(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/3757 E. , 2006/10172 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı idare ile sulu tarım yapmak için elektrik abone sözleşmesi yaptıklarını, sulama elektrik tesi
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/3757 E. , 2006/10172 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı idare ile sulu tarım yapmak için elektrik abone sözleşmesi yaptıklarını, sulama elektrik tesisi kurup, kendisinin ve kiracısı olduğu taşınmazlara pamuk ektiğini, ancak davalı idarenin düzenli elektrik vermediğini, elektrik kısıntıları ve voltaj düşüklükleri nedeniyle pamuk ürününe zamanında ve yeterli su veremediğini, bu yüzden ürün kaybı olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere 5.500 YTL maddi tazminatın tesbit tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankasının kısa vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faizi ile tahsilini istemiş, 24.10.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 8.812,22 YTL daha arttırarak 14.312,22 YTL'ye çıkarmıştır. Davalı, davacıya ait sulama elektrik tesisinin özel bir tesis olduğunu bakım onarım ve tüm sorumluluğun müşteriye ait olduğunu, idarenin orta gerilimdeki voltaj düşüklüklerinin sorumlu olduğunu, abone sözleşmesinde elektrik kesintileri ve voltaj düşüklüğü sebebiyle doğacak zararlardan davacının sorumlu olacağının düzenlendiğini voltaj düşüklüğü olsa bile zararın % 80 ve yukarısı mümkün olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, ürün kaybı ve doğrudan gelir desteği kaybı toplamından % 10 oranında davacının kusur indirimi yapılarak 12.880.998.000 TL tazminatın dava tarihi 1.3.2005 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsili ile davacıya verilmesini, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı idare tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı, davaya konu taşınmazlardan bir kısmında hissedar olduğunu bir kısmını da kiraladığını açıklamıştır. Mahkemece bu konu üzerinde durulmamış, tapu kayıtlarının tümü dosyaya celbedilmemiş, herhangi bir araştırma yapılmamıştır. ... İlçe Tarım Müdürlüğü’nden bildirilen 2004 pamuk ürünü için sayılan girdiler arasında tarla kirası da sayılmıştır. Bu nedenle, davacının kiraladığı taşınmazlar için kira ödemelerinin maliyet hesabına dahil edilmesi ve zarar hesabının bu girdi de dahil edildikten sonra bulunması gerekir. Bu hususların göz ardı edilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 3-Davacı dava dilekçesinde, elektrik kesintisi ve yetersizliği probleminin ilde sıkça yaşanan ve herkesçe bilenen bir durum olduğunu, davalı idarenin de elektrik kesintilerinin kaçak elektrik kullanımından ve çiftçinin ...’a olan borcundan kaynaklandığını belirterek sorunun varlığını kabul ettiğini açıklamıştır. Davacının dava konusu sulama aboneliği de 2001 yılına ilişkindir. Davacının elektrik kesintisinden haberdar olduğu ve bu yörede sık sık voltaj dalgalanmalarının meydana geldiği bir gerçek olduğuna göre, davacının da en azından 3-4 yıldır da tarım ürünleri ekimi yaptığı gözetildiğinde, buna rağmen 110 dekardan fazla tarlaya sulu ekim yapması halinde zararın oluşacağını öngörmesi gerektiğinin kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davacının B.K.nun 44. maddesi gereğince müterafik kusurunun % 10’la sınırlı tutulması doğru değildir. Mahkemenin hükmüne dayanarak yaptığı bilirkişi raporunda, davanın, mahsullerin ekim döneminden sonra elektrik kesintisini açıklaması kusura kıstas alınmış olup, geçmiş yıllardaki elektrikle ilgili sıkıntının davacı tarafından bilindiği ve bununda davacı yönünden kusurunu daha da ağırlaştıracağı gözardı edilmiştir. Böyle olunca, mahkemece davacının müterafik kusurunun daha fazla olduğu üzerinde durulmalı buna göre karar verilmelidir. Kusur izafesinin de, yanlış değerlendirilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. 4-Davacı, dava dilekçesi ile fazla hakları saklı kalarak 5.500 YTL.nın ödetilmesini istemiş, 24.10.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile harcını ikmal ederek, talebini 14.312,22 YTL.na çıkarmıştır. Davacının yapmış olduğu ıslah kısmi ıslah olup, ferileri ıslah tarihi itibariyle uygulanmalıdır. Bu nedenle, kısmi ıslah halinde ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulabilir. Mahkemece, bu yön göz ardı edilerek kabul edilen alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi usul ve yasaya aykırı olup, ayrıca bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın 2,3. ve 4. bentlerde açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.