T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 12/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2025 NUMARASI : ... Esas- ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1 -... VEKİLİ : Av. ... : 2 -... VEKİLİ : Av.... DAVANIN KONUSU : Ölüm ve Cismani Zarar Sebe…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 12/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2025 NUMARASI : ... Esas- ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1 -... VEKİLİ : Av. ... : 2 -... VEKİLİ : Av.... DAVANIN KONUSU : Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat G.KARAR YAZIM TARİHİ : 14/03/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı...'nun maliki ve sürücüsü olduğu...plakalı araçla, 16.05.2021 tarihinde saat 18:30 sıralarında ... ili ... Mahallesinde yaya olan müvekkili ...'a çarpması sonucu, müvekkilinin BTM ile giderilemeyecek şekilde yaralanmasına sebep olduğunu, kaza sebebiyle hastaneye kaldırılan müvekkilinin uzun süre hastanede tedavi gördüğünü, sonra taburcu edildiğini , ancak tedavisine evinde yatılı bir şekilde aylarca devam ettiğini, müvekkilinin kazadan sonra aylarca yürüyememesi ve yürümesinin de tedavisi için sakıncalı olması nedeniyle muayeneleri ve pansumanları dahi eve gelen sağlık ekipleri tarafından yapıldığını, tedavisinin halen daha devam ettiğini, eski sağlığına da kavuşamadığını, müvekkilin kaza nedeniyle ayağında kırıklar ve derin kesikler oluştuğunu, ayak topuğunun kopma noktasına geldiğini, bu nedenle uzun ve sancılı tedavi sürecine devam etmekte oduğunu, müvekkilinin geçici ve sürekli maluliyeti söz konusu olduğunu, müvekkilinin bu süreçte hayatını tek başına idame ettirmesi imkansız hale geldiğini, ömür boyu bu şekilde yaşayacağı korkusuyla hayatına devam ettiğini, müvekkilinin tedavisinin yürüyememesi nedeniyle evinde devam etmesi ve hala devam ediyor olması nedeniyle yüksek meblağdaki tedavi giderleri müvekkilinin ve ailesinin maddi açıdan mahvına sebep olduğunu, bu süreçte yaşadığı ve halen de yaşamaya devam ettiğini üzüntü ve ıstırap nedeniyle manevi açıdan da zor bir dönem yaşadığını, davalının tam ve asli kusur ile müvekkilinin yaralanmasına sebep olması nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi gerektiğini, müvekkilinin uğramış olduğunu zararların giderilmesi için davalının aracının sigortalı olduğu davalı Aksigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulduğunu, 30/09/2021 tarihli cevap yazısı ile sigortalının kusuru bulunmadığı gerekçesiyle bu taleplerinin reddedildiğini, ancak müvekkilin yaralanmasında aracı kullandığı sırada aynı zamanda ehliyetsiz ve alkollü olan davalı sürücü ...'nun tam ve asli kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketinin taleplerini reddetmesinin hukuki bir dayanağı da bulunmadığını, başvurularının reddi üzerine taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulduğunu anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin uğramış olduğu zararların giderilmesinin imkansız hale geldiğini, alacağına kavuşmasına engel olunmasına yönelik tasarrufların önüne geçmek adına, müvekkilinin hiçbir gelirinin olmadığı da gözetilerek, davalı ... yönünden, teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmek gerektiğini, öncelikle ihtiyati haciz taleplerinin teminatsız olarak kabulü ile davalı ...'na ait taşınmazlar ve araçlar üzerine ihtiyati haciz konulmasına, müvekkilinin uğramış olduğu maddi zararların tazmini için; müvekkilde meydana gelen geçici maluliyeti nedeniyle belirsiz alacak davası niteliğinde şimdilik 250 TL geçici iş göremezlik tazminatı alacağı, sürekli maluliyeti nedeniyle belirsiz alacak davası niteliğinde şimdilik 250 TL sürekli iş göremezlik tazminatı alacağı, belirsiz alacak niteliğinde 250 TL bakıcı giderleri ve kısmi dava niteliğinde şimdilik 250 TL hastane ve tedavi giderleri olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminat alacağının 16/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesine, müvekkilini yaşadığı üzüntü ve ıstırabın bir nebze de olsa giderilmesi için manevi tazminat talebinin kabulü ile 60.000 TL'nin davalı Yusuf Kenan Çetinoğlu'ndan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 15/04/2025 havale tarihli dava değer arttırım dilekçesinde özetle, 250 TL geçici iş göremezlik tazminatı alacağı talebini 11.053,60 TL artırarak 11.303,60 TL geçici iş göremezlik tazminatı alacağının, 250 TL sürekli iş göremezlik tazminatı alacağı talebini 331.575,56 TL artırarak 331.825,56 TL sürekli iş göremezlik tazminatı alacağının, 