10. Hukuk Dairesi 2012/18462 E. , 2013/10507 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi Davacı, 14.1.1987 tarihinden beri mevcut olan vergi kaydına istinaden bu tarihten itibaren Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin ge…
**10. Hukuk Dairesi 2012/18462 E. , 2013/10507 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Davacı, 14.1.1987 tarihinden beri mevcut olan vergi kaydına istinaden bu tarihten itibaren Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı, vergi kaydına dayalı olarak 14.1.1987 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini istemiş; mahkemece, davacının, 4956 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 02/08/2003 tarihindeki sonraki altı aylık süresi içerisinde herhangi bir borçlanma talebinde bulunmadığı ve prim ödemeler dışında ödemelerinin bulunmadığı, tescilin yapıldığı 04/10/2000 tarihi öncesi vergiye kayıtlı olduğu 14/01/1987-04/10/2000 arası dönemin 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Davacı, ilk kez, 17.8.2001 tarihinde Kuruma ibraz ettiği Bağ-Kur giriş bildirgesiyle, vergi kaydına dayalı olarak daha öncesine ilişkin olarak da sigortalılık talebinde bulunmuş ise de; Kurumca, 1479 sayılı Yasa kapsamındaki zorunlu sigortalılığı 04.10.2000 tarihli tescille başlatılmıştır. Davacının, 14.1.1987 tarihinden itibaren ve halen devam eden ... Vergi Dairesi Müdürlüğü kaydının varlığı konusunda bir uyuşmazlık yoktur. Sosyal güvenlik hakkı, temel insan haklarından olup, uluslararası hukuk normları ile Anayasalarda güvence altına alınmıştır. 1479 sayılı Yasa, zorunlu sigortalılık şemsiyesi altında en son alınan esnaf ve sanatkârlar ve diğer bağımsız çalışanlara, kanunda yazılı sosyal güvenlik hükümlerini uygulama amacını taşımakta olup, 26. maddesinde, sigortalı olma hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceğini ve kaçınılamayacağını, bu kanuna göre sigortalı sayılanların, sigortalı sayıldıktan itibaren üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescil yaptırmalarının zorunlu olduğunu, aksi durumda, Kurum tarafından resen tescil işleminin yapılacağını hükme bağlamıştır. 619 sayılı KHK’nin Geçici 1.maddesinde yer alan “1479 sayılı Kanuna göre sigortalılık niteliğini taşıdıkları hâlde, bu Kanun Hükmünde Kararname’nin yürürlüğe girdiği tarihe kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri bu Kanun Hükmünde Kararname’nin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar. Ancak, 1479 sayılı Yasaya göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olmak kaydıyla, 20.04.1982 tarihinden bu KHK’nin yürürlüğe girdiği tarihe kadar vergi dairelerine kayıtlı olarak kendi nam ve hesabına bağımsız çalıştıklarını belgeleyen sigortalıların, vergiye kayıtlı bulundukları süreler, bu süreye ilişkin primleri, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağı prim tutarı üzerinden ödemek kaydıyla sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.” denilmekte olup, anılan 619 sayılı KHK 04.10.2000 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, Anayasa Mahkemesi’nin 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe giren 26.10.2000 günlü kararı uyarınca tüm hükümleriyle iptal edilmiştir. Benzer bir düzenlemeyi öngören 1479 sayılı Yasanın Geçici 18. maddesinde yer alan “Bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları hâlde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 04.10.2000 tarihinden itibaren başlar.” düzenlemesi ise, 24.07.2003 tarih, 4956 sayılı Yasa ile getirilmiş ve 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Davacının, 16.01.1987 tarihinden itibaren ve halen devam eden vergi kaydını içeren giriş bildirgesinin, 17.8.2001 tarihinde Kuruma ibraz edilmiş olması karşısında; anılan tarih itibarıyla, 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 4956 sayılı Yasa ile değiştirilen 1479 sayılı Yasanın Geçici 18. Maddesi yürürlükte değilse de; davacının talebine konu sigortalılık durumunun 1479 sayılı Yasanın 24 ve 25. maddeleri esas alınmak suretiyle değerlendirilmesi mümkündür. Bu durumda, mahkemece, yapılması gereken iş; davacının, 2.8.2003 tarihi öncesi tescili olduğu nazara alınarak, 20.4.1982-4.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamındaki zorunlu sigortalılık durumunu aynı Kanunun 24 ve 25. maddeleri esas alınmak suretiyle irdeleyerek varılacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. O hâlde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 16.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.