Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/5771 E. , 2024/5460 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/5771 Karar No : 2024/5460 DAVACI : ... VEKİLİ: Av. ... DAVALI: ... Birliği DAVANIN ÖZETİ : Davacı tarafından, 09/08/2024 tarih ve 32687 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Reklam Yasağı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin; 1)7. maddesinin (C) bendinin "Ancak iş elde etme amacıyla, ulaşılması herkes için mümkün olan genel
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/5771 E. , 2024/5460 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/5771 Karar No : 2024/5460 DAVACI : ... VEKİLİ: Av. ... DAVALI: ... Birliği DAVANIN ÖZETİ : Davacı tarafından, 09/08/2024 tarih ve 32687 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Reklam Yasağı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin; 1)7. maddesinin (C) bendinin "Ancak iş elde etme amacıyla, ulaşılması herkes için mümkün olan genel ve soyut içerikli bilgiler paylaşmak suretiyle yayın yapamazlar, yazılı veya görsel paylaşımda bulunamazlar.", (Ç) bendinin "Yazılı, işitsel, görsel iletişim araçları ile çevrimiçi mecralarda, her ne sıfat altında olursa olsun katıldıkları veya bir parçası oldukları yayınlarda, reklam sayılabilecek her türlü davranıştan,avukatlık mesleğinin itibarını zedeleyici her türlü açıklama ve paylaşımdan kaçınmak zorundadırlar." cümlesi ile tamamının, 2)11. maddesinin "Bu Yönetmelik kapsamında olanlar; salt ün kazanmaya (Ek ibare:RG-9/8/2024-32627), kendilerini meslektaşlarının önüne geçirmeye, reklam yoluyla iş elde etmeye yönelik her tür girişim ve eylemlerden kaçınmak, iş elde etmek için reklam sayılabilecek her hangi bir girişim ve eylemde bulunmamak, üçüncü kişilerin kendileri için reklam sayılabilecek bu tür eylem ve davranışlarına izin vermemek, engel olmak için gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler." cümlesinin tamamının, 3)12. maddesinin 3. fıkrasının, "Bu Yönetmelik kapsamında olanlar; haklarında reklam yasağının ihlal edildiğini tespit eden kesinleşmiş Disiplin Kurulu kararının tebliğinden itibaren ihlali derhal sona erdirmekle yükümlüdürler. İhlalin derhal sona erdirilmemesi hâlinde yeniden soruşturma açılır; tekerrür hükümleri uygulanır." cümlesinin iptali istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ SÜREÇ: Dava; davacı tarafından, 09/08/2024 tarih ve 32687 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Reklam Yasağı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 7. maddesinin (C) bendinin "Ancak iş elde etme amacıyla, ulaşılması herkes için mümkün olan genel ve soyut içerikli bilgiler paylaşmak suretiyle yayın yapamazlar, yazılı veya görsel paylaşımda bulunamazlar.", (Ç) bendinin "Yazılı, işitsel, görsel iletişim araçları ile çevrimiçi mecralarda, her ne sıfat altında olursa olsun katıldıkları veya bir parçası oldukları yayınlarda, reklam sayılabilecek her türlü davranıştan, avukatlık mesleğinin itibarını zedeleyici her türlü açıklama ve paylaşımdan kaçınmak zorundadırlar." cümlesi ile tamamının, 11. maddesinin "Bu Yönetmelik kapsamında olanlar; salt ün kazanmaya (Ek ibare:RG-9/8/2024-32627), kendilerini meslektaşlarının önüne geçirmeye, reklam yoluyla iş elde etmeye yönelik her tür girişim ve eylemlerden kaçınmak, iş elde etmek için reklam sayılabilecek her hangi bir girişim ve eylemde bulunmamak, üçüncü kişilerin kendileri için reklam sayılabilecek bu tür eylem ve davranışlarına izin vermemek, engel olmak için gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler." cümlesinin tamamının, 12. maddesinin 3. fıkrasının, "Bu Yönetmelik kapsamında olanlar; haklarında reklam yasağının ihlal edildiğini tespit eden kesinleşmiş Disiplin Kurulu kararının tebliğinden itibaren ihlali derhal sona erdirmekle yükümlüdürler. İhlalin derhal sona erdirilmemesi hâlinde yeniden soruşturma açılır; tekerrür hükümleri uygulanır." cümlesinin iptali istemiyle açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'İdari davaların açılması' başlıklı 3. maddesinde; "İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır. Dilekçelerde; a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller, c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi, d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar, e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası, gösterilir. Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir. Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur." hükmüne yer verilmiş; 'Dilekçeler üzerine ilk inceleme' başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendinde, dilekçelerin, 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları yönünden de inceleneceği, 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde ise, 14. maddenin 3. fıkrasının (g) bendinde yazılı hallerde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği hususları hüküm altına alınmıştır. İdari Yargılama Usulünde geçerli olan resen araştırma ve yazılılık ilkeleri gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanunda belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir. Bunu sağlamak için, dava dilekçelerinde; dava konusu edilen işlemlerin ve dava sebeplerinin, başka bir