10. Hukuk Dairesi 2011/13863 E. , 2012/25769 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 558-189 Davacı, trafik kazası sonucu sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle meydana gelen Kurum zararının 506 sayılı 26.maddesi gereğince rücuan tazminine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşı
**10. Hukuk Dairesi 2011/13863 E. , 2012/25769 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 558-189 Davacı, trafik kazası sonucu sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle meydana gelen Kurum zararının 506 sayılı 26.maddesi gereğince rücuan tazminine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddine. 2-Dava, 11.05.2003 tarihli trafik kazası sonucu sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelir, tedavi gideri ile sosyal yardım zammından oluşan sosyal sigorta yardımlarının davalı işverenden ve “Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketler Birliği Garanti Fonu (...)”ndan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmişse de ,davalı ... yönünden davanın gerekçesiz olarak reddedildiği anlaşılmaktadır. Davaya konu somut olayda ;davalı İgdaş AŞ de gaz açma teknisyeni olarak çalışan kazalının kaldırımda yürüdüğü sırada sürücüsü tespit edilememiş olan çalıntı bir aracın kendisine çarpması le yaralanması sonucu sürekli iş göremez duruma girdiği sabittir. Mahkemece uzman bilirkişiden alınan kusur raporuna göre kazaya neden olan faili meçhul kişinin % 100 kusurlu olduğu,kazalının kusursuz olup, işveren İgdaş AŞ'ye ise kusur atfedilmediğinden davanın reddine karar verilmiştir. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 2918 sayılı Kanunun 98 ve 108. maddeleridir. 506 sayılı Kanunun 26.maddesi "İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya işçilerin sağlığını koruma ve işgüvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi veyahut suç sayılabilir bir hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca sigortalıya veya haksahibi kimselerine yapılan veya ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerin tutarları ile gelir bağlanırsa bu gelirlerinin 22nci maddede belirtilen tarifeye göre hesaplanacak sermaye değerleri toplamı Kurumca işverene ödettirilir." hükmünü içerdiği gibi, “motorlu araçların neden oldukları kazalarda yaralanma halinde sigortacı; yaralanma nedeniyle yapılan ilk yardım, muayene ve kontrol veya bu yaralanmadan ötürü ayakta, klinikte, hastane veya benzeri yerlerdeki iyileştirme giderleri ile bu iyileştirmenin gerektirdiği diğer masraflar”ı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası teminat limitleri içerisinde kalmak koşuluyla zarar görene Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesi uyarınca ödemekle yükümlüdür. Ayrıca, aynı maddenin 3. fıkrası ile, de; “Zarara sebep olan aracın bilinmemesi veya geçerli bir zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunmaması veya sigortacının iflas etmesi veya çalınan aracın işleteninin sorumlu tutulamaması hallerinde, birinci fıkrada belirtilen giderler, 108 inci maddede öngörülen Karayolu Trafik Garanti Sigortası Hesabı tarafından ödenir” hükmü yeralmaktadır.Her ne kadar 14.06.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ile yeni düzenlemeler yapılmış ise de; olay tarihinde yürürlükte bulunan ve davanın yasal dayanağı olan 2918 sayılı Kanunun mülga 108. maddesinin (a) bendinde “kazayı yapan motorlu aracın tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için” başvurulabileceği hükmü yer almaktadır. Zararlar kapsamı 03.07.2002 tarihinde yürürlüğe giren “Karayolu Trafik Garanti Sigortası Hesabı Yönetmeliği” ile düzenlenmiştir. Yönetmeliğin 3. maddesinde tazminat; “ Motorlu araçların neden oldukları kazalarda yaralanan kişilerin geçici veya sürekli olarak tamamen veya kısmen çalışma güçlerini kaybetmelerinden doğan zararlar ile motorlu aracın işletilmesi ölüme neden olursa ölenin yardımından mahrum kalanların destekten yoksun kalması karşılığı yapılan ödemeler” olarak tanımlanmıştır. Yönetmeliğin 14. maddesinde ise, hesaptan karşılanmayacak zararlar tahdidi olarak sayılmış, bu kapsamda (a) bendinde; “Manevi tazminat talepleriyle, Yönetmeliğin 8. maddesi (e) bendi hükmü hariç, kişiye gelen bedensel zararlar dışındaki her türlü maddi zararlara ilişkin talepler”in karşılanmayacağı belirtilmiştir. Atıf yapılan 8. madde de; “Kanunun 108 inci maddesinin (c) bendine göre ödemekle yükümlü olduğu tazminat tutarları ve maddi zararlar” ibaresi yer almakta olup, 2918 sayılı Kanunun 108 maddesinin (c) bendinde “...zorunlu mali sorumluluk sigortası yapan sigortacının... ödemekle yükümlü olduğu maddi ve bedensel zararlar...” belirtilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık, anılan trafik kazası sonucu sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelir, tedavi gideri ile sosyal yardım zammından oluşan sosyal sigorta yardımlarının davalı “Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketler Birliği Garanti Fonu (...)yukarıda belirtilen Güvence Hesabınca tazmin edilecek zararlar arasında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine ilişkindir. Geçici iş göremezlik ödeneği Kurumca yapılan parasal bir sosyal sigorta yardımı niteliğinde olup, 2918 sayılı Kanunun 98/1. maddesinde belirtilen “tedavinin gerektirdiği diğer giderler” kapsamında olması, ayrıca, aynı maddenin 3. fıkrası ile anılan giderlerin fıkrada bahsedilen hallerde Güvence Hesabı’nca ödeneceğinin düzenlenmiş olması ve dolayısıyla zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sigortalıya yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin de bu sorumluluk kapsamında değerlendirilmesi gereği karşısında; dava konusu ödemelerin, kimliği tespit edilemeyen sürücünün kusuruna düşen miktarının belirlenerek ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. S O N U Ç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.