(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/13329 E. , 2009/14636 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.12.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydının düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.01.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki büt…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/13329 E. , 2009/14636 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.12.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydının düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.01.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı idare, davalı kooperatif adına kayıtlı 95 parsel sayılı taşınmazın 11.12.1998 tarihinde kooperatif üyeleri adına hisseli tescil edildiğini, bu işlemin kooperatifin amacının üyelerine konut edindirme olması karşısında hatalı olduğu gibi tapuda tarla niteliğinde kayıtlı taşınmazın hisselere ayrılmasının da yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kooperatif üyesi davalılar adına oluşan tapunun iptali ile taşınmazın yeniden kooperatif üzerine tescilini talep etmiştir. Yargılamaya katılan kooperatif üyesi bir kısım davalılar tescil işleminin kooperatifin olağanüstü genel kurul toplantısında alınan karar doğrultusunda yapıldığını, ayrıca kooperatifin tasfiye edildiğini savunmuşlardır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı kooperatif üyeleri temyiz etmiştir. Dava Türk Medeni Kanununun 1025.maddesi uyarınca hatalı tescilin terkini isteğine ilişkindir. Davacı idare kooperatif adına kayıtlı taşınmazın tarla niteliğinde olması nedeniyle hisselere bölünerek ve kooperatif amacına da aykırı bir şekilde üyeleri adına tescilinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece de bu istem yerinde görülerek taşınmaz yeniden kooperatif adına kaydedilmiştir. Ancak dosya içerisinde bulunun ticaret sicil memurluğunun 19.12.2007 tarihli yazısından kooperatifin tasfiye edilerek 19.12.2007 tarihinde sicilden terkin edildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği gibi, kooperatifin tüzel kişiliği, ticaret sicilinden silinmesi ile sona erer. Kooperatiflerin tasfiyesinde, tasfiye işlemleri ortaklarla üçüncü kişiler ve kooperatif arasında hukuken sona ermedikçe, kooperatifin sicilden silinmesi mümkün değildir. Bir başka ifadeyle, tüzel kişiliğin sona ermesi için, tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlanması gerekir. Bu nedenle, menfaati olanlar tüzel kişiliğin ihyasını isteme hakkına sahiptir. Tüzel kişiliğin ihyası için, tasfiye kurulu ile ticaret siciline husumet yöneltilerek dava açılması gerekir. Eldeki davada ticaret sicili memurluğu yazısından kooperatifin sicilden terkin edildiği anlaşılmaktadır. Hükmü şahsiyeti bulunmayan kooperatif adına tapu oluşturulması mümkün değildir. Mahkemece öncelikle davacı yana uygun süre verilerek, ortaklarla üçüncü kişiler ve kooperatif arasındaki ilişkileri tam olarak sona ermediği için kooperatifin tüzel kişiliğinin yeniden ihyası hakkında tasfiye kurulu ile ticaret siciline, husumet tevcihi suretiyle dava açmasının sağlanması ve dava açıldığı takdirde, bu davanın sonucunun beklenmesi, kooperatif tüzel kişiliğinin yeniden ihyası halinde toplanan delillere göre sonuca gidilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden işin esası hakkında yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından karar bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma hususlarına göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 24.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.