21. Hukuk Dairesi 2015/9655 E. , 2015/13890 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, meslek hastalığı sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği …
**21. Hukuk Dairesi 2015/9655 E. , 2015/13890 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, meslek hastalığı sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni geciktirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, sigortalının meslek hastalığından fark maluliyeti nedeniyle maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonucunda, % 58.8 fark maluliyet nedeniyle 77.249,42 TL maddi tazminatın tespit tarihi olan 04.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; 13.06.2014 tarihli hüküm ile davacı yararına 63.104,28 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği, iş bu hükmün davalı tarafça temyizi üzerine Dairemizin 20.10.2014 tarihli ilamı ile iş sağlığı ve güvenliği konularında uzman bilirkişilerden kusur raporu alınmak üzere bozulmasına karar verildiği, bozma ilamından sonra tarafların kusur durumlarının tespiti için kusur raporu ve 11.01.2015 tarihli hesap raporu alınarak asıl dava ve birleşen davaların kabulüne dair karar verildiği anlaşılmaktadır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin yada tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.