10. Hukuk Dairesi 2024/4896 E. , 2024/6252 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2107 E., 2024/349 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/389 E., 2021/240 K. Taraflar arasındaki ölüm aylığının kesilmesine dair kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması, ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle tahsili ve borçlu olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk …
**10. Hukuk Dairesi 2024/4896 E. , 2024/6252 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2107 E., 2024/349 K. KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2019/389 E., 2021/240 K. Taraflar arasındaki ölüm aylığının kesilmesine dair kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması, ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle tahsili ve borçlu olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA [adres satırı maskelendi] II.CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka ve 5510 sayılı Kanun hükümlerine uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI [adres satırı maskelendi] 1- Davalı idarenin davacı aleyhine yaptığı aylık kesmeye dair idari işleminin ve yapılan ödemelerin geri alınmasına dair işleminin iptaline, 2- Kesilen aylıkların yeniden bağlanmasına ve aylıkların kesilme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin İstinaf Sebepleri Davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; Kurum işlemlerinin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, davacının taleplerinin yersiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaldırma kararı sonrası, davacı ile davalı Kurum arasında itirazın iptali davası bulunup bulunmadığının araştırıldığı, tutanak tanıkları ... ile ...'nin tutanaktaki beyanları ile son beyanları arasındaki çelişkilerin giderilebilmesi için adı geçen tanıkların yeniden beyanlarına başvurulduğu, Tapu Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacı ile boşandığı eşinin tapu kayıtlarının bulunup bulunmadığının sorulduğu, davacı ile boşandığı eşinin 4857 sayılı Kanun kapsamında yer alıp almadıklarının araştırıldığı, Kurum işlemine dayanak tutanakları tutan görevlilerin dinlenildiği, davacı ve boşandığı eşinin çalışmaları nedeni ile resmi, özel kurum ve kuruluşlara verilen belgelerde yer alan adreslerin tespiti için ilgili birimlere müzekkere yazıldığı, davacının tahsis dosyasının getirtildiği ve davacı ile boşandığı eşinin MEDULA kayıtlarının celp edilerek geri çevirme kararında belirtilen eksikliklerin giderildiği anlaşılmış ise de, somut olayda toplanılan delillere göre; tutanak tanığı ...'nin altını imzalamak sureti ile tasdik ettiği 27.02.2016 tarihli beyanında, davacının boşandığı eşi ile boşandıktan sonra da birlikte yaşadığı yönünde yapılan tespiti doğrulaması ve yine davacının boşandığı eşinin altı imzalanmak sureti ile teyit edilen 07.03.2016 tarihli beyanında, oturduğu evin eski eşinin üzerine kayıtlı olduğunu ve eski eşinin her hafta evi toplamaya ve yemek yapmaya geldiğini ifade etmesi karşısında, tarafların boşandıktan sonra da fiilen birlikte yaşadıkları sonucuna varıldığından, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle, davanın reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri Davacı vekili; dosya kapsamında toplanan deliller ile davanın boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamadığının sabit olduğunu, tutanak tanığı ...'nin beyanının esas alınarak hatalı karar verildiğini, adı geçen tanığın Mahkeme huzurunda tutanak içeriğini kabul etmediğini açıkça ifade ettiğini, kaldırma kararı sonrası eksikliklerin ikmal edilerek gerçek durumun ortaya konulduğunu, buna rağmen usul ve yasa hükümlerine aykırı şekilde karar verildiğini belirterek, temyiz incelemesi sonucu kararın bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesiyle ölüm aylığının kesilmesine dair işleminin iptali ile kesilen aylığın yeniden bağlanması, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile tahsili ve borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 56 ncı maddesi. 3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.