1. Hukuk Dairesi 2012/6742 E. , 2012/10366 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : MANİSA 3. SULH HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 31/01/2012 Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişk
**1. Hukuk Dairesi 2012/6742 E. , 2012/10366 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : MANİSA 3. SULH HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 31/01/2012 Yanlar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının 1692 sayılı parsel maliki, davalının ise 396 sayılı komşu parsel maliki oldukları, 07.06.2011 tarihli keşifte yapılan uygulama sonucu fenni bilirkişiler rapor ve krokisinde, davalının 617 m² bölüme el attığının bildirildiği ve mahkemece buna dayalı olarak hüküm kurulduğu görülmektedir. Bilindiği üzere; çaplı taşınmaza elatmanın önlenilmesi davalarında öncelikle çap kaydının yada kayıtlarının getirtilerek tarafların tüm delilleri toplanılmalı, dosya keşife hazır hale geldikten sonra yapılacak uygulamada çekişmeli yer ile yanların ellerinde bulunan kısımların sınırları tarafların ortak beyanlarına göre açıklığa kavuşturulmalı, gerektiğinde bu yön taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanmalıdır. Daha sonra belirlenen bu durum gözönünde tutularak hazır bulundurulan kadastro fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilere kadastro sırasında konan nirengi noktalarından, bunlar yoksa hem paftada hem arazide mevcut sabit noktalardan yararlanılarak takometrik aletlerle kadastral yöntemlere uygun biçimde ölçüm yaptırılmalı; bilirkişilerden uygulamayı yansıtan, infazı sağlamaya yeterli ve özellikle davacı tarafın taşınmazına bir tecavüzün bulunup bulunmadığını varsa miktarını açıkca gösteren kroki ve rapor alınmalıdır. Somut olayda; bilirkişilerce düzenlenen rapor ve krokide, ölçek bulunmadığı gibi hangi poligon veya nirengi noktalarının esas alındığı belirtilmemiş, soyut ifadelere yer verilmiştir. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda ayrıntılı ve kanaat verici rapor ile kroki düzenlemek üzere yeniden uygulama yapılması, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken hüküm vermeye elverişli olmayan rapor ve krokiye itibar edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir. Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 01.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.