Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/4620 E. , 2024/3431 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/4620 Karar No : 2024/3431 Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : ... İl Özel İdaresi Vekili : Av.... Karşı Taraf (Davacı) : ... Genel Müdürlüğü Vekili : Av.... İstemin Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/4620 E. , 2024/3431 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/4620 Karar No : 2024/3431 Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : ... İl Özel İdaresi Vekili : Av.... Karşı Taraf (Davacı) : ... Genel Müdürlüğü Vekili : Av.... İstemin Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İstemin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Dava, davacı idare tarafından, 5686 sayılı Kanun uyarınca 80.422,50 TL'nin tahsili amacıyla Çanakkale İl Özel İdaresince düzenlenen ödeme emri başlıklı ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince Dairemizce verilen bozma kararı sonrası, Mahkemelerinin ara kararı üzerine gönderilen cevabi bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı Genel Müdürlük adına AR.17/07 no'lu jeotermal kaynak arama ruhsatlı Çanakkale-Ayvacık-Küçükçetmi jeotermal alanının, içerisinde 2011 yılında açılan ... no'lu kuyu ile birlikte 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği hükümleri kapsamında ihale edildiği, ihaleyi ... Turizm ve Gayrimenkul Yat. Tic. Ltd. Şti. 'nin(...) kazandığı, anılan şirket ile 30.09.2011 tarihinde imzalanan sözleşme ile sahanın şirkete devredildiği, Çanakkale İl Özel İdaresi tarafından, Ayvacık-Küçükçetmi jeotermal alanına ait İR.17/14 no'lu işletme ruhsatının ... Turizm ve Gayrimenkul Yat. Tic. Ltd. Şti. adına düzenlendiği, anılan ruhsatın Mahkeme kararı ile bilahare iptaline karar verildiği, uyuşmazlığın esasının MTA tarafından ihale edilerek dava dışı şirkete devredilen kuyunun çevreye verdiği zararın, sorumlusunun doğrudan MTA mı yoksa, ihale sonrası işletme hakkı devredilen dava dışı ... Şirketi mi olduğunun saptanarak, zararın tahsilinin gerçek zarar verenden sağlanmasından kaynaklandığı, 30.09.2011 tarihinde MTA ile ... Şirketi arasında imzalanan sözleşmenin 9. maddesinde; ' ruhsatlı jeotermal alanın işletilmesiyle ilgili olarak, başta 5686 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği olmak üzere yürürlükteki diğer tüm kanunlardan doğan hak ve yükümlülüklerin işletmeciye ait olduğu '' nun kural altına alındığı görülmekte olup; davalı idarece bu hususa ilişkin herhangi bir araştırma yapılmadan, söz konusu kuyunun çevreye verdiği zararın hangi faaliyet kapsamında, kim tarafından, hangi zamanlar aralığında, nasıl ve ne şekilde gerçekleştirildiğinin tereddüt içermeyecek somut bir şekilde tespiti gerçekleştirilmeden, doğrudan MTA'nın zarar verici faaliyeti gerçekleştirdiğinden bahisle sorumlu olarak kabul edildiği, mevzuat hükmünde yer verilen '' sorumlu '' ibaresi ile kastedilenin ''bilfiil çevreye zarar verici eylemi gerçekleştiren'' kişi olduğu, bu yönüyle davacı idarece eylemin kendilerince gerçekleştirilmediği iddiasının ödeme emrine itiraz noktasında "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davalı idarece her ne kadar ... Şirketinden de söz konusu zararın tahsilinin istenildiği, ancak şirketin kuyuda faaliyette bulunmadığı yönündeki beyanına istinaden davacı MTA'nın sorumlu olduğundan bahisle dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği görülmekte ise de; maddi olayda kuyunun çevreye verdiği zararın hangi faaliyetten kaynaklandığı, kim tarafından, hangi zamanlar aralığında, nasıl ve ne şekilde gerçekleştirildiği incelenerek ''bilfiil çevreye zarar verici eylemi gerçekleştiren '' kişinin yapılacak bir araştırma sonucu tespit edilerek, zararın tahsili yoluna gidilmesi gerekirken, doğrudan MTA'nın sorumlu kabul edilerek, zararın MTA'dan tahsil edilmesine ilişkin olarak düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; Devlete il özel idarelerine ve belediyelere ait amme alacakları hakkında bu kanun hükümlerinin uygulanacağı, 37. maddesinde, amme alacaklarının hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödeneceği, hususi kanunlarında ödeme zamanı tesbit edilmemiş amme alacaklarının Maliye Vekaletince belirtilecek usule göre yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödeneceği, 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içerisinde (işlem tarihinde 7 gün) borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, ödeme