10. Hukuk Dairesi 2024/6201 E. , 2024/8034 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/606 E., 2024/385 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/10 E., 2022/548 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk D
**10. Hukuk Dairesi 2024/6201 E. , 2024/8034 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/606 E., 2024/385 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/10 E., 2022/548 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.12.2020 tarihinde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı İş Müfettişlerinden ... ve ... tarafından düzenlenen tutanağa istinaden ... Ostim Hizmet Merkezi tarafından 23.11.2021 tarihli, E-29465617-404-*********** sayılı ve "*********** Fazla/Yersiz Ödeme/Borçlu No: 2267778" konulu yazı ile 83.428,56 TL Fazla/Yersiz Ödeme ve 9.455,49 yasal faiz olmak üzere toplam 92.884,05 TL ödeme yapılmasının talep edildiğini, talep edilen ödemenin davacı tarafından 07.12.2021 tarihinde ihtirazi kayıtla ödendiğini ve yasal 15 günlük süre içerisinde Kuruma itiraz edildiğini, ancak itirazlarının reddedildiğini ileri sürerek, 83.428,56 TL fazla/yersiz ödeme ve 9.455,49 TL faiz olmak üzere toplam 92.884,05 TL tutarında borçlu olmadığının tespitini ve borcun iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; dava konusu işlemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişi tarafından düzenlenen rapora istinaden tesis edildiğini, davacı işveren hakkında davalı Kuruma “Kısa Çalışma Ödeneğinin usulsüz kullandırıldığı” iddiası ile yapılan şikayetlere istinaden teftiş başlatıldığını, yapılan incelemeler sonucunda kısa çalışma kapsamına alınan 113 işçinin çalıştığının, haftalık çalıştırılmayacak saatlere uygun olarak çalıştırılmadıklarının belirlendiğini, 2020 Nisan-Haziran arasında hiç çalışma olmadığı, haftalık 45 saat kısa çalışma uygulanan işçilerin bazılarının 33 saatlik kısa çalışmaya çekilerek fiili çalışmaya başlatıldığının tespit edildiğini, mevcut veriler ışığında kısa çalışma ödeneğinden yararlandırılmış personelin haftalık çalıştırılmayacak saatlere aykırı olarak 30 saatlik çalışmalar gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, 4447 sayılı Kanun ve Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği Hakkında Yönetmeliğin ilgili hükümlerine aykırı kısa çalışma uygulaması yapıldığının tespit edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 83.428,56 TL yersiz ödeme ve 9.455,49 TL yasal faiz olmak üzere toplam 92.884,05 TL borcunun olmadığının tespitine, aksi Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; Çalışma ve İş Kurumu Ankara İl Müdürlüğünün Türkiye İş Kurumunun taşra birimi olduğunu, bu nedenle ayrı bir tüzel kişiliği bulunmadığını, Kurumun taraf olduğu dava ve icra takiplerine ilişkin olarak her türlü yargı harcından muafiyeti bulunduğunu, görev itirazında bulunduklarını, görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davalı Kurum işlemine dayanak Bakanlık Raporunda elde edilen veriler ışığında kısa çalışma uygulamasının 4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanun'un ve Kısa Çalışma ve Kısa Çalışma Ödeneği Hakkında Yönetmelik'in ilgili hükümlerine aykırı şekilde kullanıldığı kanısına varıldığını, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket tarafından davalı Kurumca uygulanan idari para cezasının Kurumca tahsil edildiği, dolayısıyla iade ve mahsup işlemi yapılmasının mümkün olmadığı açık olup davanın reddi gerekirken Mahkemece yanılgılı değerlendirme ile kabulünün hatalı olduğu değerlendirilerek; davalının istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nın 353/(1) b) 2 nci maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; hem Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 24.12.2020 tarihli ve 11122-İNC-21 sayılı raporu ekinde ifadelerine başvurulan işçiler hem de Mahkemede re'sen tanık olarak dinlenilen işçilerin beyanları doğrultusunda müvekkili şirketin kısa çalışma uygulamasına aykırılık teşkil edecek çalışma yaptırmadığının açıkça ortaya konulduğunu, her ne kadar davalı taraf, müfettiş raporunun araç takip sistemi gibi teknik verilere dayandığını ileri sürmekteyse de, araç takip sistemi aracın ne süre ile çalıştığını göstermekte olup, bunun içerisinde iş için kullanılan miktarın ayrıştırılmasının mümkün olmadığını, müvekkil şirketin kısa çalışma uygulamasına aykırılık teşkil edecek davranışlarda bulunmadığını, her ne kadar, istinaf ilamında "Her iki yasa maddesi de dikkate alındığında; davacı şirket tarafından davalı Kurumca uygulanan idari para cezasının Kurumca tahsil edildiği, dolayısıyla iade ve mahsup işlemi yapılmasının mümkün olmadığı" değerlendirilmişse de davalı tarafından talep edilen ödeme müvekkili şirket tarafından 07.12.2021 tarihinde ihtirazi kayıtla ödendiğini, aynı konu hakkında İdare Mahkemesi nezdinde açılan İdari Para Cezasının iptali davasının da müvekkili şirket lehine sonuçlandığını beyanla eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından gerçekleştirilen denetim sonucu düzenlenen 24.12.2020 tarihli ve 11122-İNC-21 sayılı rapor gereğince davacı şirketin ödemiş olduğu, yersiz kısa çalışma ödemesi iadesi tutarında borçlu olmadığının tespiti ve borcun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4447 sayılı Kanun'un Geçici 29 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi