Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/1701 E. , 2024/4853 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/1701 Karar No : 2024/4853 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Dağıtım Anonim Şirketi DAVANIN KONUSU: ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi,... parsel sayılı taşınmazlar yönünden 30/09/2021 tarih ve 4547 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile Tedaş Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla tesis edilen (kısmen mülkiyet, kısmen daimi irtifak hakkı tesisi
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/1701 E. , 2024/4853 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2024/1701 Karar No : 2024/4853 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Dağıtım Anonim Şirketi DAVANIN KONUSU: ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi,... parsel sayılı taşınmazlar yönünden 30/09/2021 tarih ve 4547 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile Tedaş Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla tesis edilen (kısmen mülkiyet, kısmen daimi irtifak hakkı tesisi şeklinde) acele kamulaştırma işleminin iptali istenilmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakimi ...'in raporu dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2575 sayılı Danıştay Kanununun 02/07/2018 tarihli, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 184. maddesiyle değiştirilen 24. maddesinin 1. fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 02/07/2012 tarihli, 6352 sayılı Kanunun 45. maddesiyle değiştirilen (c) bendindeki hükümlerde, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak; Cumhurbaşkanı kararlarına, Cumhurbaşkanınca çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri dışındaki düzenleyici işlemlere, Bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlerden doğan idari davalar ile birden fazla idare mahkemesinin yetki alanına alanına giren davaları karara bağlayacağı belirtilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari davaların açılması" başlıklı 3, maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde; dava dilekçelerinde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği; 14. maddesinin üçüncü fıkrasında, dilekçelerin sırayla a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden inceleneceği belirtilmiş; 15. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde, dilekçelerde 14. maddenin 3/g bendine aykırılık görülmesi halinde otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde düzenlemek veya noksanları tamamlamak üzere, yahut 14. maddenin (c) bendinde yazılı hallerde, ehliyetli olan şahsın avukat olmayan vekili tarafından dava açılmış ise otuz gün içinde bizzat veya bir avukat vasıtasıyla dava açılmak üzere dilekçelerin reddedileceği hükme bağlanmıştır. Anılan Kanun'un 3. maddesinde; 1. "İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır. 2. Dilekçelerde; a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller, c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi, d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar, e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası, gösterilir. 3. Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir. Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur." kuralı yer almaktadır Aynı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasında ise, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği, ikinci fıkrasında da, birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerektiği hükmüne yer verilmiştir. İdari yargılama usulünde geçerli olan re'sen araştırma ve yazılılık ilkeleri gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanun'da belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir. Bunu sağlamak için, dava dilekçelerinde; dava konusu edilen işlemlerin ve dava sebeplerinin, başka bir ifadeyle, idari işlemin içerdiği iddia edilen hukuka aykırılığın dayandığı hukuk kurallarının açık ve net bir biçimde somut olarak belirtilmesi şarttır. Ayrıca birden fazla işlemin davaya konu edilmesi ya da bir işlemin birden fazla madde, fıkra veya bendinin iptalinin istenilmesi halinde söz konusu işlemler ve bu işlemlerin hangi madde veya fıkralarının iptalinin istenildiğinin tek tek sayılmak suretiyle belirtilmesi de yukarıda alıntısı yapılan düzenlemeler ile idari yargılama usulü ilkelerinin bir gereğidir. İdari yargılama usulü ilkeleri uyarınca, idari yargı merciilerinin taleple bağlı olarak hukuka uygunluk denetimi yapmaları nedeniyle ilgililerce dava dilekçelerinde davanın konusunun hiçbir tereddüde mahal bırakmaksızın açık ve net olarak ortaya konulması gerekmektedir. Bununla birlikte, yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç olup, her olay ve davada, yargı merciine başvurarak dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri yargı mercilerine bırakılmıştır. Dairemizin 05/06/2024 tarihli ilk incelemeye esas ara kararı ile; "Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.'den; Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde E:..., ......, ... Değişik