Başvuru, terör olayı nedeniyle köyü terk etmeye mecbur bırakılması sonucu özel hayatın gizliliği ilkesi ve mülkiyet hakkının; terör örgütü üyeleri tarafından amcasının kaçırılıp öldürüldüğü dikkate alınmaksızın 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan başvurunun reddedilmesi ve ret işlemlerine karşı açılan davaya ilişkin yargılama işlemlerinin adil olmaması, makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yar
Başvuru, terör olayı nedeniyle köyü terk etmeye mecbur bırakılması sonucu özel hayatın gizliliği ilkesi ve mülkiyet hakkının; terör örgütü üyeleri tarafından amcasının kaçırılıp öldürüldüğü dikkate alınmaksızın 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan başvurunun reddedilmesi ve ret işlemlerine karşı açılan davaya ilişkin yargılama işlemlerinin adil olmaması, makul sürede sonuçlandırılmaması nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 4/7/2013 tarihinde Batman İdare Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 19/1/2015 tarihinde, başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 19/1/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Batman ili Kozluk ilçesi Kaletepe köyünde ikamet etmekte iken 1994 yılında meydana gelen terör olayları nedeniyle köyünden göç etmek zorunda kaldığını iddia etmektedir. Başvurucu 23/2/2005 tarihinde 5233 sayılı Kanun kapsamına giren zararlarının karşılanması talebiyle Batman Valiliği Zarar Tespit Komisyonuna (Komisyon) başvurmuştur. 7/4/2008 tarihli ve 2008/2-1482 sayılı Komisyon kararında, terör olayları sonucu oluşan zararların karşılanması talebiyle yapılan başvuruda dosyada yer alan bilgi ve belgeler uyarınca başvurucunun yaşadığı köyün boşaltılmadığı, kendisine yönelik doğrudan bir tehdit ve saldırı olmadığından talebin reddine karar verilmiştir. Diyarbakır İdare Mahkemesinin 31/7/2009 tarihli ve E.2008/1511, K.2009/1609 sayılı kararı ile de anılan karara karşı açılan dava reddedilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili bölümü şöyledir: "... Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden ve davalı idarenin savunmasından, Batman ili Kozlukİlçesi Kaletepe Köyüİnanlı mezrasının boşaltılan köyler listesinde olmadığı görülmektedir. Danıştay Dairesinin E: 2008/8935, K: 2008/9582 sayılı kararında, terör olayları sonucu köyü terk edenlerin malvarlıklarına ulaşamaması nedeniyle uğradıkları zararın, sadece köyün idarece veya köy halkı tarafından tamamen boşaltılması halinde ve köyün boşaltılmasından köye dönüşün başladığı tarihe kadar geçen süreçle sınırlı olarak tazmininin mümkün olduğu, boşaltılan bir köye dönüşün başlamasının, o köyde güvenli bir şekilde yaşayabilme olanaklarına kavuşulduğu anlamına geldiği, köye dönüş için sağlanması zorunlu olan asgari güvenlik düzeyi ölçütünün ise objektif olması gerektiği; başka bir anlatımla, köye geri dönen ve dönmeyen kişilere göre değişmemesi gerektiği belirtilmiştir.Öte yandan; davacı tarafından 1999 yılında köyde amcasının teröristlerce öldürüldüğü ve bu nedenle göç edildiği ileri sürülmekte ise de; davacı tarafından Batman Valiliğine verilen başvuru dilekçesinde köyden göç tarihinin 1995 yılı gösterildiği yani amcasının ölümünden önce göç edildiği anlaşıldığından bu iddiaya itibar edilmemiştir. Yukarıda anılan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde köyün boşaltılan köylerden olmadığı, güvenlik sıkıntısının olmadığı davacıya yönelik doğrudan tehdit ya da saldırı olmadığıköyü kendi isteği ile terk ettiği sonuç ve kanaatine ulaşılmaktadır. Bu nedenle, köyün boşaltılan köylerden olmadığı, köyde güvenlik sıkıntısının olmadığı davacıya yönelik doğrudan tehdit ya da saldırı olduğuna ilişkin bir tespit yer almaması, köyü terk edildiği ifade edilen tarihten sonra amcasının öldürülmesi karşısında dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır." Temyiz üzerine Danıştay Onbeşinci Dairesinin 8/5/2012 tarihli ve E.2011/9067, K.2012/2617 sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir. Karar düzeltme istemi aynı Dairenin 20/12/2012 tarihli ve E.2012/9525, K.2012/14644 sayılı ilamıyla reddedilmiştir Başvurucu 4/7/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 5233 sayılı Kanun’un , , , , , , geçici , geçici , geçici maddeleri, 24/6/2013 tarihli ve 2013/5034 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Karar’ın maddesi, Danıştay Onuncu Dairesinin 30/12/2008 tarihli ve E.2008/4141, K.2008/9584 sayılı kararı, Danıştay Onuncu Dairesinin 31/12/2008 tarihli ve E.2008/5548, K.2008/9733 sayılı kararı, Danıştay Onuncu Dairesinin 20/2/2009 tarihli ve E.2008/6679, K.2009/1227 sayılı kararı (Celal Demir, B. No: 2013/3309, 6/2/2014, §§ 15-28). 5233 sayılı Kanun’un 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanun’un maddesiyle değişik maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları şöyledir:“Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın; a) Yaralananlara altı katı tutarını geçmemek üzere yaralanma derecesine göre, b) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından üçüncü derece olarak tespit edilenlere dört katından yirmidört katı tutarına kadar, c) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından ikinci derece olarak tespit edilenlere yirmibeş katından kırksekiz katı tutarına kadar, d) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından birinci derece olarak tespit edilenlere kırkdokuz katından yetmişiki katı tutarına kadar, e) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, Nakdî ödeme yapılır. … Birinci fıkranın (e) bendine göre belirlenen nakdî ödemenin mirasçılara intikalinde4721 sayılı Türk Medenî Kanununun mirasa ilişkin hükümleri uygulanır.”