250 TL bakıcı giderleri alacağının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasını talep ettiklerini, 250 TL hastane ve tedavi giderleri talebiini 44.280,50 TL ıslah ederek 44.530,50 TL hastane ve tedavi giderleri alacağının, toplam 387.909,66 TL alacağın 16/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek öncelikle reskoont avans faizi aksi halde yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile verilmesini, manevi tazminat taleplerinin kabulü ile 60.000 TL'nin davalı ...'ndan alınarak müvekkiline verilmesini ve diğer yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, davaya konu kazanın olduğu gün müvekkil, eşi ile tartışmış eşini ve çocukları da alıp bulunduğu ortamdan uzaklaşmak amacıyla arabasına bindiğini, aracın bulunduğu zeminin kaygan ve dik olması hasebiyle kaydığını, ancak kaza neticesinde davacının yaralandığının kesin olmadığını, meydana gelen kazaya ait kolluk kuvvetleri tarafından herhangi bir kaza tespit tutanağı tutulmadığını ve müvekkili ...'nun asli kusurlu olduğu dair herhangi bir tespitte bulunulmadığını, müvekkili... kaza tarihinde, aracı park ettikleri ev ...'un ikamet ettikleri evi olduğunu, kazadan önce hep beraber yemek yenildiğini en son müvekkil ve eşinin arasında oluşan tartışma neticesinde ise müvekkili eşi ve çocukları ile kimseyi rahatsız etmemek amacıyla misafir olarak geldikleri...'un evinden uzaklaşmak istediklerini, müvekkil, ikamet edilen evin bahçesinden çıkarken aracın bulunduğu zeminin kaygan ve dik olması hasebiyle araç öne doğru kaydığını, bu sırada davacı yaralandığını iddia ettiğini söz konusu yaralanmanın müvekkille ilgili olmadığınını açık olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı sigorta şirketi davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "1-A)Davacının Maddi Tazminat talepleri yönünden, davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, -331.825,56-TL Sürekli İş Göremezlik Tazminatı, 11.303,60-TL geçici İş Göremezlik Tazminatı ve 44.530,50-TL tedavi gideri tazminatının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 30.09.2021 tarihinden davalı ...'ndan kaza tarihi olan 16.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, -Davacının Bakıcı Gideri Tazminat talebine ilişkin fazlaya dair istemin reddine, 2-A)Manevi Tazminat talebi yönünden davacının davasının KABULÜ İLE, 60.000,00-TL Manevi Tazminatın davalı ...'ndan kaza tarihi olan 16.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle alınarak davacıya ödenmesine," karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu olayın kasten yaralama fiili çerçevesinde gerçekleşmesi nedeniyle poliçe teminatı kapsamı dışında olduğuinu, müvekkili şirketin kasten neden olunan zararlar nedeniyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından istinaf konusu kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 18/10/2021 tarih,...esas sayılı iddianamesi ile sigortalı araç sürücüsü sanık ... aleyhine, .... Asliye Ceza mahkemesi'nde kamu adına dava açıldığını, dava konusu olay kasten yaralama fiili çerçevesinde gerçekleşmiş olması sebebiyle “trafik kazası” niteliğinde olmamakla birlikte TTK m.1477 gereği poliçe teminat kapsamı dışında olduğundan huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin kasten neden olunan zararlardan ötürü herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, olayın trafik kazası olmadığını, zarar verme saikiyle kasten hareket edildiği ve olaya karışan aracın “silah” maksadıyla kullanılması sebebiyle “motorlu araç” vasfını yitirdiği açık olup soruşturma dosyasında da tarafların eylemine uyan “kasten yaralama” suçundan hakkında kamu davası açıldığını, açıklanan nedenle müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu bulunmadığından istinaf konusu kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, hükme esas alınan.... Asliye Ceza Mahkemesi 30.01.2022 tarihli kusur raporunda yer alan kusur oranlarının kabulünün mümkün olmadığını, eksik inceleme ve değerlendirme sonucu hazırlanan bilirkişi raporuna açıkça itiraz ettiklerini, müvekkili şirket tarafından, kazaya karışan ... plakalı araca ilişkin Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi düzenlenmiş olması tek başına poliçede yer alan teminat tutarının tamamının müvekkili şirket tarafından ödeneceği anlamını taşımadığını, öncelikle müvekkili şirket sigortalısı...plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun davacı tarafından ispatı gerektiğini, 30.01.2022 tarihli bilirkişi kusur raporunda bilirkişi tarafından hiçbir