(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/5886 E. , 2008/7381 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.09.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki büt…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/5886 E. , 2008/7381 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.09.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 4109 sayılı parselde 03.02.2006 tarihinde tapu kaydı üzerine konulan “... ... Vakfı” şerhinin terkini istemi ile açılmıştır. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kayıtlardaki vakıf şerhinin tek taraflı işlemle Medeni Kanunu’nun 1027. maddesine aykırı olarak konulmuş bulunduğu her ne kadar 3402 sayılı Yasada yapılan değişiklikle ..., 10 yıllık süreden muaf tutulmuş ise de, bu muafiyet idari yoldan şerh konulmak üzere değil, 10 yıllık süreden sonrada dava yolu ile taşınmazlara vakıf şerhinin işlenmesi imkanı getirmiş olduğu nedenleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı idare temyiz etmiştir. 4109 parsel sayılı taşınmazın ifrazen oluştuğu 1453 ve 1454 parsellerin tapulama tutanakları 13.07.1967 tarihinde kesinleştiği, kaydına vakıf şerhinin işlenmediği, “... ... Vakfı” şerhinin 03.02.2006 tarihinde 606 yevmiye ile 4109 sayılı parsel taşınmaz kaydına yazıldığı anlaşılmaktadır. 5737 Sayılı ... Kanunu 27.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Yasanın geçici 5.maddesi hükmüne göre vakıf şerhleri ile ilgili devam etmekte olan davalarda diğer kanunlarda yer alan zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere ilişkin hükümlerin bu kanun açısından uygulanmayacağı kuralı getirildiğinden burada 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3.maddesinde öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin dolayısı ile 02.04.2004 tarih ve 1/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının uygulanma olanağı yoktur.