İş sayılarında kayıtlı...' ait taşınmazlar yönünden bedellerinin belirlenerek acele el konulması talebiyle açılan davada sunulan dava dilekçesinde; Taşınmazlar üzerinde daimi irtifak hakkı kamulaştırması için Tedaş Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına istinaden kamulaştırma çalışmalarına başlanıldığı, enerji nakil hattı yerine isabet eden taşınmazların kamulaştırılmasında 30/09/2021 tarih ve 4547 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararıyla Kamulaştırma Yasasının 27. maddesine göre taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verildiği belirtilmiş, Öte yandan, Dairemizin 07/03/2024 tarihli ara kararıyla davacı ...'tan yukarıda anılan işlemlerin istenilmesi üzerine dosyaya sunulan 30/09/2021 tarih ve 4547 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının ... İli, ... İlçesine ait taşınmazlara ilişkin olarak tesis edildiği, dolayısıyla dava konusu taşınmazları kapsamadığının anlaşılması karşısında, 1-30/09/2021 tarih ve 4547 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile Tedaş Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının dava konusu taşınmazlarla herhangi bir ilgisi olup olmadığı sorulmuş, 2-... Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan davalarda sunulan dava dilekçesi ekinde yer alan Tedaş Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının ...İlinde yer alan hangi taşınmazları kapsadığı, anılan işlem ile dava konusu taşınmazların herhangi bir ilgisi olup olmadığı sorulmuş, 3-Dava konusu taşınmazlara ilişkin tesis edilen acele kamulaştırma işlemlerine ilişkin tüm bilgi ve belgelerin istenilmesine" karar verilmiştir. Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi tarafından Dairemizin anılan ara kararına verilen cevapların incelenmesinden; ...İli, ... İlçesi, ... Mahallesi,... parsel sayılı taşınmazlar yönünden enerji nakil hattı yapımı amacıyla söz konusu güzergahlara isabet eden taşınmazlarda elektrik dağıtım tesis yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından acele kamulaştırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 19/04/2023 tarih ve 7124 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararın ve Tedaş Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla da kamu yararı kararı alındığı görülmüştür. Bu durumda, dava konusu taşınmazlara ilişkin tesis edilen acele kamulaştırma işlemlerinin dava dilekçesinde öne sürülen 30/09/2021 tarih ve 4547 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile Tedaş Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı olmadığı, yukarıda anılan ara kararları sonucu dava konusu taşınmazlara yönelik 20/04/2023 tarih ve 32169 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 19/04/2023 tarih ve 7124 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile acele kamulaştırma işlemi ve Tedaş Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla kamu yararı kararının verildiği anlaşılmış olup dava dilekçesinin bu haliyle davacının taşınmazına ilişkin tesis edilen işlemlerin doğru olarak gösterilmediği, dolayısıyla 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun olmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, yukarıda belirtilen hükümler uyarınca, 19/04/2023 tarih ve 7124 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile tesis edilen acele kamulaştırma kararına ilişkin uyuşmazlığın ilk derece mahkemesi olarak Danıştay Altıncı Dairesinde, kamu yararı kararına ilişkin Tedaş Yönetim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına ilişkin uyuşmazlığın ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 34. maddesine göre taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesinde çözümlenmesi gerektiğinden, ayrı yargı yerlerince değerlendirilerek sonuçlandırılması gereken söz konusu işlemlere karşı aynı dilekçeyle dava açılmasına olanak bulunmamaktadır. Bu haliyle dava dilekçesi 2577 sayılı Kanunun 3. ve 5. maddesine uygun bulunmamıştır. Bu durumda, dava konusu taşınmazlara yönelik tesis edilen acele kamulaştırma işleminin tarih ve sayı olarak doğru gösterilmesi ve dilekçe ekine işlemler ile ilgili belgelerin eklenmesi suretiyle, ayrı yargı yerlerince değerlendirilerek sonuçlandırılması gereken işlemlere karşı aynı dilekçeyle dava açılmasına olanak bulunmadığı da göz önünde bulundurularak dava dilekçesinin süresi içerisinde usulüne uygun olarak yeniden düzenlenmesi üzerine dava açılması gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 3. ve 5. maddesi hükümlerine uygun olmayan dava dilekçesinin aynı Kanunun 15. maddesinin 1/d bendi gereğince, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde yeniden dava açılmak üzere reddine, 2. Yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacılara duyurulmasına, 3. Yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 4- Dava dilekçesi örneği ve eklerinin davacıya gönderilmesine, 5- Artan posta ücreti avansı ile kullanılmayan yürütmenin durdurulması harcının ise istemi halinde davacıya iade edilmesine, 24/09/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.