Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/4418 E. , 2024/3501 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/4418 Karar No : 2024/3501 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Hakkari ili, Çukurca ilçesinde (... ve ... Mahalleleri) ikamet…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/4418 E. , 2024/3501 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/4418 Karar No : 2024/3501 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Hakkari ili, Çukurca ilçesinde (... ve ... Mahalleleri) ikamet etmekteyken terör olayları nedeniyle malvarlığına ulaşamadığından bahisle Haziran 1995-Ağustos 2004 tarihleri arasında oluşan zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle yapmış olduğu 26/07/2005 tarihli başvurunun reddine ilişkin Hakkari Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığının 08/06/2012 tarih ve 30/03/2012/903 sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince; etkili başvuru hakkı ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılan yeniden yargılama üzerine, davacının "yasa dışı terör örgütüne bilerek yardım etmek" suçundan yargılandığı davada, ... Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 3 yıl 9 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin adli sicil kaydının bulunduğu, yaşanan terör olayları nedeniyle mal varlığına ulaşamamadan kaynaklı zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle yaptığı başvurusunun söz konusu sicil kaydının 5233 sayılı Kanun'un 2. maddesinin (f) bendinde yer alan ve zararların tazmin edilemeyeceği suçlardan olması nedeniyle reddedildiği, adli sicil yasal süresinin dolduğundan bahisle davacı tarafından Diyarbakır 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesine yapılan başvuru üzerine "yasa dışı terör örgütüne bilerek yardım etmek" suçundan dolayı davacı hakkında hükmedilen ceza ile ilgili olarak anılan Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile adli sicil kaydının silinmesine karar verildiği, davacının terör olayları nedeniyle malvarlığına ulaşamadığından bahisle oluşan zararlarının 5233 sayılı Kanun uyarınca tazmini istemiyle yapmış olduğu 26/07/2005 tarihli başvuruda ise zarar yıllarının Haziran 1995-Ağustos 2004 tarihleri arası olarak gösterildiği, dosya kapsamında yapılan incelemede davacının 1995 yılı ve sonrasında terör örgütüne yardım fiiline devam ettiğine ilişkin herhangi bir somut bilgi ve belgenin bulunmadığı, dolayısıyla davacı tarafından 1995-2004 yıllarında malvarlığına ulaşamaması nedeniyle oluştuğunu iddia ettiği zararlara ilişkin olarak kendisine atfedilebilecek herhangi bir kusurlu eyleminin olmadığı tespit edildikten sonra dava konusu Hakkari ili, Çukurca ilçesinde 1995-2002 yılları arasında yaşanan terör olayları nedeniyle vatandaşların malvarlıklarına ulaşamadıklarının dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerde sabit olduğu, keza gerçekleştirilen keşif neticesinde davacının da uğradığı zararlara ilişkin tespitlerin yapıldığı, bu kapsamda terör olayları nedeniyle malvarlığına ulaşamadığı açık olan davacının, ilgili tutanaklar uyarınca oluşan zarar miktarının hesaplanarak ödenmesi gerekirken, 1995 yılı, yani zararın oluşumunun başlangıcından önce gerçekleştirmiş olduğu fiil nedeniyle başvurusunun Kanun kapsamına girmediğinden bahisle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, 3713 sayılı Kanun'un 1., 3. ve 4. maddeleri kapsamındaki suçlar ile terör olaylarına yardım ve yataklık suçlarından mahkum olanların bu fiillerinden dolayı uğradığı zararlarının 5233 sayılı Kanun'un kapsamı dışında olduğu, davacının terör eylemine katkısı sonucu kendi mal varlığına ulaşamama durumuna sebebiyet verdiğinin kabulü gerektiği, davacının kendi fiili nedeniyle uğradığı zararın Devletçe karşılanmasının mümkün olmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı tarafından, Hakkari ili, Çukurca ilçesinde (... ve ... Mahalleleri) ikamet etmekteyken terör olayları nedeniyle malvarlığına ulaşamadığından bahisle Haziran 1995-Ağustos 2004 tarihleri arasında oluşan zararlarının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini istemiyle 26/07/2005 tarihinde başvuruda bulunulduğu, başvuru neticesinde işlem dosyasında bulunan adli sabıka kaydında 5233 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 2. fıkrasının (f) bendinde belirtilen adli sicil kaydı bulunduğundan bahisle başvurunun reddine ilişkin Hakkari Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin tesis edildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 27/7/2004 tarih ve 25535 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, ''Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.''; 2. maddesinin 1. fıkrasında, ''Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar.'' 2. maddesinin 2. fıkrasında, ''Aşağıda belirtilen zararlar bu Kanunun kapsamı dışındadır: ... f) 3713 sayılı Kanunun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamındaki suçlar ile terör olaylarında yardım ve yataklık suçlarından mahkûm olanların bu fiillerinden dolayı uğradığı zararlar.'' hükmü bulunmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare Mahkemesi kararında belirtildiği üzere, davacının uyuşmazlığa konu zararının, terör eylemi ve/veya terörle mücadele sırasında alınan tedbirler nedeniyle ortaya çıktığının kabulü gerekmektedir. Bununla birlikte, davacının, UYAP sistemi üzerinden alınan adli sicil arşiv kaydında, ... Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesince verilen karar ile mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 169. maddesi ("64 ve 65 inci maddelerde beyan olunan hal haricinde her kim, böyle bir cemiyete ve çeteye hal ve sıfatlarını bilerek barınacak yer gösterir veya yardım eder yahut erzak veya esliha ve cephane veya elbise tedarik ederse üç seneden beş seneye kadar ağır hapis ile cezalandırılır.") hükmü uyarınca terör örgütüne yardım ve yataklık suçundan 3 yıl 9 ay ağır hapis cezasına mahkum olduğu görülmektedir. 5233 sayılı Kanun'da, kanun koyucunun terör örgütüne yardım ve yataklık suçu işleyen kişiler ile terör suçundan mahkum olan kişileri bu Kanun hükümlerinden faydalandırmamayı amaçladığı anlaşılmaktadır. Terör örgütüne yardım ve yataklıktan hüküm giymiş kişilerin, terör örgütünün gelişmesine ve büyümesine katkı sağladığı kuşkusuz olup, söz konusu kişilerin gelişimine katkı sağladıkları terör örgütünün neden olduğu zararlarının karşılanması hukuken olanaklı değildir. Ayrıca terör örgütüne yardım ve yataklıktan hüküm giyen kişilerin, terör ve terör örgütü sempatizanı olduğu dikkate alındığında, bu kişilere terör nedeniyle uğradıkları zararlardan ötürü Devlet tarafından tazminat ödenmesi, 5233 sayılı Kanun'un getiriliş amacına da aykırılık teşkil etmektedir. Buna göre, terör örgütüne yardım ve yataklık suçu işleyen kişiler ile terör suçundan mahkum olan kişilerin, fiilen terör örgütü mensubu olarak katılmadıkları ya da suç faili olmadıkları terör olayları nedeniyle uğradıkları zararların da bu Kanun hükümleri kapsamında tazmin edilemeyeceği sonucuna varılmış olup aksi durum Kanun maddesinin dar yorumlanması anlamına gelmektedir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve ... Başvuru Numaralı kararı da bu yöndedir. Bu durumda; terör örgütüne yardım ve yataklık suçundan mahkumiyeti bulunan davacının zararının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini mümkün olmadığından, başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/09/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.