husus irdelenmeden ve değerlendirilmeden ilgili rapor düzenlendiğini, açıklanan nedenlerle, davaya konu olan kazanın meydana gelmesinde etkili olan tüm unsurların irdelenerek kusur durumunun belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınmak üzere tevdiini talep ettiklerini, Mahkeme tarafından sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kaza meydana geldiği esnada alkollü içki ve/veya uyuşturucu madde etkisinde olup olmadığı, geçerli sürücü belgesinin bulunup bulunmadığı anlaşılmadığından bu konuya ilişkin de Mahkeme vasıtasıyla araştırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, istinafa konu kararda hüküm kurmaya elverişli kabul edilen maluliyet raporu Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak tanzim edilmiş olup hükme esas alınabilir nitelikte olmadığını, dava konusu kaza 16.05.2021 tarihinde meydana gelmiş olup hükme esas alınan maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümlerine uygun olarak düzenlenmemesi sebebiyle kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacının güncel muayenesi yapılmaksızın yalnızca tedavi evrakları üzerinden maluliyet tespitinde bulunan söz konusu raporun hesap raporuna esas alınmasının kabulünün mümkün olmadığını, istinaf konusu karada 11.303,60-TL geçici iş göremezlik tazminatı talebi ve 44.530,50-TL tedavi giderine hükmedilmiş olmasının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik zararı bakımından poliçe teminatı kapsamında sorumluluğunun bulunmadığını, Mevzuat hükümleri gereğince geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri nedeniyle uğranılan zararlara ilişkin talepler poliçe kapsamında olmayıp, müvekkili sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, kaldı ki, davacı kaza tarihinde ev hanımı olup, kazanç getiren herhangi bir işte çalışmadığından (bu konuda davacı tarafın bir iddiası ile sunduğu somut neden ve delil bulunmadığından) ve bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemeyeceğine göre; davacı için geçici işgöremezlik tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, Danıştay'ın güncel iptal kararı uyarınca her türlü tedavi giderlerinden - SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) kapsamında kalıp kalmadığına bakılmaksızın - Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olduğuna karar verilmiş olduğundan hükme esas alınan 06.02.2025 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen belgeli tedavi giderlerinin tamamından SGK'nın sorumlu olduğunu, tedavi giderleri SGK'nın sorumluluğunda olup faturalandırılmamış masraflardan da müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, 24.03.2025 tarihli bilirkişi hesap raporu Sn.... tarafından düzenlendiğiuğu konudaki özel ve teknik bilgiyi içerir nitelikte bulunması gerektiğini, Hazine Müsteşarlığı’nın 05.02.2010 tarih ve 2010/4 sayılı genelgesi uyarınca, aktüer hesaplamalarının müsteşarlık nezdinde tutulan Aktüer Siciline kayıtlı aktüerler tarafından yapılması uygun görüldüğünü, istinaf konusu kararın kaldırılarak dosyanın söz konusu sicile kayıtlı olan bir aktüer bilirkişiye tevdii ile tekrar hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, İstinafa konu olan kararda 24.03.2025 tarihli bilirkişi hesap raporu esas alınmışsa da tazminat hesaplamasının Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra verilen güncel Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ilamı gereğince ülkemize özgü ve güncel verileri içeren Trh 2010 Ulusal Mortalite tablosunda yer alan verilere göre hesaplama yapılması gerektiğini, söz konusu hüküm uyarınca, dava konusu kaza nedeniyle birden fazla kişinin zarar görmüş olması durumunda, tüm zarar görenler için gerçek zarar belirlendikten sonra teminatın gerçek zararı karşılamaması durumunda “proporsiyon yapılması” ve teminatın bu şekilde paylaştırılması gerektiğini, dava konusu tazminat “ancak dava tarihinden itibaren” işleyecek “yasal faiz” ile birlikte talep edilebileceğini, müvekkili şirket ancak dava tarihinden itibaren işleyecek olan faizden sorumlu olduğunu, müvekkili şirket müdebbir bir tacir olarak genel kanunların ve poliçe genel ve özel şartlarının kendisine yüklediği tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olmakla herhangi bir temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, ayrıca, müvekkili sigorta şirketine gerekli tüm belgelerle ve yöntemince başvurulmuş olup da, sigortacı, haklı bir neden olmaksızın, belgelerin kendisine verilmesinden başlayarak sekiz iş günü içinde ödeme yapmazsa, sekiz günün bittiği