ifadeyle, idari işlemin içerdiği iddia edilen hukuka aykırılığın dayandığı hukuk kurallarının açık ve net bir biçimde somut olarak belirtilmesi şarttır. Ayrıca birden fazla işlemin davaya konu edilmesi ya da bir işlemin birden fazla madde, fıkra veya bendinin iptalinin istenilmesi halinde söz konusu işlemler ve bu işlemlerin hangi madde veya fıkralarının iptalinin istenildiğinin tek tek sayılmak suretiyle belirtilmesi de yukarıda alıntısı yapılan düzenlemeler ile idari yargılama usulü ilkelerinin bir gereğidir. Dava dosyasının incelenmesinden; dava dilekçesinin 'Konu' kısmında, 09/08/2024 tarih ve 32687 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Reklam Yasağı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin belirtilen madde, ifade ve bentlerinin iptali isteminde bulunulduğu, 'Açıklamalar' kısmında, 7. maddesinin (C) fıkrasında yer alan "zorunlu hallerde" ifadesinin, belirsiz ve soyut bir nitelik taşıdığı, "Ancak iş elde etme amacıyla, ulaşılması herkes için mümkün olan genel ve soyut içerikli bilgiler paylaşmak suretiyle yayın yapamazlar" ifadesinin, düzenlemenin temel amacıyla tamamen çeliştiği, "iş elde etme amacı" ifadesinin son derece öznel olduğu, "Ulaşılması herkes için mümkün genel ve soyut bilgi” kavramının son derece belirsiz ve yoruma açık bir ifade olduğu, 7. maddesinin (Ç) bendinde yer alan "her ne sıfat altında olursa olsun veya bir parçası oldukları yayınlarda" ifadesinin avukatların ifade özgürlüğünü ve kişisel haklarını kısıtladığı, "reklam sayılabilecek her türlü davranıştan" ifadesinin belirsiz olduğu, 11. maddesinde yer alan "ün kazanma amacıyla reklam yoluyla iş elde etmeye yönelik girişim ve eylemler"in neler olduğunu belirleyen somut ve ayrıntılı bir düzenlemenin yönetmelikte yer almadığı, "üçüncü kişiler tarafından yapılan reklam sayılabilecek eylemleri önleme yükümlülüğü" ise, avukatları, kontrol edemedikleri durumlar nedeniyle sorumlu tutmakta ve orantısız bir yükümlülük getirdiği, 12. maddesinde yer alan "Bu Yönetmelik kapsamında olanlar; haklarında reklam yasağının ihlal edildiğini tespit eden kesinleşmiş Disiplin Kurulu kararının tebliğinden itibaren ihlali derhal sona erdirmekle yükümlüdürler. İhlalin derhal sona erdirilmemesi hâlinde yeniden soruşturma açılır; tekerrür hükümleri uygulanır." kısmının hukuka aykırı olduğu belirtilerek iptali isteminde bulunulduğu, 'Netice ve Talep' kısmında ise, 09/08/2024 tarih ve 32687 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Reklam Yasağı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 7. maddesinin (C) bendinin "Ancak iş elde etme amacıyla, ulaşılması herkes için mümkün olan genel ve soyut içerikli bilgiler paylaşmak suretiyle yayın yapamazlar, yazılı veya görsel paylaşımda bulunamazlar.", (Ç) bendinin "Yazılı, işitsel, görsel iletişim araçları ile çevrimiçi mecralarda, her ne sıfat altında olursa olsun katıldıkları veya bir parçası oldukları yayınlarda, reklam sayılabilecek her türlü davranıştan, avukatlık mesleğinin itibarını zedeleyici her türlü açıklama ve paylaşımdan kaçınmak zorundadırlar." cümlesi ile tamamının, 11. maddesinin "Bu Yönetmelik kapsamında olanlar; salt ün kazanmaya (Ek ibare:RG-9/8/2024-32627), kendilerini meslektaşlarının önüne geçirmeye, reklam yoluyla iş elde etmeye yönelik her tür girişim ve eylemlerden kaçınmak, iş elde etmek için reklam sayılabilecek her hangi bir girişim ve eylemde bulunmamak, üçüncü kişilerin kendileri için reklam sayılabilecek bu tür eylem ve davranışlarına izin vermemek, engel olmak için gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler." cümlesinin tamamının, 12. maddesinin 3. fıkrasının, 'Bu Yönetmelik kapsamında olanlar; haklarında reklam yasağının ihlal edildiğini tespit eden kesinleşmiş Disiplin Kurulu kararının tebliğinden itibaren ihlali derhal sona erdirmekle yükümlüdürler. İhlalin derhal sona erdirilmemesi hâlinde yeniden soruşturma açılır; tekerrür hükümleri uygulanır." cümlesinin iptalinin istenildiği görülmekle birlikte dava konusu edilen 09/08/2024 tarih ve 32687 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Reklam Yasağı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile Yönetmeliğin 11. maddesine sadece "kendilerini meslektaşlarının önüne geçirmeye, reklam yoluyla iş elde etmeye" ibaresinin eklendiği; dava konusu edilmek istenilen madde kısımlarının açık ve net olarak ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; dava dilekçesinde dava konusu edilmek istenilen maddelerin hangi kısımlarının iptalinin istenildiğinin açıkça, tek tek ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde gerekçeleri ile ortaya konulması, gerektiğinden, bu haliyle dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan DAVA DİLEKÇESİNİN aynı Kanunun 15. maddesinin 1/d bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde usulüne uygun biçimde düzenlenecek dilekçe ile yeniden dava açılabilmek üzere REDDİNE, 2. Yeniden açılacak dava için ayrıca harç alınmayacağının ve aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacı vekiline bildirilmesine, 3. Davanın yenilenmemesi durumunda kullanılmayan posta gideri ile ...-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, 18/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.