaşılan haciz işleminde hukuka uygunluk görülmediğinden dava konusu işlemin belirtilen gerekçeyle iptal edilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Asıl borçlu ... Akaryakıt Dağıtım Nakliyat Petrol Ürünleri Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketinin 2012 yılının Mart, Eylül, Ekim ve Aralık aylarının (1.) dönemlerine ait özel tüketim vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden kaynaklanan borçlarının tahsilini güvence altına almak amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. ve 17. maddeleri uyarınca borçlu şirket adına alınan ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz kararlarına dayanılarak şirketin ilgili dönemdeki ortağı olduğundan bahisle davacıların murisi ... adına kayıtlı Mersin İli, Yenişehir İlçesi, ... Köyü ... ada ... parsel sayılı taşınmaza uygulanan...tarih ve ... sayılı ve... tarih ve ... sayılı ihtiyati haciz işlemlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümlerinin tatbik olunacağı, 6183 sayılı Kanun'un 3. maddesinde, bu kanundaki amme alacağı teriminin, 1. ve 2. maddeler şumulüne giren alacakları; amme borçlusu veya borçlu teriminin ise, amme alacaklarını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini, vergi sorumlusunu ifade edeceği, 13. maddesinde, ihtiyati haciz sebeplerinin yedi bent halinde sayıldığı, bu hallerden herhangi birisinin mevcudiyeti halinde de hiçbir müddetle mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurun kararıyla, haczin ne suretle yapılacağına dair olan hükümlere göre derhal ihtiyati haciz tatbik olunacağının belirtildiği, maddenin 1. bendinde, 9. madde gereğince teminat istenmesini mucip hallerin mevcut olması durumunun ihtiyati haciz sebebi olarak sayıldığı, Kanun'un 9. maddesinde ise, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359. maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplara göre belirtilen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat isteneceği hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Yukarıda yer verilen yasal düzenlemelerin incelenmesinden, ihtiyati haciz kararının muhatabının kamu borçlusu olduğu ve ihtiyati haciz kararının her bir kamu borçlusu için ayrı ayrı alınması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu bakımdan, kamu alacağının tüzel kişinin mal varlığından tahsilinin olanaksızlaşması halinde her bir ortak için ihtiyati haciz kararı alınması suretiyle ortakların takibi hukuken mümkün olabileceği gibi kamu borçlusunun kanuni temsilcisi hakkında da ihtiyati haciz kararı alınabilmesi mümkün olmakla birlikte asıl kamu borçlusu şirket adına alınan ihtiyati haciz kararının ortaklar veya kanuni temsilci için uygulanması mümkün değildir. İhtiyati haciz kararının kanuni temsilci veya ortaklar adına ayrıca alınması gerekmektedir. Yukarıda izah edilen hususlar nedeniyle asıl amme borçlusu ... Akaryakıt Dağıtım Nakliyat Petrol Ürünleri Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi hakkında alınan ihtiyati haciz kararına dayalı olarak şirket ortağı olan davacıların murisi adına kayıtlı taşınmaz üzerine ihtiyati haciz uygulanmasında hukuka uygunluk bulunmadığından dava konusu işlemleri iptal eden mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair istinaf dairesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/03/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 9. maddesinde; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359. maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olduğu takdirde vergi incelemesine yetkili memurlarca yapılan ilk hesaplamalara göre belirtilen miktar üzerinden tahsil dairelerince teminat isteneceği, aynı Kanunun 13. maddesinde, ihtiyati haciz sebeplerinin yedi bent halinde sayıldığı, bu hallerden herhangi birisinin mevcudiyeti halinde de hiçbir müddetle mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurun kararıyla, haczin ne suretle yapılacağına dair olan hükümlere göre derhal ihtiyati haciz tatbik olunacağı hüküm altına alınmıştır. Yukarıda bahsedilen teminat isteme, ihtiyati haciz kamu alacağının cebren tahsil ve takip işlemleri olmayıp, icrai muamelelere başlamadan önce tahsile konu amme alacağını korumaya yönelik işlemler olduğundan, bunların asıl muhatabı amme borçlusu, diğer bir deyişle verginin mükellefi veya sorumlusudur. Dolayısıyla, şirketin kanuni temsilcileri, yönetim, icra kurulu üyeleri ve ortakları hakkında bu işlemlerin uygulanması söz konusu olmayacaktır. Dolayısıyla şirket ortakları Kanun'un 35. maddesinin 1. fıkrası kapsamında ancak kesinleşen ve şirketin mal varlığından tamamen veya kısmen alınamamış olan borçlarından dolayı sorumlu tutulabileceklerinden ve haklarında teminat isteme, ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk gibi amme alacağının korunmasına ilişkin işlemlerin uygulanabileceğine dair bir açıklık bulunmadığından, ihtiyati haciz işleminin belirtilen gerekçeyle iptal edilmesi gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum. (XX) KARŞI OY : 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu'nun tanımlara ilişkin 3. maddesinde, amme borçlusu veya borçlu teriminin; amme alacağını ödemek mecburiyetinde olan hakiki ve hükmi şahısları ve bunların kanuni temsilci veya mirasçılarını ve vergi mükelleflerini, vergi sorumlusunu, kefili ve yabancı şahıs ve kurumlar temsilcilerini ifade ettiği; "ihtiyati haciz" başlıklı 13. maddesinde; 9. madde gereğince teminat istenmesini mucip haller mevcut ise, borçlunun belli ikametgahı yoksa, borçlu kaçmışsa veya kaçması, mallarını kaçırması ve hileli yollara sapması ihtimalleri varsa, borçludan teminat gösterilmesi istendiği halde belli müddette teminat veya kefil göstermemiş yahut şahsi kefalet teklifi veya gösterdiği kefil kabul edilmemişse, mal bildirimine çağrılan borçlu belli müddet içinde mal bildiriminde bulunmamış veya noksan bildirimde bulunmuşsa, hüküm sadır olmuş bulunsun bulunmasın para cezasını müstelzim fiil dolayısıyla amme davası açılmış ise, iptali istenen muamele ve tasarrufun mevzuunu teşkil eden mallar, bu mallar elden çıkarılmışsa elden çıkaranın diğer malları hakkında uygulanmak üzere, bu Kanun'un 27, 29, 30. maddelerinin tatbikını icabettiren haller varsa hiçbir müddetle mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun karariyle, haczin ne suretle yapılacağına dair olan hükümlere göre, derhal tatbik olunacağı hükme bağlanmıştır. Söz konusu Kanun'un 35. maddesinin 1. fıkrasında ise, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil edilemeyen veya edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında sorumlu oldukları; ikinci fıkrasında, payını devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulacakları; üçüncü fıkrasında, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulacakları hüküm altına alınmıştır. Yukarıda izah edilen yasal düzenlemelerden, limited şirket ortaklarının amme borçlusu sıfatını kazanmasının, asıl borçlu hakkında gerekli takip işlemlerinin yapılmasına rağmen alacağın asıl borçludan tahsil edilemeyeceğinin anlaşılmasına bağlı olduğu, bu tarihten önce amme borçlusu sıfatlarının bulunmadığı anlaşıldığından, sonucu itibariyle hukuka aykırı olmayan temyize konu kararın belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği görüşüyle, Daire kararına katılmıyorum. vergi //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };