6. Hukuk Dairesi 2023/2731 E. , 2024/3430 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/335 E., 2023/388 K. BİRLEŞEN DAVA (İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/68 Esas) HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/39 E., 2022/370 K. Taraflar arasındaki, eser sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı…
**6. Hukuk Dairesi 2023/2731 E. , 2024/3430 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/335 E., 2023/388 K. BİRLEŞEN DAVA (İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/68 Esas) HÜKÜM/KARAR: Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/39 E., 2022/370 K. Taraflar arasındaki, eser sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı, aslı ve birleşen davalarda, tahkim ilk itirazının kabulüyle davaların usulden reddine yönelik verilen hükmün, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davacı vekili Avukat ..., şirket yetkilisi ... ile asıl ve birleşen davada davalı vekilleri Avukat ..., Avukat Anıl Tıngıl'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Asıl davada davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı ...Yapı Emlak...A.Ş. ve dava dışı ... ve ...isimli yabancı şirket arasında 30.11.2010 tarihinde bir sözleşme düzenlendiğini, müvekkili şirketin yetkilisi olan ...'nun aynı zamanda davalı şirketin de hissedarı olduğunu, sözleşmenin konusunun; ...'nun davalı şirket ortaklığından ayrılması karşılığında, şirketteki hisselerini davalı şirkete devretmesi ve Pendik'teki yapı işlerinin sonuçlandırılması olduğunu, bu kapsamda, ...'nun ortaklıktan ayrılması karşılığında 180.000 Euro bedel ve Pendik İlçesinde 77 no.lu parselde yapılan B blok'un müvekkili şirkete bırakılması hususunda tarafların anlaşmaya vardığını, ...'nun söz verdiği gibi ortaklıktan ayrıldığını ve inşaatların büyük oranda tamamlandığını, ancak davalı şirketin vaad ettiği ödemeleri yapmadığını ve tapuları devretmediğini ileri sürerek, Pendik İlçesi Yayalar Mevkii 4 pafta 77 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılmakta olan inşatın B Blok tapularının müvekkili şirket adına tesciline, bu talebin kabul edilmemesi halinde aynı mahalde yapılan 77 A blok ve yanındaki parselde yer alan 445 A, B ve bloklardan muadil dairelerin müvekkili şirket adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili, müvekkili şirketin asıl davada 30.11.2010 tarihine kadarki alacakları için tapu iptal ve tescil isteminde bulunduğunu, bu tarihten sonra 21.03.2011 tarihine kadar inşaatları yapmaya devam ettiğini, bu döneme ilişkin alacakları için de daire devredilmesi gerektiğini ileri sürerek, bu döneme ilişkin alacaklarının nakden ya da sözleşmeye göre daire devri suretiyle ödenmesini, Pendik İlçesi Yayalar Mevkii 4 pafta 77 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılmakta olan inşatın B Blok tapularının müvekkili şirket adına tesciline, bu talebin kabul edilmemesi halinde aynı mahalde yapılan 77 A blok ve yanındaki parselde yer alan 467 ve 445 A, B ve bloklardan muadil dairelerin müvekkili şirket adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmede tahkim şartı bulunduğunu, davanın bu nedenle usulden reddi gerektiğini, öte yandan, sözleşmede müvekkili şikete hisse devrinin düzenlenmediğini, davacı şirket yetkilisi ...'nın müvekkili şirketin hissedarlarından olduğunu, sözleşmede bu hisselerin yabancı ...isimli şirkete devrinin düzenlendiğini, söz konusu alacağın muhatabının da adı geçen yabancı şirket olduğunu, davacı şirketin taraflar arasındaki inşaat sözleşmelerinden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasındaki sözleşmede tahkim şartının yer aldığı, davalının da tahkim ilk itirazında bulunduğu, her ne kadar sözleşmede iş bedelinin taşınmaz devri suretiyle yapılacağı kararlaştırılmış ise de resmi şekilde yapılmadığından, taşınmazın aynına ilişkin sözleşmenin bu hükümlerinin geçerliliğinin bulunmadığı, bu itibarla tahkime