12. Ceza Dairesi 2025/5986 E. , 2026/1202 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/495 E., 2025/363 K. SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HU…
12. Ceza Dairesi 2025/5986 E. , 2026/1202 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/495 E., 2025/363 K. SUÇ : Taksirle Öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, sanık müdafi ve katılan vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 25.04.2024 tarihli bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteminin; kaza sırasında müvekkilinin alkol oranı dikkate alınarak bu durumun kazaya sebebiyet verdiğinin kabulünün hatalı olduğuna, olayın oluş şekli dikkate alınarak cezanın alt sınırdan verilmesi gerektiğine, seçenek yaptırımlara ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, 29.08.2015 günü saat 06:40 civarında sanık sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... istikametinden ... istikametine seyir halinde iken km 15+850'ye geldiğinde emniyet şeridinde seyreden maktül sürücü ... sevk ve idaresindeki akülü bisikletin arkasından çarptığı akabinde direksiyon hakimiyetini kaybederek yol dışı kalması sonucu müteveffanın ölüme neden olduğu olayda sanık savunmasında suçlamayı kabul etmemişse de, sanığın savunmasının aksine olayın oluş şekli ve mahal özelliklerini anlatır kaza akabinde düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı, kroki, keşfe binaen bilirkişi tarafından hazırlanmış rapor içeriği, cd görüntüleri, cd izleme tutanakları, fotoğraflar, aracın hasarını gösteren fotoğraflar, alkol ölçüm raporu birlikte değerlendirildiğinde sanık sürücü yönetimindeki otomobil ile seyrini mahal şartlarına göre ayarlamadığı, emniyet şeridi içerisinde seyreden akülü bisiklete arkasından çarptığı, çarpmasını takiben direksiyon hakimiyetini kaybederek devrilip yol dışı kaldığı olayda dikkatsiz ve özensiz davrandığından kazanın meydana gelişinde ve müteveffanın ölümünde asli kusurlu olduğuna kanaat getirilerek, sanığın asli kusur durumu, müteveffanın ise kusursuz oluşu dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayinine gedilerek, Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, 100 promilden fazla alkol miktarı güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağından, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabul edildiği ve kaza anından yaklaşık olarak 53 dakika sonra alkol ölçümü ile 0,79 promil alkollü olduğu anlaşılan sanığın kaza anında 100 promilden fazla alkollü bulunmadığının anlaşılması ile almış olduğu alkolün verdiği etki ile emniyetli bir şekilde araç kullanamayacak olmasına rağmen araç kullandığına dair dosyaya yansıyan ve itibar edilir nitelikte bir delil bulunmadığı gözetilerek, sanığın eylemini basit taksir ile işlediği kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.