11. Ceza Dairesi 2014/15685 E. , 2014/18728 K. "" Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 06.06.2014 gün ve 2014/11437/39195 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 17.06.2014 gün ve KYB 2014/225240 sayılı ihbarnamesi ile; Mühür bozma suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203/1, 62 ve 52/2-4. maddeleri gereğince 3.000 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kan…
**11. Ceza Dairesi 2014/15685 E. , 2014/18728 K.** **"İçtihat Metni"** Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 06.06.2014 gün ve 2014/11437/39195 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 17.06.2014 gün ve KYB 2014/225240 sayılı ihbarnamesi ile; Mühür bozma suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203/1, 62 ve 52/2-4. maddeleri gereğince 3.000 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/09/2012 tarihli ve 2012/387 esas, 2012/1135 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde; Dosya kapsamına göre, sanığın kaçak elektrik kullandığının tespiti üzerine elektrik dağıtım ve satış yetkisine sahip ... A.Ş. yetkililerince sanığa ait sayacın mühürlendiği, kamu güvenine karşı işlenen suçlardan olan mühür bozma suçun oluşabilmesi için mühürleme yetkisinin kanuni dayanağının bulunmasının gerekli olduğu, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 30/10/2013 tarihli ve 2012/22539 esas, 2013/15593 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, elektrik dağıtım ve satış yetkisinin özel hukuk kişilerine devrine ilişkin yasal düzenlemelerde özelleştirme sonrasında özel şirketlere mühürleme yetkisi verildiğine dair hüküm bulunmadığı gibi kamusal faaliyetin özel hukuk kişileri eliyle ihale yoluyla yürütülmesinin bahse konu görevlileri kamu görevlisi haline getirmeyeceği, bu itibarla mühür bozma suçunun hukuka aykırılık unsuru gerçekleşmediği cihetle beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü: İncelenen dosya içeriğine göre; 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 5. fıkrasında “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder” şeklindeki düzenleme nedeniyle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.04.2009 gün ve 2009/64 Esas, 2009/83 karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere; hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar, ancak hükmün hukuken varlık kazanması halinde olağan ve olağanüstü yasa yolları denetimine konu olabileceğinden, henüz hukuken varlık kazanmayan hükümdeki hukuka aykırılıkların, kanun yararına bozma yasa yoluyla denetlenmesi olanağı bulunmamaktadır.