8. Ceza Dairesi 2024/16933 E. , 2024/5124 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/699 E., 2024/16 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz ed…
**8. Ceza Dairesi 2024/16933 E. , 2024/5124 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/699 E., 2024/16 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2014 tarihli iddianamesiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (f) bendi uyarınca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2015 tarihli ve 2014/75 Esas, 2015/173 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, 110 uncu maddesi, 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hapisten çevrili 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3.Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2015 tarihli kararının, mağdur vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 20.09.2023 tarihli kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 4.Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2024 tarihli ve 2023/699 Esas, 2024/16 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında üzerine atılı suçtan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçu işleme kastı bulunmadığına, mağdurun rızası bulunduğuna, suçun kanuni unsurlarının oluşmadığına, hakkında ertelemeye ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B.Mağdur vekilinin temyiz isteği; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, sanık hakkında takdiri indirim uygulanamayacağına, vekalet ücretine hükmedilmesi ve ceza miktarında teşdit yapılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, olay tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdurenin hukuken geçerli olmayan kendi istek ve rızası ile ailesine haber vermeden sanığın aracına binerek sanık ile birlikte bir eve gittikleri, mağdurenin annesinin durumu polise ihbar etmesi üzerine, mağdurenin sanığın yanından ayrılarak annesi ile buluştuktan sonra sanığın yakalandığı iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE A.Tebliğname yönünden; Suç tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdurenin 20.10.2014 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, Denizli 1. Aile Mahkemesi'nin 2008/324 Esas, 2009/130 Karar sayılı kararıyla da velayet hakkının mağdurenin babası olan ...'a verildiği ancak dosya kapsamında mağdurenin babasının açılan davadan haberdar edildiğine ve yokluğunda verilen hükmün tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmaması üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 14.03.2023 tarihli ilamı üzerine gerekçeli kararın usulüne uygun olarak mağdurenin babasına da tebliğ edildiği ancak kararın mağdure ya da velisi tarafından temyiz edilmemekle birlikte mağdurenin, kendisine Baro tarafından atanan vekilin temyizine 31.10.2022 tarihinde muvafakat ettiği anlaşılmakla, Tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. B. Mağdur vekili ve sanığın temyiz talepleri yönünden; 1. Olay tarihinde, mağdurenin sanık ile hiç bir tehdit, cebir ya da hile olmaksızın buluşarak bir eve gittikleri tespit olunmuş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.12.2015 tarihli 2014/14-198 Esas 2015/428 Karar, 17.02.2015 tarihli 2014/14-307 Esas 2015/8 sayılı Kararları nazara alındığında, on beş yaşını tamamlamamış olan mağdurenin kendi özgür iradesi ile serbestçe hareket etme hakkı niteliği itibariyle üzerinde mutlak surette tasarrufta bulunabileceği bir hak olmadığından ve gerçekleştirilen eylemle ilgili gösterdiği rıza hukuken geçerli sayılmadığından suçun unsurlarının oluştuğu anlaşılmıştır. 2.Katılan yararına maktu vekalet ücretine hükmedilebilmesi için, katılanın vekaletname ile atadığı bir vekille temsilinin gerekli olduğu ve dosya içerisinde bulunan belgelere göre mağdur ... vekilinin Baro tarafından talep üzerine görevlendirildiği anlaşılmakla; mağdur lehine vekalet ücreti takdir edilemeyeceğinden mağdur vekilinin bu hususa ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. 3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, mağdur vekili ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.01.2024 tarihli ve 2023/699 Esas, 2024/16 Karar sayılı kararında sanık ve mağdur vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın ve mağdur vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.06.2024 tarihinde karar verildi. ...