emrine itiraz başlıklı 58. maddesinde ise; kendisine bir ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığı iddialarıyla dava açılabileceği hükmü yer almıştır. Bu madde hükümlerine göre bir amme alacağının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için ortada kesinleşmiş ve vadesinde ödenmemiş bir alacağın bulunması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden, Çanakkale Ayvacık Küçükçetmi jeotermal alanında arama ruhsatı bulunan MTA tarafından 2011 yılında ... sayılı kuyunun açıldığı, alanın dava dışı şirkete MTA tarafından ihale edildiği, ihaleyi kazanan şirket adına işletme ruhsatı düzenlendiği, ardından kuyuda kaçak olduğunun köylüler tarafından şifahen ve köy muhtarlığı tarafından ise idareye verilen dilekçelerle bildirilmesi üzerine, idare elemanlarınca durumun tutanağa bağlanarak kuyuda oluşan kaçak miktarının arttığı, yüksek ısıdaki suyun kontrolsüz şekilde dereye karıştığı ve çevre kirliliği ve doğal dengenin bozulduğu, kaynak rezervinin azalmasına neden olacağı, civar köydekilerin sıcak sudan yararlanmak amacı ile bu su ile çamaşır yıkamaya devam etmeleri nedeniyle davalı idarece hem MTA nezdinde hem de Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan tespite istinaden gerekli önlemlerinin alınmasının 08.05.2013 tarihli yazı ile MTA'dan talep edildiği, MTA tarafından çevreye zarar verdiği kendi teknik raporları ile belirlenen kuyu hakkında kuyu öldürme işlemi için idareden 65.000+KDV tutarında bedelin ödenmesine müteakip işlemin gerçekleştirileceğinin idareye bildirildiği, davalı idarece kuyunun kapatılması için 65.000+KDV (76.700,00 TL)'nin ilgilisinden tahsiline ilişkin hakları saklı kalmak üzere ödemenin MTA'ya yapıldığı, MTA tarafından kuyu öldürme işleminin davalı idare ile aralarında sözleşme imzalanmasından sonra gerçekleştirildiği, davalı idarece kuyunun kapatılması için MTA'ya ödediği bedelle ilişkin olarak ruhsat sahibine yaptığı masraf bildirerek ödeme yapmasının istenildiği, ruhsat sahibinin 31.03.2014 tarihli dilekçesi ile kuyunun MTA tarafından açıldığı, kullanmalarına izin veren hukuki bir süreç gerçekleşmediği için ne kuyunun açılması ne de sonrasındaki gelişmeler bakımından şirketlerinin sorumlu olmadığı şirketlerinin zarar verici veya gerçekleşen bir zararı üstlenmesini gerektirici bir sorumluluğu bulunmadığını içeren yazısı üzerine davalı idarece MTA'ya hitaplı şekilde 10.04.2014 tarihli 3952 sayılı işlem ile kuyunun kapatılması için davalı idarece ödenen bedelin, 5686 sayılı Kanunun 11. maddesinin 5. fıkrası uyarınca kuyuyu "açan" sıfatıyla MTA'nın sorumlu olduğundan bahisle yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde 76.700 TL bedelin ödenmesinin istenildiği, anılan yazının MTA'ya 29.04.2014 tarihinde tebliğ edildiği, MTA tarafından ödeme yapılmaması üzerine 25.07.2014 tarihli dava konusu işlem ile 76.700 TL+ 3.722,50TL (gecikme zammı) bedelinin MTA'dan tahsil edilmesi için dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Dava konusu ödeme emri düzenlenmeden önce davalı idarece MTA'ya yönelik 10.04.2014 tarihli 3952 sayılı işlem ile kuyunun kapatılması için davalı idarece ödenen bedelin, 5686 sayılı Kanunun 11. maddesinin 5. fıkrası uyarınca kuyuyu "açan" sıfatıyla MTA'nın sorumlu olduğundan bahisle yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde 76.700 TL bedelin ödenmesinin istenildiği, anılan yazının MTA'ya 29.04.2014 tarihinde tebliğ edildiği, davacı MTA tarafından bu işlemin iptali için dava açılmadığı, ancak dava konusu ödeme emri düzenlendikten sonra ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı görülmüştür. Bu kapsamda davacı MTA tarafından ödeme emrine konu borcun tahsiline yönelik davalı idarece davacıya bir ay süre veren bir nevi ihbarname niteliğindeki işlemin iptali için dava açılmadığı, bu nedenle ilgili borcun kesinleştiği, bu aşamadan sonra davalı idarece borcun tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrine ilişkin uyuşmazlıkta, ihbarname aşamasında ileri sürülebilecek nitelikteki iddiaların dinlenemeyeceği, bu iddiaların ödeme emri aşamasına gelmeden önceki aşamada tesis edilen işleme karşı açılmış bir davada tartışılabilecek nitelikte olduğundan Mahkemece aksi yönde verilen kararda hukuki isabet bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 31/05/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)-İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.