11. Ceza Dairesi 2009/2178 E. , 2012/22444 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memurun resmi evrakta sahteciliği, dolandırıcılık HÜKÜM : Her iki suçtan Beraat I-Sanıklar ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçu açısından kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen ''dolandırıcılık' …
**11. Ceza Dairesi 2009/2178 E. , 2012/22444 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memurun resmi evrakta sahteciliği, dolandırıcılık HÜKÜM : Her iki suçtan Beraat I-Sanıklar ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçu açısından kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen ''dolandırıcılık' suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanıkların savunmalarının alındığı 24.03.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, II-Tüm sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçu hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıklar ... ve ...'un eczane sahibi oldukları ve bu sanıkların hastalara ait sağlık karnelerini eczanelerinde alıkoyarak doktor olan diğer sanıklar aracılığı hastaları görmeden sahte reçete yazdırarak kurumdan tahsil ettikleri iddiasıyla açılan kamu davasında; 06.08.2004 günlü ... teftiş raporunda; sanık ...'un sorumlusu olduğu Tuğrul Eczanesinin, sanık doktorlar tarafından yazılan ancak reçete sahiplerinden bir kısmı tarafından alınmadığı belirtilen 114, 60, 25 ve 42 adet, sanık ...' un sorumlusu olduğu Şifa Eczanesinin ise aynı doktorların düzenlediği ve protokol kaydı bulunmayan 27 adet reçeteyi kurumdan tahsil ederek zarara uğrattıklarının belirtilmiş olması ve sanıkların suçlamayı kabul etmemesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, kovuşturma aşamasında dinlenen 15 reçete sahibi dışında adlarına reçete düzenlenen ve müfettiş yardımcısı tarafından dinlenen ve “reçetelerdeki ilaçları alıp kullanmadıklarını, imzaların kendilerine ait olmadığını ve reçetelerin eczanede bırakıldığı dönemde yazılmış olabileceğini” beyan eden ..... ve .....nın da tanık sıfatıyla dinlenerek, olay hakkındaki bilgilerine başvurulması ve suça konu reçeteler arkasındaki imzaların kimin eli ürünü olduğunun tespiti bakımından tanık olarak dinlenilen tüm kişiler ile birlikte diğer ilgililerin imza ve yazı örnekleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, suça konu reçetelerin hastalar muayene edilmeden hastalıklarıyla ilgisi bulunmadan düzenlenip düzenlenmediğinin, fazladan yazılan ilaç bulunup bulunmadığının, reçeteye konu ilaçların konulan teşhislerle uyumlu olup olmadığının belirlenmesi bakımından üniversitelerin reçetelere konu hastalıklarla ilgili uzman hekimlerinden oluşturulacak bilirkişi kuruluna dosya ve ekleri tevdi edilerek ayrıntılı bilirkişi raporu alınıp toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz bilirkişi raporu ve eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.