19. Ceza Dairesi 2018/57 E. , 2018/6000 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca ned
**19. Ceza Dairesi 2018/57 E. , 2018/6000 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir, Ancak; 1)Edremit Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 03.03.2015 tarihli yazısında şirket yetkilisinin kim olduğunun açıkça belirtilmediği, sanıklar ... ve ...' ın 19.09.2014 havale tarihli yazılı savunmalarında sadece şirket ortağı olduklarını ve şirketin yetkilisinin diğer sanık ... olduğunu beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında, anılan Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden müzekkere yazılarak borçlu ticaret şirketinin yetkilisi tespit edildikten sonra delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, 2)Zincirleme suçta suçların çokluğu söz konusu olduğundan TCK'nın 43/2 maddesinde düzenlenen aynı nev'iden fikri içtimadan söz edebilmek için öncelikle birden fazla bağımsız suçun, Kanun'da belirtilen istisnai durumlarda bir araya gelmesi zorunludur. Ticareti terk suçu aynı ticari işletme için bir kez işlenebilen bir suçtur. Zira aynı ticari işletmeyi Kanun'da belirtilen yükümlülüklere riayet etmeksizin birden fazla terketmek mümkün değildir. Burada mağdur sayısının fazlalığı temel cezanın tayini sırasında dikkate alınsa dahi, aynı nev'iden fikri içtima hükümlerinin uygulanmasına olanak bulunmamaktadır. Temyiz davasına konu eylem nedeniyle, Balıkesir 2. İcra Ceza Mahkemesinin 23.03.2012 tarih ve 2011/1268 E. 2012/379 K. sayılı kararıyla sanıklardan Kıyasettin Arslann hakkında verilen hükmün, 11. Ceza Dairesi tarafından 2013/1485 E. sayılı dosyası üzerinde yapılan inceleme sonucu 15.05.2014 tarihinde bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla, mümkünse anılan dosyalar birleştirilerek her iki dava dosyasının aynı ticari işletmeyle ilgili olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edildikten sonra aynı ticari işletmeyle ilgili eylemlerin tek suç oluşturacağı gözetilerek buna göre hüküm kurulması zorunluluğu, Kabule göre ise; 1-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 337/a maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanıklar hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu, 2-Dava ve cezanın İİK’nın 354. maddesinde belirtilen nedenlerle düşeceğinin karar yerinde gösterilmemesi, Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar müdafiinin, temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye kısmen uygun olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 21/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.