4. Hukuk Dairesi 2023/11631 E. , 2024/11246 K. MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/2 Esas, 2022/87 Karar KARAR : Davanın reddi İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar …
**4. Hukuk Dairesi 2023/11631 E. , 2024/11246 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/2 Esas, 2022/87 Karar KARAR : Davanın reddi İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'in ING Bank ... Şubesi'nden 26.11.2014 tarihinde 23266250 kredi numarasıyla 120 ay vadeli konut kredisi kullandığını, konut kredisine istinaden davalı sigorta şirketi nezdinde 50724316 nolu yıllık hayat sigorta poliçesi düzenlendiğini, murislerinin 25.06.2015 tarihinde vefat ettiğini, sigorta şirketine müracaatla poliçe kapsamında kredi borcunun dain-i mürtehin ING Bank'a ödenmesini talep ettiklerini, murislerinin kanser nedeniyle vefat ettiğini, kendilerine bildirimde bulunulmadığı ve bu nedenle tazminat ödemesi yapılamayacağının bildirildiğini, ancak Seydi Berber'in böbrek yetmezliğinden vefat ettiğini, davalı sigorta şirketine de omurilik ameliyatı olduğunu bildirdiğini, bu nedenle sigorta şirketinden herhangi bir hususu gizlemediğini, kredi taksitlerinin varislerce ödenmesine devam edildiğini belirterek bakiye kredi borcunun tamamının sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinden tazmini ile dava dışı ING Bank A.Ş'ye ödenmesine, bakiye kalan sigorta tazminatının ise müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların murislerinin Sağlık Beyan Formu'nda kendilerine sadece omurilik ameliyatı olduğunu bildirdiğini, murisin kanser nedeniyle vefat ettiğini ve kendilerine bu hususun bildirilmediğini, bu nedenle başvuruyu reddettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 24.12.2015 tarihli ve 2015/887 Esas 2015/1675 Karar sayılı kararıyla; müteveffanın 13.06.2015-25.06.2015 tarihleri arasında kronik böbrek yetmezliği tanısı ile tedavi gördüğü ve öncesinde 07.10.2011 tarihinde hastaya ait patalojik materyal sonucu "plazmositiom" tanısının belirtildiği, dolayısıyla kanser tanısının 02.11.2011 tarihinde konduğu ve bunun da kredi sözleşme tarihinden önce olduğu, murisin imzaladığı sağlık beyan formunda ise; kanser, diabet, kan veya salgı bezi hastalıkları, genito üriner bozukluğu olmadığı şeklinde sigorta şirketine beyanda bulunduğu, dolayısıyla böbrek rahatsızlığı bulunmasına ve kanser tedavisi görmesine rağmen sigorta şirketine her iki durumu da bildirmediğinden tazminat talep edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince 2019/1980 Esas-2020/6132 Karar sayılı 26.10.2020 tarihli tarihli kararı ile; davacıların murisinin daha önce tedavi gördüğü hastanelerden, poliçe tarihinden öncesine ait tedavi evraklarının tümünün celp edilerek, murisin kronik böbrek yetmezliğinin poliçe tanzim tarihi öncesinde var olup olmadığına ve murisin daha önce geçirdiği kanser hastalığı ile ölümü arasında illiyet bağı olup olmadığına ilişkin onkoloji ve nefroloji uzmanı doktor bilirkişilerden oluşan heyetten ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alındıktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma sonrası düzenlenen bilirkişi kurul raporu ile muriste poliçenin düzenlendiği tarihten önce var olan kanser hastalığı ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu, ölümün gizlenen hastalıktan kaynaklandığının tespit edildiği, murisin beyan yükümlülüğünü kasten ihlâl ettiği ve ölümü ile beyan yükümlülüğünün ihlâli arasında illiyet bağı bulunduğundan davalı sigorta şirketinin tazminat ödeme borcunun ortadan kalktığının kabulü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi heyeti oluşturulurken Yargıtay kararına uyulmayarak heyete onkoloji alanında uzmanı bilirkişinin dahil edilmediğini, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden rapor alınmasını, mahkemece kararında beyan yükümlülüğünün ihlal edilmesinde müteveffanın kasta varan kusurunun bulunduğundan davalı sigorta şirketinin bedel ödeme borcu bulunmadığının belirtildiğini ancak bu kararın eksik inceleme sonucu verildiğini, kasta varan bir kusuru bulunmuyorsa cayma hakkının kullanılmasının mümkün olmadığını, davalı sigorta şirketinin Türk Ticaret Kanunu'nun 1439 uncu maddesinde sayılı hakları kullanmak yerine cayma beyanında bulunmasının kötüniyetli olduğunu, davalı tarafından müteveffadan sağlık taraması ya da sağlık durumuna ilişkin belge istenmedigi gibi müteveffaya saglık durumuyla ilgili hiçbir soru yöneltilmediğini, gerekli aydınlatma ve bilgilendirmeler yapılmadan poliçenin müteveffa adına doldurulduğunu belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, bozma üzerine alınan bilirkişi raporunun uygun olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA, 6502 Sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2.maddesi gereğince davacılar harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.