DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/1971 E. , 2024/2723 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1971 Karar No : 2024/2723 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-... VEKİLİ : Av. ... 2-... Elektrik Dağıtım AŞ VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 16/05/2024 tarih ve E:2023/4424, K:2024/3123 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu ist…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/1971 E. , 2024/2723 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1971 Karar No : 2024/2723 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-... VEKİLİ : Av. ... 2-... Elektrik Dağıtım AŞ VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 16/05/2024 tarih ve E:2023/4424, K:2024/3123 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara ili sınırları içerisinde 23+187,28 km uzunluğundaki İncek DM-Topaklı DM enerji nakil hattının yapılması amacıyla ekli listede yer alan güzergahlara isabet eden taşınmazlarda elektrik dağıtım tesis yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırmasına dair 16/09/2022 tarih ve 31955 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15/09/2022 tarih ve 6086 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın Ankara ili, Etimesgut ilçesi, Fevziye Mahallesi, ... Mevkii, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 16/05/2024 tarih ve E:2023/4424, K:2024/3123 sayılı kararıyla; Davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazları yerinde görülmemiş, Anayasa'nın 35. maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. ve 27. maddeleri ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin 2. fıkrasına yer verilerek, Acele kamulaştırma kararına yönelik yapılacak incelemede, nihai olarak taşınmazın kamuya devrinin gerçekleşmesi planlandığından, öncelikle acele kamulaştırma yoluyla el konulmak istenilen taşınmazın kamusal bir amaca -plan, proje ve bu konuda yetkili makamlarca alınan kamu yararı kararı gibi- özgülendiğinin ortaya konulması gerektiği; burada acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının bulunup bulunmadığı hususu ile sınırlı olarak inceleme yapılacak olup, kamu yararının hukuka uygun olup olmadığına ilişkin incelemenin ise, olağan kamulaştırma sürecine ilişkin işlemlere -kamu yararı/kamulaştırma kararı, proje vb.- karşı ilk derece yargı yeri olarak İdare Mahkemesinde açılacak davalarda yapılacağının tabii olduğu, Diğer taraftan, acelelik halinin varlığının ortaya konulmasının, işlemin temel dayanağını teşkil ettiği, acelelik halinin varlığından söz edilebilmesi için, idarenin acele kamulaştırmaya konu taşınmaza bir an önce fiilen müdahalede bulunması için olağan usulden ayrılmasının bir zorunluluktan kaynaklandığının, diğer bir ifadeyle gecikmesinde sakınca bulunan bir faaliyetin gerçekleştirilmesinde üstün kamu yararı bulunduğunun ortaya konulması gerektiği, Acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirileceği, Dosyanın incelenmesinden; Başkent Elektrik Dağıtım AŞ'nin faaliyetleri kapsamında bulunan Ankara ili sınırları içerisindeki 23+187,28 km uzunluğundaki İncek DM-Topaklı DM Enerji Nakil Hattı güzergahına isabet eden taşınmazlardan toplam 4196,95m2'lik sahanın mülkiyetinin tescil edilebilmesi ve hat emniyet sahası içinde kalan toplam 301590,14m2'lik saha üzerinde irtifak hakkı tesis edilebilmesi amacıyla 6446 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca, Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ Yönetim Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararı ile kamulaştırma kararı alındığı; Ankara ili, Gölbaşı ve Etimesgut ilçelerinde ..., ..., ... mahallelerinde imara açılan bölgelerdeki artan enerji taleplerinin mevcut durumda karşılanamayacağı, bölgedeki mevcut hatların sekonder şebeke üzerinden enerjili oldukları için alternatif besleme kaynaklarının mevcut olmadığı, son bir yıl içerisinde 54 adet arıza kaydının tespit edildiği, bu arızalarda 3014 adet abonenin olumsuz etkilendiği, yapımı planlanan hattın 2000 adet aboneye hizmet verecek olması ve enerji arzı kalitesinin arttırılması ile ring şebeke oluşturarak bölgenin sosyo-ekonomik faaliyetlerinin daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulabilmesi ve kaliteli hizmet ve kesintisiz enerjinin sağlanması amacıyla hat güzergahlarına isabet eden taşınmazların kamulaştırma çalışmalarının acele kamulaştırma yöntemiyle yapılabilmesi için 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı kararı alınmasının talep edilmesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği; dava konusu taşınmazın anılan proje güzergahında bulunduğu ve proje alanında imar planının bulunmadığı; öte yandan ...Asliye Hukuk Mahkemesinin... günlü, E:..., D.