9. Ceza Dairesi 2021/7082 E. , 2024/4560 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/197 E., 2014/228 K. Sanık hakkında müstehcenlik suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5.maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun’un 231/12. maddesi gereği itirazı kabil olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve esasen mahallinde itiraz merciince incelendiğinden temyiz incelemesinin sanık hakkında çoc
**9. Ceza Dairesi 2021/7082 E. , 2024/4560 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/197 E., 2014/228 K. Sanık hakkında müstehcenlik suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5.maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun’un 231/12. maddesi gereği itirazı kabil olup, temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve esasen mahallinde itiraz merciince incelendiğinden temyiz incelemesinin sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükümlerle sınırlı yapılmasına karar verilmiştir. Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden; sanık müdafiinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesinde belirlenen bir haftalık kanuni süre geçtikten sonra temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır. Katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdureler vekilinin temyiz istekleri yönünden; sanık hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR Temyiz İncelemesinin Kapsamına Göre 1.Sanık hakkında katılan mağdure Doğa'ya yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan, katılan mağdure Nazlı'ya yönelik beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararıyla mevcut delillerin değerlendirilmesiyle sanığın katılan mağdurelere yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan 5273 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 103/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezaların aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ayrı ayrı ertelenmesine karar verilmiştir. 2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmî ret, kısmî iade, kısmî onama görüşlerini içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik soruşturma yapıldığına, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. B.Katılan Mağdureler Vekilinin Temyiz İsteği Sanık hakkında takdiri indirim ve erteleme hükümlerinin uygulanmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın en üst sınırdan ve hakkında takdiri indirim ile erteleme hükümleri uygulanmadan cezalandırılması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. III. GEREKÇE A.Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310/1.maddesinde belirlenen bir haftalık süre geçtikten sonra 24.11.2014 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B.Katılan Mağdure Nazlı'ya Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesi de yerinde olduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. C.Katılan Mağdure Doğa'ya Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1.Olayın intikal şekli, katılan mağdurenin çelişkili beyanları ile kovuşturma aşamasında sanığın kendisine yönelik normal sınırların dışında herhangi bir davranışı olmadığına yönelik beyanı, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın katılan mağdureye yönelik üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine dair hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Bozma sebebine göre onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. IV. KARAR A. Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Katılan Mağdure Nazlı'ya Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdureler vekilinin temyiz isteklerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA, C.Katılan Mağdure Doğa'ya Yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğu ile BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Suç tarihinde 11 yıl 5 aylık olan mağdurenin müdafii eşliğinde alınan soruşturma beyanında özetle; "... 15-20 gün önce şahsın evinde bilgisayar oynadıktan sonra para vereyim mi dediğini, istemiyorum demesine rağmen gelip yanağından öptüğünü, normal bir şekilde öpmediğini, yanağını somurduğunu, daha sonra Gazipaşa'daki bir marketin arkasında Hatipoğlu Pastanesinde oturdukları sırada genç kızların bacaklarını göstererek ne güzel bacakları var diye yorum yaptığını, yanında arkadaşı Sinem olduğu halde şahsın evinde bilgisayar oynarken bir klasör getirip klasördeki bikinili ve çıplak kadın resimlerini gösterdiğini, niçin bu resimleri gösterdiğini sorunca örnek kadın resimleri olduğunu söylediğini..." Duruşmada alınan beyanında ise sanığın kendisine karşı normal sınırların dışında davranışı olmadığını, yanağından öptüğünün doğru olduğunu ancak bu öpmeye farklı bir anlam vermediğini söylemiştir. Uzman Psikolog ise mağdureyi gerek duruşma öncesinde gerekse duruşma sırasında gözlemlediğini, meramını anlatabilecek psiko sosyal gelişime sahip olduğunu, emsallerinden bir eksiği olmadığını, ancak bu yaştaki bir kız çocuğunun cinsellik kavramı, hangi eylemin hangi amaca yönelik olduğunu ayırt etme yeteneği tam oturmamış olabileceğini, bazı eylemlerdeki cinselliği ifade edebildiğini ancak bazı eylemlerde ise bunun cinsel içerikli olup olmadığını değerlendiremediğini, cinsel gelişimi daha tamamlanmadığını, ifadelerinin yaş grubuna göre tutarlı ve itibar edilebilir olduğu kanaatinde olduğunu belirtmiştir. Sayın çoğunluk ile aramdaki uyuşmazlık sanığın mağdure Doğa'ya karşı cinsel duygularını tatmin amacına yönelik bir eylem gerçekleştirip gerçekleştirmediğine ilişkindir. Sayın çoğunluk tarafından sanığın mağdure Doğa'ya karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet hükmünün "Olayın intikal şekli, mağdurenin çelişkili beyanları ile kovuşturma aşamasında sanığın kendisine yönelik normal sınırların dışında herhangi bir davranışı olmadığına yönelik beyanı, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın mağdureye yönelik üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı" gerekçesi ile bozma kararı verilmiş ise de; Mağdure sanığın kendisine para verme teklifinde bulunduğunu, bir klasör içerisinden çıplak kadın resimleri gösterdikten sonra yanağından somurma şeklinde öptüğünü ifade etmiş, başka bir zaman da mağdureye yoldan geçen kadınların bacaklarının ne kadar güzel olduğunu söylemiştir. Altmışdokuz yaşında ve emekli öğretmen olan sanığın, 11 yaşındaki mağdure ile kurduğu iletişim biçiminin normal olmadığı, mağdurenin duruşmada da öpme eylemini doğruladığı, bu nedenle aslında beyanları arasında bir çelişkiden söz edilemeyeceği, mevcut durumun mağdurenin sanığın cinsel amacını algılayamamasından kaynaklandığı, zaten uzman psikoloğunda bunu ifade ettiği, Sanığın mağdureyi somurma şeklinde öpmesi eylemini öncesinde mağdureye para teklif etmesi, arkasından klasörden çıplak kadın resimleri gösterdikten sonra gerçekleştirmiş olması nedeniyle cinsel saikle ve cinsel duygularını tatmin amacıyla gerçekleştirdiğini gösterdiği, bu şekilde bir öpmenin normal kabul edilemeyeceği, bu nedenle ilk derece hükmünün onanması görüş ve kanaatinde olduğumdan suçun oluşmadığı gerekçesiyle hükmün bozulması yönündeki sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.