14. Hukuk Dairesi 2014/16226 E. , 2016/2620 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.05.2014 gününde verilen dilekçe ile köy boşluğuna elatmanın önlenmesi ve kâl istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.09.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek g
**14. Hukuk Dairesi 2014/16226 E. , 2016/2620 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.05.2014 gününde verilen dilekçe ile köy boşluğuna elatmanın önlenmesi ve kâl istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.09.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Davacı,... İli,... İlçesi,.... Köyünde kain...parsel sayılı taşınmazının güneyinde köy boşluğu bulunduğunu, davalının bütün köy halkının kullanımında olan köy boşluğuna, köy tüzel kişiliğinden izin almaksızın bina yaptığını, haksız olarak yapılan binanın ortadan kaldırılması için zamanında belediye nezdinde girişimlerde bulunduğunu, ancak Belediyesi'nin herhangi bir işlem yapmadığını ve.... Köyü'nde taşınmazı bulunduğu için köy boşluğu yönünden dava açmakta hukuki menfaatinin bulunduğunu ileri sürerek haksız elatmanın önlenmesine ve garajın yıkılmasına eski hale getirilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü davalı temyiz etmiştir. Bilirkişinin düzenlediği raporda, davalıya ait garajın bulunduğu taşınmaz bölümünün kadastro çalışmaları sırasında köy boşluğu olarak bırakıldığı anlaşılmaktadır. Türk Hukuk Mevzuatında köy boşlukları ile ilgili bir düzenleme yoktur. Bu kavram uygulamada geliştirilmiştir. Kural olarak da, hiç kimse tarafından kullanılmayan yerler 3402 sayılı Kadastro Kanununun 18. maddesi hükmü gereğince Hazineye aittir. Fakat mülkiyeti Hazineye ait boşluklar eğer 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/A maddesindeki hizmet alanları arasında değilse, koşulların varlığı halinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinilebilir. Anılan maddede "Boşluklar" sözcüğüne yer verilmiş ise de bu hükümdeki boşluklar sözcüğü ile anlatılmak istenen genel olarak hizmet mallarıdır. Hizmet malı olmayan boşluklar ile ilgili dava ancak Hazine tarafından açılabilir. Hizmet malı olan boşluklarla ilgili olarak da köy tüzel kişiliğinin dava açma hakkı vardır. Somut uyuşmazlıkta, dava konusu taşınmazın hizmet malı olup olmadığı tespit edilmemiştir. Mahkemece dava konusu boşluğun hizmet malı olup olmadığı araştırılmalı, hizmet malı olduğu anlaşılırsa davacının bu yerden yararlanma hakkı bulunduğundan davanın kabulüne karar verilmelidir. Eğer yapılan keşif sonucu dava konusu yerin köylünün öteden beri kullandığı bir yer olmadığı saptanırsa gerçek kişi olan davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddi gerekir. Eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan harcın iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 02.03.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.