tarihte temerrüde düşeceğini, dava açılmadan önce davacı tarafından gerekli tüm belgeler iletilerek usulüne uygun bir yazılı hasar başvurusunda bulunulmadığından, müvekkili şirketin buna bağlı bir faiz borcunun da bulunmadığını, bu nedenlerle sebeplerle tehir-i icra ve duruşma taleplerinin kabulünü, ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... E. ...K. ve 09.07.2025 tarihli haksız ve dayanaksız kararının kaldırılmasını, itirazlarının kabul edilerek davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinafa başvuru dilekçesi ile; Yerel Mahkemece verilen kararın Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkına ve hukukun temel ilkelerine aykırı bir şekilde, hukuki dayanaktan yoksun delillerle tesis edildiğini, yerel mahkeme, dava dosyasındaki delilleri tek yönlü ve müvekkili aleyhine olacak şekilde yorumladığını, dosyanın esasına etki eden hayati öneme sahip çelişkileri gidermediği ve bu sebeple açıkça hakkaniyete aykırı bir karar verildiğini, yerel Mahkemece Hukuka ve gerçeklere aykırı kusur tespitine yönelik itirazları giderilmeden hüküm kurma yoluna gidildiğini, yerel mahkemenin müvekkili ...’nu, hiçbir somut delile dayanmaksızın olayın oluşumunda tek başına, tam ve asli kusurlu kabul ettiğini, bu kabulün hukuki ve mantıksal açıdan kabul edilebilir olmadığını, öncelikle olay yeri incelemesinin eksik olduğunu, kazanın meydana geldiği yerin fiziki koşulları bilimsel ve teknik bir keşif veya incelemeye tabi tutulmadığını, dosyada, olayın meydana geldiği yerin, davalı tanığı...’un da ifadesinde teyit ettiği üzere, "dik, kaygan ve çakıllı bir rampa" olduğunun belirtildiğini, bu tür bir zemin, Borçlar Kanunu’nun 51. maddesinde düzenlenen müterafik kusur (birlikte kusur) ilkesinin uygulanmasını gerektiren bir durum olduğunu, Mahkemenin, yolun tehlikeli yapısını göz ardı ederek kusurun tamamını müvekkiline yüklemesinin, hukuka aykırı olduğunu, olay yerinde kolluk kuvvetlerince hiçbir şekilde bir trafik kaza tespit tutanağı düzenlenmediğini, bu durumun kazanın oluş şekli hakkında kesin ve objektif bir delilin bulunmadığı anlamına geldiğini, tanık beyanlarının güvenilir olmadığını, dosyada bulunan tanık beyanlarının birbiriyle çeliştiğini, bazı tanıkların müvekkilin alkollü olduğunu iddia ederken, bazıları bu konuda kesin bir bilgisi olmadığını beyan ettiğini, Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesinde yer alan ispat yükü kuralı uyarınca, davacı tarafın bu iddiasını somut bir delille kanıtlaması gerektiğini, müvekkilinin kazayı kasten veya ağır ihmalle meydana getirdiği yönünde hiçbir delil bulunmadığını, kusur oranı, en fazla tali kusur seviyesinde değerlendirilmeli ve tazminat miktarları buna göre yeniden hesaplanması gerektiğini, maluliyet oranlarında çelişkiler bulunduğunu, Yerel mahkemece fahiş manevi ve maddi tazminat miktarlarına hükmedildiğini, yerel mahkemenin hükmettiği 60.000 TL manevi tazminat ve 343.129,16 TL maddi tazminat (sürekli ve geçici iş göremezlik) miktarları, olayın niteliği, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, müvekkilinin kusur oranı ve mevcut ekonomik koşullar dikkate alındığında fahiş olduğunu, Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi ve Yargıtay’ın istikrar kazanmış içtihatlarında da vurgulandığı üzere, manevi tazminat bir zenginleşme aracı olamayacağını, ülkemizin mevcut ekonomik koşulları ve müvekkilinin ödeme gücü dikkate alındığında, bu miktarın açıkça hakkaniyete aykırı olduğunu, maddi tazminat hesaplamalarının da hatalı olduğunu, aktüerya bilirkişisinin hesaplamalarının davacının işgücü, yaşı ve gerçek kazançları gibi parametreleri yeterince dikkate almadığını, davacının kazadan önceki geliri somut belgelerle ispatlanamamış olup, varsayıma dayalı bir gelir üzerinden tazminat hesaplandığını, bu nedenlerle hukuka ve hakkaniyete aykırılıklar nedeniyle; ....Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 09.07.2025 tarihli, ... Esas ve ...Karar sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olması sebebiyle kaldırılmasını, davanın tamamen reddini, bu mümkün görülmezse, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının yeniden hakkaniyete uygun bir şekilde belirlenmesi için dosyanın bozularak yerel mahkemeye gönderilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi ile; Davalı sigorta şirketi tarafından taraflar arasında yaşanan trafik kazasının, bir trafik kazası niteliğinde olmadığı, kasıtla işlendiğini, bu nedenle sigorta şirketinin sorumluluğu olmadığının iddia ettiğini, ancak bu iddiaları yerinde olmadığı gibi ... Asliye Ceza Mahkemesinin...esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilip, gerek bu dosyada toplanan gerekse mahkeme dosyasında toplanan deliller ve kusura ilişkin alınan raporda, olayın trafik kazası olduğu tespit edildiğini, bu doğrultuda her iki mahkeme tarafından da yerinde hükümler kurulduğunu, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, yaya olan müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusuru bulunmayıp, davalının tam ve asli kusurlu olduğu yönündeki tespitlerin de yerinde olduğunu, müvekkilinin sağlık durumuna ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan dahi rapor alınmış olup, davalıların maluliyete ilişkin itirazlarının yerinde olmadığını, bilirkişi tarafından düzenlenen aktüerya raporu da TRH 2010 tablosu kullanılmak suretiyle, güncel içtihatlar doğrultusunda tanzim edildiğini, bilirkişi raporunda belirlenen ve mahkeme tarafından kabul edilen tüm tedavi giderleri SGK tarafından karşılanmayan sağlık giderlerinden olduğunu, bu giderler de sigorta poliçesi kapsamında ve davalıların sorumluluğunda olduğunu, bu davanın açılmasından önce davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, ancak davalı sigorta şirketi tarafından başvurunun reddedildiğini, bu nedenle sigorta şirketi temerrüde düşmüş olup, temerrüt tarihinden itibaren faiz uygulanmasının yerinde olduğunu, kaza tarihinde 58 yaşında olan müvekkilinin, kazanın üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen, hala sağlık sorunları devam etmekte olup, eski sağlığına kavuşamadığını, uzun süreli tedavilerine rağmen, bu tedavi süreçlerinden sonra alınan sağlık kurulu raporlarına göre de eski sağlığına kavuşmasının da mümkün olmadığını, bu nedenlerle davalıların istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; trafik kazasından kaynaklanan sürekli/geçici işgöremezlik, tedavi ve bakıcı gideri ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın maddi tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne, manevi tazminat yönünden kabulüne dair verilen karara karşı davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır. Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere, ceza dosyasında dava konusu kazanın taksirle vuku bulduğunun, kasten işlenmediğinin tespit edilerek bu yöndeki tespitin kesinleşmiş olmasına, davacının dosya kapsamındaki maluliyet raporları arasındaki çelişkinin İstanbul Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu'ndan kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre rapor alınarak giderilmiş olmasına, dosyada kusura ilişkin tespitte ve hesap raporunda bir yanlışlık bulunmamasına, davalıların geçici işgöremezlik zararından da sorumluluğunun bulunmasına, hükmedilen manevi tazminatın fahiş nitelikte olmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin dışındaki istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 sayılı Kanunla değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesinde; "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır." şeklinde hüküm bulunmakta olup, anılan maddeye göre sigorta şirketleri ve sigorta şirketinin sorumluluğunu üstlendiği araç işleteni ve sürücüsünün belgeli tedavi giderleri yönünden sorumluluğu son bulmuştur. Yukarıda izah edilen hukuki olgular karşısında, Kanun gereği kazazede için özel ve resmi sağlık kurumunda yapılan her türlü tedavinin, gerçek zarara işaret etmesi ve yaralanma ile uygunluk göstermesi şartı ile dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunun kabulü gerekir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 6111 sayılı Kanun ile değiştirilen 2918 sayılı Kanunun 98 inci maddesi kapsamındaki tüm tedavi giderlerinden değil, ancak söz konusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeye dayanmayan tedavi giderleri, 6111 sayılı Kanun kapsamında değildir. Belgeli olmayan tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmayıp, sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 30/06/2025 tarih, 2025/5796 esas, 2025/10231 karar sayılı ilamı) Bu bilgiler ışığında dosya değerlendirildiğinde; Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 06/02/2025 tarihli raporda davacının kazaya ilişkin belgeli tedavi giderinin 31.590,50 TL olduğu, belgesiz tedavi giderinin ise 12.940,00 TL olduğu, toplam belgeli ve belgesiz tedavi giderinin 44.530,50 TL olduğu, mahkemece belgeli/belgeli olmayan ayrımı yapılmaksızın davalıların tüm tedavi giderinden sorumlu tutulduğu anlaşılmaktadır. Oysa yukarıda da belirtildiği üzere 