İş, K:... sayılı kararıyla uyuşmazlığa konu taşınmazın bir kısmına acele el konulmasına karar verildiğinin anlaşıldığı, Bu durumda, bölgede meydana gelen nüfus artışı ve kentsel dönüşümlere paralel olarak artan konutların enerji ihtiyacı, sanayi yatırımlarının ve teknolojik gelişmelere dayalı olarak artan güç artışı talepleri karşısında, bölgeye yeni bir enerji nakil hattı tesis edilmek suretiyle elektrik enerjisinin kesintisiz olarak sağlanması, tedarik sürekliliğinin gerçekleştirilmesi amacıyla tesis edilen acele kamulaştırma kararında, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinin uygulanabilmesi için gerekli olan acelelik durumunun ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının bulunduğu anlaşıldığından, dava konusu acele kamulaştırma kararında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, taşınmazın tarım arazisi olduğu, dava konusu 15/09/2022 tarihli Cumhurbaşkanı kararından sonra, 10/11/2023 tarihli Toprak Koruma Kurulu tarafından taşınmazların tarım dışı kullanımın uygunluğuna dair verilen kararın, halen Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından değerlendirildiği gibi alternatif alan bulunmadığına dair yapılmış bir araştırmanın dosyada olmadığı ve davalı idarelerce acelelik halinin bulunduğunun ortaya konulamadığı anlaşıldığından acele kamulaştırma işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : İlgili mevzuat uyarınca davaya konu işlemden önce alınması gereken tarım dışı kullanım izninin, davaya konu işlemden daha sonra alınmış olması nedeniyle dava konusu işlemin uyuşmazlık konusu taşınmaza yönelik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozularak dava konusu işlemin uyuşmazlık konusu taşınmaz yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT : Anayasa'nın 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrasında; idarelerin kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırabileceği düzenlenmiş; 5. maddesi ile kamulaştırma yapılabilmesi kamu yararı kararı alınması şartına bağlanmış; 5. maddede düzenlenen mercilerce verilen kamu yararı kararlarının onay mercilerinin düzenlendiği 6. maddesinin son fıkrasında da, onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek olmaksızın, yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınması yeterli görülmüştür. Aynı Kanun'un 27. maddesinde ise, "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir." hükmüne yer verilmiştir. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun "Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı" başlıklı 13. maddesinde; "Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla; a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar, b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı, c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri, ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri, d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar, e) (Ek: 31/1/2007-5578/3 md.) Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar, f) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımları, g) (Ek: 26/3/2008-5751/1 md.) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları, İçin bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. (Ek cümle: 31/1/2007-5578/3 md.) Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir. Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir... ..." hükmü yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasa’nın 35. maddesinin ikinci fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir. Anayasa ve 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, idarelerin, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı çerçevesinde ya da onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine dayanılarak, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırmaları; hatta 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde, anılan Kanun'da ayrı bir usul olarak öngörülen acele kamulaştırma yöntemine de başvurulabilmeleri mümkündür. Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır. Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelelik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir. Anayasa'nın 35. maddesinin mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğine ilişkin hükmü çerçevesinde, 2942 sayılı Kanun'la, kamulaştırma ve aynı zamanda acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı ile ya da onaylı imar planı veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve proje ile ortaya konulması gerekliliği düzenlenmiştir. Öte yandan, 5403 sayılı Kanun; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımının sağlanması amacıyla yürürlüğe konulmuş, arazi ve toprak kaynaklarının kullanım planlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. 5403 sayılı Kanun ile tarım arazileri koruma altına alınmış ve tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı belirtilerek tarım arazilerinin ancak 13. maddede sayılan koşulların varlığı halinde tarım dışı kullanımına olanak sağlanmıştır. Bu kapsamda tarım arazisinin amaç dışı kullanımı, ancak arazinin, tarım dışı kullanımının sosyal veya ekonomik açıdan daha fazla kamusal yarar sağlayacağının yapılacak değerlendirme sonucunda belirlenerek Toprak Koruma Kurulunun uygun görüşü üzerine, Tarım ve Orman Bakanlığınca veya Valiliklerce tarım dışı kullanım izni verilmesi halinde mümkündür. