2. Hukuk Dairesi 2025/6113 E. , 2026/868 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1059 E., 2025/985 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından reddedilen manevî tazminat talebi ile kişisel ilişki tesisi yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise davanın kabulü, kusur belirlemesi, ve…
2. Hukuk Dairesi 2025/6113 E. , 2026/868 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1059 E., 2025/985 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından reddedilen manevî tazminat talebi ile kişisel ilişki tesisi yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise davanın kabulü, kusur belirlemesi, velâyet, kişisel ilişki tesisi, kadın lehine tedbir nafakası ve maddî tazminata hükmedilmesi, iştirak nafakasının miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Taraflar arasındaki çekişmeli boşanma davasının yapılan yargılaması neticesinde İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, velâyetin anneye tevdiine, babayla çocuk arasında kişisel ilişki tesisine, iştirak nafakası, kadın lehine tedbir nafakası, maddî ve manevî tazminat takdirine karar verilmiştir. Kararın her iki taraf vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince erkek lehine kişisel ilişki tesisinin yeniden düzenlenmesine ve erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil etmediği gerekçesi ile kadının manevî tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Karar taraf vekillerince yukarıda gösterilen şekilde temyiz edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre boşanma sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için, tazminat talep eden tarafın, kusursuz veya diğer tarafa göre az kusurlu olması ve boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunması gerekir. Kadının maaş kartını alan, cüzi miktarda alış veriş yapmak istemesine rağmen ekonomik olarak kadının zor durumda kalmasına neden olarak onu başkalarına muhtaç eden davalı erkeğin bu kusurlu eylemlerinin, davacı kadının kişilik değerlerine saldırı niteliğinde ve manevî tazminatı gerektirir nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Davalı erkek boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olduğuna göre, davacı kadın yararına uygun miktarda manevî tazminat takdir edilmesi gerekirken, kadının manevî tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadının reddedilen manevî tazminat talebi yönünden kadın yararına BOZULMASINA, 2.Davalı erkek vekilinin, davacı kadın vekilin sair temyiz tirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davacıya geri verilmesine, Dosyanın İlgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.