T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/112 Esas KARAR NO : 2026/106 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/02/2026 KARAR TARİHİ : 10/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ------- ait --------- plaka sayılı aracın 18.01.2014 tanzim, 30.…
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/112 Esas KARAR NO : 2026/106 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/02/2026 KARAR TARİHİ : 10/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA, SAVUNMA, DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ------- ait --------- plaka sayılı aracın 18.01.2014 tanzim, 30.01.2014 başlangıç tarihli, -------- nolu Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile davalı taraf ile birleşen ----------Ş.'ye sigorta yaptırıldığını, sigortalı--------- plaka sayılı aracın karışmış olduğu kaza ile ilgili olarak -------- E. sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine açılan davada verilen 04.11.2021 tarih ve-------- E. – ---------- K. sayılı karar hakkında müvekkili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğunu ancak --------- sayılı kararı ile istinaf başvurusunu kesin olarak esastan reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, bunun üzerine söz konusu karar davacılar tarafından, --------- E. sayılı dosyası ile icraya konulduğunu ve dosya borcunun 29.07.2022 tarihinde 139.133,08 TL olarak ödendiğini, yine --------- E. sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine açılan davada verilen 21.01.2020 tarih ve -------- E. – --------K. sayılı kararın da müvekkili tarafından istinaf edildiğini, ---------- sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kısmen kabul edilerek kesin olarak yeniden karar oluşturulduğunu, bu kararın da davacılar tarafından --------İcra --------- E. sayılı dosyası ile icraya konulduğunu, dosya borrcunun 09.08.2024 tarihinde 125.000,00 TL ve 19.08.2024 tarihinde 121.585,48 TL olmak üzere toplam 246.585,48 TL olarak ödendiğini, davalı tarafından düzenlenen poliçe nedeniyle söz konusu dava dosyalarında, davalı veya ihbar olunan sıfatıyla davalı şirketin de yer almakta olduğunu, bu çerçevede; kararların kesinleşmiş olması, davacı tarafından icraya konulmuş olması ve müvekkili ve/veya müteselsil borçlu konumunda olan müvekkilinin eşi tarafından ödeme yapılmış olması nedeniyle, poliçeye istinaden davalı şirketin ödemesi gereken tutarın, ödenmesi gereken tarihten itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte, müvekkiline ödenmesi konusunda davalı şirkete 06.11.2024 tarihli talep yazısı yazıldığını, bu yazıya rağmen de ödeme yapılmayınca davalı şirket hakkında -------- İcra -----------E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını başlatılan icra takibine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine durdurulan takibin devamına, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, kasko sigortası poliçesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde açıklanmıştır. Kanunun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder" biçiminde tanımlanmıştır.6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Somut olayda; Davanın, ZMSS kapsamında olmaksızın kasko poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olduğu, dosya kapsamında davacının tacir olduğuna ilişkin bir iddia ve belgeye rastlanılmadığı gibi, '---------- Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi' ile sigortalanan --------- plakalı aracın hususi nitelikte olduğu, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-Dosyanın karar kesinleştiğinde süresinde talep halinde görevli---------- NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-Yasal süre içinde mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA, 4-HMK 331/2 maddesi uyarınca yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemede karara bağlanmasına, HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinden verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı 10/02/2026