4. Hukuk Dairesi 2017/4801 E. , 2020/458 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 01/09/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız hacizden kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; tazminat davasının reddine dair verilen 17/03/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik …
**4. Hukuk Dairesi 2017/4801 E. , 2020/458 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 01/09/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız hacizden kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; tazminat davasının reddine dair verilen 17/03/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız haciz nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili; şüpheli şahıs yahut şahıslar tarafından davacının imzası taklit edilip aynı zamanda sahte kimlik belgesi kullanılarak davalı ...’den, davacı adına üç adet telefon hattı çıkarıldığını, bu hatların kullanılması sonucu oluşan borçlar nedeniyle Üsküdar 2. İcra Müdürlüğü’nün 2011/72 E, Üsküdar 1. İcra Müdürlüğü’nün 2011/77 E ve Pendik 1. İcra Müdürlüğü’nün 2004/2765 E sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, Pendik 1. İcra Müdürlüğü’nün 2004/2765 E sayılı icra takibine ilişkin olarak davacı tarafından sahte kimlik kullanımı nedeniyle menfi tespit davası açıldığını, açılan davanın kabul edildiğini ve takibin iptal edildiğini, davacının kendisine ait olmayan diğer iki hat için de takibe süresi içerisinde itiraz ettiğini, davalı yanın davacıyı sürekli arayıp mesaj atarak ve ödeme yazıları göndererek borcu ödemesi hususunda baskı yaptığını, bu aramalar sebebiyle aile içinde huzursuzlukların yaşandığını, davacının kişilik haklarının zedelendiğini belirterek oluşan manevi zararın tazmini isteminde bulunmuştur. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davacı tarafından sahte nüfus cüzdanı kullanılması ve imza taklidi ile adına abonelik sözleşmesi yapıldığı iddiası ile takiplere itiraz ettiği, noter aracılığıyla davalı şirkete ihtar çekilerek durumun bildirildiği, ihtar üzerine davalı şirket tarafından araştırmanın yapıldığı, başlatılan icra takiplerinde davacı aleyhine alacağın tahsili için hiçbir işlem yapılmadığı, davacının kişilik haklarının zarara uğramadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.