Başvuru, vekâlet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, vekâlet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 27/10/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir Başvurucu tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan takipte borçlu, Ankara İcra Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) borca itirazda bulunmuştur. Mahkeme; davacı borçlunun 8/9/2016 tarihli duruşmaya katılmaması nedeniyle, yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına, üç aylık süre içinde yenilenmemesi nedeniyle de davanın açılmamış sayılmasına (istinaf yolu açık olmak üzere) karar vermiştir. Başvurucu, davanın açılmamış sayılmasına dair kararda lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini belirterek Mahkemeden hükmün tavzihini talep etmiştir. Mahkeme 17/1/2017 tarihli ek kararında, 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre tavzih yoluyla taraflara tanınan hak ve borçların değiştirilip genişletilemeyeceğini ve sınırlandırılamayacağını, bu hususun ancak istinaf sebebi olabileceğini belirterek tavzih talebini reddetmiştir. Başvurucu 15/12/2016 tarihli karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi 21/9/2017 tarihli kararında; takip konusu miktarın 350,38 TL olduğunu, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun maddesinin değişik birinci fıkrasında öngörülen miktar dikkate alındığında uyuşmazlık konusu takipte talep edilen değerin 000 TL'yi geçmediğini, bu nedenle incelenmesi istenen kısmın miktar itibarıyla kesin olduğunu belirterek istinaf dilekçesinin kesin olarak reddine karar vermiştir. Nihai karar 9/10/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve başvurucu 27/10/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.