11. Ceza Dairesi 2008/18997 E. , 2010/10626 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık HÜKÜM : Tüm sanıkların cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak eyleminden, ayrıca ...,Sebahattin Tepeçınar,..., ve ...'ın dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından beraatlerine 2-..., ... ve için, 765 S.K 342/1,80,59/2. mad. uyarınca 1'er yıl 11'er ay 10'ar gün hp, 5237 S.K 158/1-e,43/1,62/1,52/2,53.mad. uyarınca 2'şer yıl 1'…
**11. Ceza Dairesi 2008/18997 E. , 2010/10626 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık HÜKÜM : Tüm sanıkların cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak eyleminden, ayrıca ...,Sebahattin Tepeçınar,..., ve ...'ın dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından beraatlerine 2-..., ... ve için, 765 S.K 342/1,80,59/2. mad. uyarınca 1'er yıl 11'er ay 10'ar gün hp, 5237 S.K 158/1-e,43/1,62/1,52/2,53.mad. uyarınca 2'şer yıl 1'er ay hp ve 100.00'er YTL apc,hak yoksunluğu,vekalet ücreti 1-Sanıklara yüklenen “cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak” suçundan doğrudan doğruya zarar görmeyen şikayetçi idareler adına vekillerinin, anılan suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığından bu suçtan kurulan hükme yönelik vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2-Katılanlar ...,Bağ-kur ve SSK vekillerinin dolandırıcılık suçundan tüm sanıklara ilişkin temyizleri ile sanıklar ..., ... ve müdafiilerinin “dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezalarının tür ve üst sınırları itibariyle tabi oldukları, suç tarihlerinde yürürlükte bulunan ve Sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen dava zamanaşımlarının, suçların işlendiği tarihlerden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve Katılanlar ..., SSK ve Bağ-kur vekilleri ile sanıklar ...,... ve müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 Sayılı CMUK.nun 321 maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık(lar) hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddeleri gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA, 3-Katılan SSK ve Bağ-kur vekilleri ile sanıklar ...,... ve müdafiilerinin “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyizlerinin incelenmesine gelince: Akyazı’da faaliyet gösteren Özel Şifa Tıp merkezi sahibi ve aynı zamanda doktoru olan sanık ...’ın özel hastanesinde ve gayri resmi olarak işletmeciliğini yaptığı Bakü eczanesinde değişik yerlerden temin ettiği son kullanma tarihleri geçmiş olan ilaçların tarihlerinin değiştirilerek eczanede satışa sundukları, bir çok miyadı dolmuş ilaçları toplayarak küpürlerini kestikleri ve hastalar tarafından bırakılan bir çok sağlık karnesine hastaların haberi olmaksızın ilaçlar yazdırdıkları, reçetelerdeki ilaçların hastalara verilmediği halde hastalara verilmiş gibi kurumlardan tahsil edildiğinden bahisle açılan davada gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi ve sanıkların hukuki durumlarının tayini bakımından; adlarına sağlık karneleri üzerinde reçete düzenlenen hastaların tümü duruşmada dinlenip reçetelerin muayene sonucu düzenlenip düzenlenmediği sağlık karnesine (reçeteye) yazılı ilaçların eczaneden alınıp alınmadığı reçete arkalarındaki imzaların kendilerine ait olup olmadığı,ilaçların kendileri tarafından alınmaması halinde kim tarafından alındığı ve nedeni ile reçetelerde yazılı teşhise konu hastalıklarının bulunup bulunmadığı,daha önce de bu hastalıklarla ilgili tedavi görüp görmedikleri sorulup müfettiş ifadeleriyle çelişki doğması halinde giderilmesi, poliklinik protokol kayıtları ve laboratuar kayıtları ve yapılmışsa tüm tahlil ve tetkik evrakları getirtilip reçetelerin muayene sonucu düzenlenip düzenlenmediği, gerçek teşhise, usul ve fenne uygun olup olmadığı konusunda bilirkişi kurulundan görüş alınması, ayrıca SSKve Bağ-Kur'un teftiş raporlarında belirtildiği üzere, sanıklar tarafından reçetelere eklenen miadı dolmuş ve üzerlerinde tahrifat yapıldığı iddia olunan ilaç küpürlerinin herhangi bir incelemeye tabi tutulmadığı ve dosyada mevcut bilirkişi raporlarının gerek eczane gerek özel Şifa Tıp Merkezi’nin aranması sonucu elegeçen ilaç küpürleri ile sağlık karnelerine ilişkin olduğu anlaşılmakla ilgili kurumlardan, sanıklar tarafından reçetelere eklenen miadı dolmuş ancak yapılan tahrifat ile son kullanma tarihleri değiştirilmiş ilaç küpürleri ve bağlı oldukları reçetelerden asılları getirtilip mahkemece ve bilirkişi tarafından incelenip ilaç küpürlerinin miadı dolmuş ancak yapılan tahrifat ile son kullanma tarihleri değiştirilmiş olup olmadığının ve aldatma yeteneklerinin bulunup bulunmadığının da tespiti ile sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeye dayanarak yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılanlar SSK ve Bağ-kur vekilleri ile sanıklar ..., ... ve müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.