Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------- müvekkili ------ Taahhütnamesine istinaden------- kullandırıldığını, kredi borçlusunun bankaya olan edimlerini yerine getirmeyerek temerrüde düştüğünü,---------- ihtarnamesinin keşide edilerek hesabın kat edildiğini, alacağın muaccel hale geldiğini, keşide edilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine --------------ilamsız icra takibi başlatıldığını,----------------kısmının borçlular tarafından kabul edildiğini, 35.434,00 TL lik asıl alacak k
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TTK Madde 531 uyarınca davalı şirketin haklı neden feshine, bunun olmaması halinde müvekkilinin hisselerinin gerçek değerinin ödenerek ortaklıktan çıkarılmasına; davanın devamı süresince ihtiyati tedbir mahiyetinde şirkete TMK 427/4 maddesi uyarınca yönetim kayyımı atanmasına, bunun mümkün olmaması halinde ise, şirket hesapların ihtiyati tedbir konulmasına ve şirketin banka ve şirket hesaplarından müvekkilinin yazılı muvafakati olmaksızın ... ile ...’in birlikte veya ayrı ayrı yapacağı işlemlerin engellenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından yapılan inceleme sonucunda davalı şirket çoğunluk ortağı ...'in aynı hizmet kolu çevresinde Özbekistan Taşkent'te 24/01/2022 tarihinde ... isimli şirket kurduğunun tespit edildiğini, davalı şirketin %74 hissedarı ... tarafından kurulan ... şirketine ait kurulan ve kamuya arz edilen şirket web sitesinin domain sahibi olarak davalı şirket ve davalı şirket teknik müdürü ...'ın görüldüğünü, ... firması kendisini ticari piyasada davalı ... olarak tanıtıp, davalı ... kurumsal kimliğini, referanslarını, iş bitirme belgelerini, bayiliklerini, ofisini, çözüm ortaklılarını, personelini, özetle tüm altyapısını ve kaynaklarını kullandığını, mübrez bilirkişi raporunda da tespit edilen hususlar dikkate alındığı vakit ...'in Özbekistan'da kurmuş olduğu ... şirketine ... üzerinden para aktarımı yapmak suretiyle şirketin içini boşaltma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu, TTK 396 maddesi hükmü uyarınca yönetim kurulu üyelerinin, şirket genel kurul iznini almaksızın şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendisi veyahut başkası hesabına yapamayacağını, yönetim kurulunun anonim ortaklığın zorunlu organlarından birisi olup, işbu davaya konu davalı şirketin yönetim kurulu'nun tek üyesi ...'in şirketi zarara uğratmaya yönelik eylemleri bulunduğunu, bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere yönetim kurulunun işlevsiz hale getirildiğini, ortaklığın hukuksal olarak varlığını sürdürebilecek organlardan yoksun kalmasının söz konusu olduğunu belirterek, davalı şirkete yönetim kayyımı atanmasını talep etmiştir.