elverişlilik yönünden bir engeli olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davada tahkim itirazının kabulü ile davaların usulden reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı, asıl ve birleşen davada davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı asıl ve birleşen davalarda davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya duruşmalı olarak incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Asıl ve birleşen davalar, taraflar arasında düzenlenen 30.11.2010 tarihli sözleşmeye dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Sözleşmede tahkim şartı bulunmakta olup uyuşmazlığın tahkime elverişli olup olmadığı uyuşmazlık konusunu teşkil etmektedir. Milletlerarası Tahkim Kanunun 1. maddesine göre, bu Kanun, yabancılık unsuru taşıyan ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği veya bu Kanun hükümlerinin taraflar ya da hakem veya hakem kurulunca seçildiği uyuşmazlıklar hakkında uygulanır. Taraflar arasındaki sözleşmede tahkim yerinin Türkiye olmaması nedeniyle MTK uygulanmamakla birlikte, MTK’nın 1, maddesi gereğince, bu kanunun 5 ve 6. maddelerinin tahkim yerinin Türkiye olmadığı uyuşmazlıklarda da uygulanması gerekir. Dolayısıyla MTK’nın 5. maddesine göre, mahkemenin, tahkim itirazını bu kanuna göre değerlendirmesi gerekir. MTK’nın 1. maddesine göre, bu Kanun, Türkiye’de bulunan taşınmaz mallar üzerindeki aynî haklara ilişkin uyuşmazlıklar ile iki tarafın iradelerine tâbi olmayan uyuşmazlıklarda uygulanmaz. Bu yasal düzenleme gereği taşınmazların aynına ilişkin taleplerin tahkimde görülmesi mümkün değildir. Somut olayda, taraflar arasında düzenlenen 30.11.2010 tarihli Sözleşmenin “Yapı İşlerinin Sonuçlandırılması” başlıklı bölümünde, hedef şirket olarak tanımlanan davalı ...Emlak Yapı Geliştirme...A.Ş.’nin (eski ünvanı Remi Yapı Turizm ve Tic. A.Ş.) yapı işlerinin sonuçlandırılmasının bedeli olarak inşaat şirketi olarak tanımlanan davacı ... İnş. Taah. Turzm. ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ye, Ek 3’te belirtilen toplam bedeli ödeyeceği, toplam bedelin, nakit ödemeler ve Ek 3’te belirtilen apartmanların devredilmesi şeklinde olacağı kararlaştırılmıştır. Yine sözleşmenin “Anlaşmazlıkların Giderilmesi” başlıklı bölümünde; “Bu sözleşmeden doğan veya bu sözleşme ile ilgili oluşabilecek herhangi anlaşmazlık, ihtilaf veya hak iddia etme veya bunlarla ilgili olarak sözleşmenin ihlali, sonlandırılması barışçıl yollarla çözülemezse nihai olarak, Finlandiya Merket Ticaret Odası Tahkim Kurumu kuralları uyarınca hakem kararıyla çözülür. Hakem kurulu tek hakemden oluşur. Tahkim Helsinki’de gerçekleştirilmelidir ve tahkim işlemleri İngilizce dilinde yürütülmelidir, fakat deliller Fince dilinde de teslim edilebilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Sözleşmede kararlaştırılan tahkim şartı geçerli ise de; davacı taraf, sözleşmenin ilgili hükümlerine dayalı olarak işbu asıl ve birleşen davalarda, Türkiye’de bulunan belirli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tescilini talep etmekte olup, az yukarıda anılan yasal düzenleme uyarınca, taşınmazların aynına ilişkin asıl ve birleşen davaların tahkimde görülmesi mümkün değildir. Bu durumda, mahkemece, somut uyuşmazlığın tahkime elverişli olmadığı gözetilerek, tahkim ilk itirazının reddi ile, tarafların iddia, savunma ve delilleri incelenip değerlendirilerek, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazıl şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle HMK'nın 373/1. maddesi gereğince İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi kararı KALDIRILARAK; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 27.04.2022 tarihli, 2022/39 Esas, 2022/370 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan asıl ve birleşen davalarda davacı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 15.10.2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.