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın tarım arazisi olduğu, taşınmazın 17,14m2'sinin mülkiyet, 1.254,81m2'lik kısmının ise irtifak hakkı tesisi yoluyla acele kamulaştırılmasına karar verildiği; Tarım ve Orman Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı oluru ile davaya konu taşınmazın da bulunduğu alanda enerji nakil hattı sabit tesisi (kök ve direk yeri) için tarım dışı kullanım izninin verildiği, ... tarih ve ... sayılı Bakan oluru ile yürürlüğe giren Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Genelge'nin "Etüt raporlarının hazırlanması ve değerlendirilmesi" başlıklı 9. maddesinin 3. fıkrasında; "Zeminde tarımsal faaliyetlerin devamına izin verilen, arazinin üst veya alt kullanımı (irtifak tesisi) ile ilgili iletim hattı (sabit tesisler hariç) güzergahında kalan arazilerin "Tarım dışı amaçlı" izinlendirilmesine gerek bulunmamaktadır..." hükmü yer aldığından, taşınmazın irtifak hakkı tesis edilen 1.254,81m2'lik kısmının ise izinlendirilmesine gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu parselin tarım arazisi niteliği dikkate alındığında, tarım arazisinin amaç dışı kullanımına izin verilebilmesi için, Devlete yüklenilen tarım arazilerinin korunması ödevi ile sosyal veya ekonomik bazı zorunlu ihtiyaçlar arasında makul bir denge kurulması ve arazinin, tarım arazisi olarak mı amaç dışı kullanımının mı sosyal veya ekonomik açıdan daha fazla kamusal yarar sağlayacağının ortaya konulması suretiyle tarım dışı kullanım izin prosedürünün tamamlanmış olması gerekmekte olup, tarım dışı kullanım izni alınması gereken tarım arazisi niteliğinde olan davaya konu taşınmazın mülkiyet kamulaştırmasının söz konusu olduğu 17,14m2'lik kısmına ilişkin davaya konu acele kamulaştırma kararı öncesinde alınmış tarım dışı kullanım izni bulunmasa da, davaya konu Cumhurbaşkanı Kararı'ndan sonra, Tarım ve Orman Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı oluru ile anılan taşınmaza ilişkin tarım dışı kullanım izninin verildiği anlaşıldığından, tarım dışı kullanım izni ile bu husustaki hukuka aykırılık halinin ortadan kalktığı ve söz konusu iznin dava konusu karardan daha sonra verilmiş olmasının, davaya konu kararın iptalini gerektirir bir husus olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, Ankara ili, Gölbaşı ve Etimesgut ilçelerinde Şehitali, Fevziye, Halaçlı mahallelerinde imara açılan bölgelerdeki artan enerji taleplerinin mevcut durumda karşılanamayacağı, bölgedeki mevcut hatların sekonder şebeke üzerinden enerjili oldukları için alternatif besleme kaynaklarının mevcut olmadığı, son bir yıl içerisinde 54 adet arıza kaydının tespit edildiği, bu arızalarda 3014 adet abonenin olumsuz etkilendiği dikkate alındığında, yapımı planlanan hattın 2000 adet aboneye hizmet verecek olması ve enerji arzı kalitesinin arttırılması ile ring şebeke oluşturarak bölgenin sosyo-ekonomik faaliyetlerinin daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulabilmesi ve kaliteli hizmet ve kesintisiz enerjinin sağlanmasında kamu yararının bulunduğu; bölgede meydana gelen nüfus artışı ve kentsel dönüşümlere paralel olarak artan konutların enerji ihtiyacı, sanayi yatırımlarının ve teknolojik gelişmelere dayalı olarak artan güç artışı talepleri karşısında, bölgeye yeni bir enerji nakil hattı tesis edilmek suretiyle elektrik enerjisinin kesintisiz olarak sağlanması, tedarik sürekliliğinin gerçekleştirilmesi gerekliliği dikkate alındığında, söz konusu hat güzergahına isabet eden taşınmazların kamulaştırılmasında acelelik halinin de bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nda hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu durumda, davanın reddi yolundaki Daire kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 16/05/2024 tarih ve E:2023/4424, K:2024/3123 sayılı kararının, yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3.11/11/2024 tarihinde oyçokluğu ile kesin olarak, karar verildi. KARŞI OY X- 5403 sayılı Kanun; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımının sağlanması amacıyla yürürlüğe konulmuş, arazi ve toprak kaynaklarının kullanım planlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. 5403 sayılı Kanun ile tarım arazileri koruma altına alınmış ve tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı belirtilerek tarım arazilerinin ancak 13. maddede sayılan koşulların varlığı halinde tarım dışı kullanımına olanak sağlanmıştır. Bu kapsamda tarım arazisinin amaç dışı kullanımı, ancak arazinin, tarım dışı kullanımının sosyal veya ekonomik açıdan daha fazla kamusal yarar sağlayacağının yapılacak değerlendirme sonucunda belirlenerek Toprak Koruma Kurulunun uygun görüşü üzerine, Tarım ve Orman Bakanlığınca veya Valiliklerce tarım dışı kullanım izni verilmesi halinde mümkündür. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın tarım dışı kullanım izni alınması gereken tarım arazisi niteliğinde olduğu, taşınmazın 17,14m2'sinin mülkiyet, 1.254,81m2'lik kısmının ise irtifak hakkı tesisi yoluyla acele kamulaştırılmasına karar verildiği; 09/05/2023 tarih ve 9637520 sayılı Bakan oluru ile yürürlüğe giren Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Genelge'nin "Etüt raporlarının hazırlanması ve değerlendirilmesi" başlıklı 9. maddesinin 3. fıkrası uyarınca taşınmazın 1.254,81m2'lik kısmının izinlendirilmesine gerek bulunmamaktaysa da, taşınmazın 17,14m2'si yönünden tarım dışı kullanım izninin davaya konu 15/09/2022 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı'ndan sonra 18/01/2024 tarihinde alındığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; ilgili mevzuat uyarınca davaya konu işlemden önce alınması gereken tarım dışı kullanım izninin, davaya konu işlemden daha sonra alındığı anlaşıldığından, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nın uyuşmazlık konusu taşınmaza yönelik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozularak, dava konusu işlemin uyuşmazlık konusu taşınmaz yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.