Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin bir ticari ilişki sebebiyle,---- tanzim tarihli; -----tanzim tarihli; -------- aldığını,----- müvekkili uhdesinde iken kaybedildiğini beyan ederek---- tanzim tarihli ----- tanzim tarihli; ----- vade tarihli ---- bedelli bonoların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVACI ....DAVALI : ......DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 17/12/2020KARAR TARİHİ : 10/01/2022KARAR YAZIM TARİHİ : 21/01/2022Mahkememize açılan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davanın konusunu oluşturan somut olayda davalının abone grubunun ticarethane olmakla birlikte Yargıtay içtihadı doğrultusunda tek başına ticarethane aboneliğinin varlığı yeterli olmayıp gerçek kişi davalının TTK hükümlerine göre tacir sıfatını haiz olup olmadığının önem arz ettiğini, tacir olması halinde uyuşmazlığın çözümünün Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev alanı içerisinde olacağını, davalı/borçlunun Esnaf ve Sanatkârlar Odasına kayıtlı esnaf niteliğini haiz gerçek kişi olduğunu, eldeki uyuşmazlığın çözümünün mahkemenin görev alanı içinde kaldığını, davacı şirket ile davalı/borçlu arasında imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin Genel Hükümler başlıklı 5. Maddesinde aynen “İhtilaf halinde Ankara Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir.” düzenlemesi gereğince yetkili mahkemelerin Ankara Mahkemeleri olduğunu, davacı şirket ile davalı/borçlu arasında imzalanan “Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi” ne istinaden davalı/borçluya elektrik enerjisi satışı ve/veya kapasitesinin sağlandığını, 1000245980 nolu sözleşme hesabına ait enerji tüketim bedelini ödememiş olduğunu, ilgili borca ilişkin davalı/borçlu aleyhinde Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 14.12.2016 tarih 2016/23784 sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığını, borçlunun takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davacı şirket tarafından 10.07.2020 tarihinde arabuluculuğa başvurduğunu, ancak davalı taraf ile anlaşmaya varılamadığına dair 2020/60833 numaralı arabuluculuk son tutanağının dilekçe ekinde sunulduğunu, İcra İflas Kanunu'nun 67/2 maddesi hükmü bulunduğunu, dava kapsamında somut olayda davacı şirketin alacağının taraflar arasında akdedilmiş sözleşme ve mevzuata uygun olarak usulüne uygun ilan edilmiş tarifler kapsamında borçluya tanzim edildiğini ve gönderilmiş faturalarla belirli olan ve sabit bir alacak olduğunu, alacağın likit olması ve işbu tazminata hükmedilebilmesi için gerekli diğer tüm koşullar da mevcut bulunduğundan davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, icra takibine itirazın iptali ve takibin devamına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.