2. Ceza Dairesi 2014/29646 E. , 2015/14102 K. "" MAHKEMESİ : ... Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma Dosya incelenerek gereği düşünüldü: I- Sanık ... yönünden yapılan incelemede; CMK'nın 196/4. maddesinde, sanığın aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle sorgusunun yapılabilmesi olanağının varlığı halinde, bu yöntem uygulanarak sorgunun yapılacağı belirtilmiş olup bu düzenlemeye göre, sanığ…
**2. Ceza Dairesi 2014/29646 E. , 2015/14102 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma Dosya incelenerek gereği düşünüldü: I- Sanık ... yönünden yapılan incelemede; CMK'nın 196/4. maddesinde, sanığın aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle sorgusunun yapılabilmesi olanağının varlığı halinde, bu yöntem uygulanarak sorgunun yapılacağı belirtilmiş olup bu düzenlemeye göre, sanığın fiziki olarak duruşmada hazır edilmesiyle görüntülü ve sesli iletişim tekniği kullanılarak duruşmada hazır edilmesi arasında yasal anlamda bir fark bulunmadığı gibi olanak bulunması halinde, yargı çevresi dışında bulunan sanığın görüntülü ve sesli iletişim tekniği kullanılarak duruşmada hazır edilmesi esastır. Somut olayda, 13/02/2014 tarihli karar, görüntülü ve sesli iletişim tekniği kullanılarak (SEGBİS ile) duruşmada hazır edilerek sorgusu yapılan sanığın yüzüne karşı verilmiş ve kanun yolu bildirimi de kanuna uygun olarak yapılmıştır. CMK'nın 35/1. maddesinde, yüze karşı verilen kararlarda, ilgili “isterse” kararın bir örneğinin verileceği yönünde düzenleme bulunsa da, duruşma tutanağında sanığın bu yönde bir talebi olduğuna dair kayıt bulunmamaktır. Sanık tarafından kısa kararın kendisine verilmesi talep edildiği takdirde, mahkemenin, UYAP aracılığıyla sanığın bulunduğu yer mahkemesine talimat yazısı göndererek kısa kararı sanığa verme olanağı da bulunmakta olup mahkeme tarafından düzenlenen 19/03/2014 tarihli tutanakta belirtilen, sanığa SEGBİS sistemi ile kısa kararın iletilmesinin mümkün olmadığından kararın ayrıca sanığa tebliği gerektiği yönündeki tespitin yasal bir dayanağı bulunmamaktadır. Buna göre, temyiz süresi, yasal düzenlemeler gözetildiğinde 13/02/2014 tarihinde işlemeye başlamıştır. Bu itibarla; Yüze karşı 13/02/2014 verilen kararı, CMUK'nın 310. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süreden sonra 13/04/2014 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz isteminin aynı Kanunun 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE, II- Sanık ... yönünden yapılan incelemede;