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 sayılı Kanunla değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü uyarınca sigorta şirketleri ve sigorta şirketinin sorumluluğunu üstlendiği araç işleteni ve sürücüsünün belgeli tedavi giderleri yönünden sorumluluğu son bulmuştur.Buna göre ilk derece mahkemesince somut olay açısından belgeli olduğu anlaşılan 31.590,50 TL tedavi gideri bakımından dava dışı SGK'nın sorumlu olduğu, davalıların sorumluluğunun bulunmadığı gözetilmeksizin hüküm kurulması doğru olmamıştır. Buna ilişkin istinaf itirazları yerindedir. Açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun belirtilen yönden kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden karar vermek üzere kaldırılması gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)Davalı ... Sigorta A.Ş.vekilinin ve davalı... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ İLE, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/07/2025 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince düzeltilerek aşağıdaki şekilde yeniden karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, 1-Davacının Maddi Tazminat talepleri yönünden, davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, *331.825,56-TL Sürekli İş Göremezlik Tazminatı, 11.303,60-TL geçici İş Göremezlik Tazminatı ve 12.940,00 TL tedavi gideri tazminatının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 30.09.2021 tarihinden davalı ...ndan kaza tarihi olan 16.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, tedavi gideri yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine, *Davacının Bakıcı Gideri Tazminat talebine ilişkin fazlaya dair istemin reddine, 1-Alınması gereken (356.069,16 TL toplam kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan) 24.323,08 -TL karar ve ilam harcından peşin alınan (harçtan işbu maddi tazminat talepleri hakkındaki kısma düşen) 3,41-TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 1.322,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 22.997,67 -TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 2-Davacı tarafından yapılan, ilk dava açılış gideri 300,55-TL, tamamlama harcı 1.322,00-TL, posta gideri 1.428,25-TL, ATK -bilirkişi ücretleri 24.504,00-TL olmak üzere toplam 27.554,80-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan (harçların tamamı davalı taraftan alınmak üzere yapılan hesaplamaya göre) 25.350,41 TL 'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Davalı ... tarafından yapılan 500,00-TL yargılama giderinin 40,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ... 'na ödenmesine, kalan giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 56.971,06 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 31.840,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, B-Manevi Tazminat talebi yönünden davacının davasının KABULÜ İLE, 60.000,00-TL Manevi Tazminatın davalı ...'ndan kaza tarihi olan 16.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle alınarak davacıya ödenmesine, 1-Alınması gerekli 4.098,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan (harçtan işbu manevi tazminat talepleri hakkındaki kısma düşen) 204,94-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.893,66-TL harcın davalı ... 'ndan tahsili ile hazineye irad kaydına, 2-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... 'ndan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Arabuluculuk ücreti olarak ödenen 1.320,00-TL 'den 6235 Sayılı Kanunun 14.maddesi gereğince kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.214,40 TL arabuluculuk ücretinin davalı sigorta şirketinden, bakiye kalan 105,6 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, C)İstinaf yargılaması bakımından: 1-Davalı ...Sigorta A.Ş. tarafından yatırılan 6.620,26 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, 2-Davalı ... tarafından yatırılan 6.620,25 ve 1.024,65 TL istinaf karar harcının talebi halinde iadesine, 3-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 4-Davalı ... tarafından yapılan 550,00 TL posta gideri ve 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.233,10 TL'nin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Ç)Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine, D)İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine, E)Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ YOLU açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/03/2026 ... Başkan... Üye... Üye... Katip... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.