12. Ceza Dairesi 2022/210 E. , 2024/31 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 28.03.2018 HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Davacılar vekili, Davalı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’
**12. Ceza Dairesi 2022/210 E. , 2024/31 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVA TARİHİ : 28.03.2018 HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Davacılar vekili, Davalı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Davacılar vekilinin 28.03.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; Dönüş Elektronik Elektrikli Ev Aletleri Tarım Hayvancılık Gıda Seracılık İth. İhracaat ve Taahüt San. Tic. Ltd. Şirketinin elektronik eşya ithalatı işi yaptığını, ...'ün ise bu şirketin kanuni temsilcisi olduğunu, davacı şirketin 2011 yılından itibaren Almanya'dan televizyon, çamaşır makinası ile birlikte Sony Playstation oyun konsol ve Dyson marka elektrikli süpürge ithal ederek Türkiye'de iç piyasaya sattığını, müvekkilinin Küçükçekmece 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2015/4804 D.iş sayılı ve 13/11/2015 tarihli karar ile ithalata konu emtiasına el konulduğunu, akabinde müvekkili Adem Üngör hakkında Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/31 Esasında kayıtlı davanın açıldığını, yapılan yargılama sonucu müvekkilinin beraatine karar verildiğini, bu kararın yasal yollardan geçerek kesinleştiğini, aynı kararda el konulan malların iadesine hükmedildiğini, hüküm gereği malların kendilerine teslim edildiğini, yargılama müddetince (26 ay) el konulan malların muhafaza altında depolarda tutulduğunu ve 41,135 TL ardiye ücreti ödendiğini, el konulan 51,480 Euro'luk mal nedeniyle gelir kaybına uğradıklarını ayrıca el konulmanın ortaya koyduğu riskten kaynaklı olarak ithalat işlemlerini gerçekleştiremediklerini, gerçekleştiremedikleri işlemler nedeniyle şirketin yaklaşık 6,243,720,19 TL gelir kaybına uğradığını, ayrıca manevi noktada elem ve ızdırap çektiklerini belirterek 6,284,855,19 TL maddi, 250,000 TL manevi tazminatın müvekkili şirket açısından, 50,000 TL manevi tazminatın ise müvekkili Adem Üngör açısından davalı Hazine'den alınarak faizi ile birlikte bu müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini, talep etmiştir. 2.Davalı vekili 11.05.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; talep edilen tazminat miktarlarının kabul edilebilir olmadığını, davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.10.2019 tarihli ve 2018/127 Esas, 2019/375 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü kararı verilmiştir. 4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 17.06.2020 tarihli ve 2019/5366 Esas, 2020/1626 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.12.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması talep etmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Davalı vekilinin temyiz istemi; Tazminata esas dosyada davacı kendi kusurlu hareketleriyle olaya sebebiyet verdiğinden tutukluluk kararı verildiğini, usul kurallarına uymama, veya keyfi adli işlem olarak nitelendirilebilecek bir olay olmadığını, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğunu, davanın reddi gerektiğini, belirtmiştir. B.Davacı vekilinin temyiz istemi; Müvekkilinin ithalatını yaptığı cihazlara haksız el konulduğunu, sermayesinin bloke edilmiş olduğu, ithalata devam etmesi halinde gelecek mallara da el konulma endişe ve riski, ithalat yapsa dahi kaçakçılıkla suçlanan birinden hiçbir tacirin mal almayacağı gerekçeleri ile 26 aylık el koyma müddetince ticaretin durduğunu, ticari faaliyetine devam etmiş olsaydı net 6.243.720,19 TL gelir elde edecekken bu gelirden mahrum kaldığını, mallarının değer kaybı olduğunu, kazanç kaybının bulunduğunu, mahkeme gerekçesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirket ve davacı müvekkil hakkında manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Tazminata esas Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/274 Esas - 2017/535 Karar sayılı dava dosyasında davacının 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kanuni temsilcisi olduğu şirkete ait 244 adet elektronik süpürge ve 1116 adet oyun konsoluna 13.11.2015-11.01.2018 tarihleri arasında elkonulduğu, yapılan yargılama sırasında davacının beraatine ve el konulan eşyaların karar kesinleştiğinde iadesine karar verildiği, kararın 21.12.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, bilirkişi raporuna göre el konulan tarih ile teslim tarihi arasında malların değer kaybının bulunmadığı, esasen malların değer kaybına ilişkin davacı tarafça da herhangi bir iddianın gündeme getirilmediği dolayısıyla el konulan mallarla ilgili değer kaybı bulunmaması nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunulamayacağı, davacı tarafın malları el konulma riski nedeniyle ithalat işlemini gerçekleştiremediklerini, bu yüzden 6,284,855,19 TL maddi kayba uğradıklarını belirttikleri, bu yöndeki iddianın muhtemel zarar kapsamına girdiği dolayısıyla 5271 sayılı Kanun 141 ve devamı maddeleri uyarınca talep edilemeyeceği, bunun dışında el konulan malların depoya kaldırılması nedeniyle davacı tarafın 41,135 TL ardiye ücreti ödedikleri dolayısıyla bu miktarın talep edilme şartlarının tahakkuk ettiği anlaşılmakla davacı şirketin 41,135 TL ardiye ücretine yönelik maddi tazminat talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, yine davacı şirket mallara el konulması nedeniyle manevi zarara uğradıklarını belirterek tazminat talebinde bulunmuş ise de; tüzel kişiliğin manevi tazminat talebinde bulunma hakkının olmadığı anlaşılmakla davacı şirketin manevi tazminat talebinin reddine, davacı ... Üngör'ün yetkilisi olduğu şirketin mallarına el konularak hakkında kaçakçılık suçundan dolayı dava açıldığı, akabinde beraat ettiği dolayısıyla bu süreçte manevi elem ve ızdırap duyduğu anlaşılmakla davacı ... Üngör'ün 26,000 TL'lik manevi tazminat talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin süregelen içtihatları ve buna uygun Dairemiz uygulamasına göre; manevi tazminat davaları kişilik hakkını koruyan, haksız tecavüzün doğurmuş olduğu olumsuz sonuçlarını, yani zararın giderilmesini, telafi edilmesini amaçlar, manevi tazminat davası için, kişilik haklarının ihlal edilmesi özellikle sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin ihlali ve hukuka aykırı bir fiilin bulunması gerekir. Yakalanan veya tutuklanan kimsenin gerek aile gerek iş çevresinde itibarının sarsılması, aile, çocuk ve yakınları için tutukevinde hasret çekilmesi, kişinin tutuklanması nedeniyle ruhi sıkıntılar çekmesi, cezaevi şartları, buralarda duyduğu acı ve ızdıraplar kişinin manevi zararının giderilmesini gerekli kılar, tutuklanan kimseye verilecek manevi tazminatın tespitinde; tutukluluk süresi, kişinin sosyal ve ekonomik yeri, üzerine yüklenen ve ceza kovuşturmasına konu olan suçun nitelik ve kapsamı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu açıklamalar ışığında, yalnızca haksız yere yakalanan ya da tutuklanan kişinin çektiği acının karşılığı olarak manevi zarar ödenmesi gerektiği, haksız el koyma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşmayacağı (örneğin bkz. Yargıtay 12.CD, 22.06.2015, 2014/23343-2015/11363) gözetilerek manevi tazminat talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesinin; Usul ve yasaya aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle manevi tazminata ilişkin kısmın çıkartılması gerektiği, buna göre değişen vekalet ücretinin 4.391,00 TL olması gerektiğinden, bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin esasını oluşturan Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/274 Esas - 2017/535 Karar sayılı dava dosyasında davacının 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kanuni temsilcisi olduğu şirkete ait 244 adet elektronik süpürge ve 1116 adet oyun konsoluna 13.11.2015-11.01.2018 tarihleri arasında elkonulduğu, yapılan yargılama sırasında davacının beraatine ve el konulan eşyaların karar kesinleştiğinde iadesine karar verildiği, kararın 21.12.2017 tarihinde kesinleştiği ve malların davacıya iade edildiği, davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır. A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 72.070,00 TL olması, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen toplam tazminat miktarının 67.135,00 TL olması ve bu karara yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen toplam tazminat miktarının 41.135,00 TL olarak düzeltilerek esastan ret kararının verilmiş olması nedenleriyle 6100 sayılı Kanun’un, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalı açısından kesin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, davanın kısmen kabulü kararında usul ve yasaya aykırı bulunmamıştır. V. KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 17.06.2020 tarihli ve 2019/5366 Esas, 2020/1626 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünün (B) açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 17.06.2020 tarihli ve 2019/5366 Esas, 2020/1626 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.