8. Ceza Dairesi 2024/26268 E. , 2025/1409 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1797 E., 2024/1781 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istem
**8. Ceza Dairesi 2024/26268 E. , 2025/1409 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1797 E., 2024/1781 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Şanlıurfa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.02.2024 tarihli ve 2023/460 Esas, 2024/51 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 2005-2009 yılları arasında işlediği iddia edilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/1, 109/3-d, 109/3-f, 109/5, 43/1 ve 53. maddeleri uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 25.12.2020 tarihinde işlediği iddia edilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise beraatine karar verilmiştir. B. İstinaf Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 08.10.2024 tarihli ve 2024/1797 Esas, 2024/1781 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık müdafiinin temyiz istemi 2005-2009 yılları arasında işlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuyla ilgili olup, karar gerekçesinin suçsuzluk karinesine aykırılık teşkil ettiğine, katılanın soyut beyanları dışında mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, boşanma aşamasında olmaları nedeniyle sanığın eşinin tanık olarak verdiği ifadelere itibar edilemeyeceğine, takdiri indirim hükmünün uygulanmamasının hatalı olduğuna, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 2. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi 2005-2009 tarihleri arasında işlenen suçla ilgili üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, 25.12.2020 tarihli eylem yönünden de atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluştuğuna, beraat kararı yerine sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; Öğretmen olan sanığın müdür olarak görev yaptığı okulda öğrenci olan katılan mağdureyi 2005-2009 yılları arasında değişik tarihlerde müdür odasına çağırmak ve burada tutmak suretiyle cinsel istismarda bulunması, 25.12.2020 tarihinde de evine gelen katılan mağdureyi evinde zorla tutarak cinsel saldırıya teşebbüs etmesi olayına ilişkin olarak; 1-) 2005-2009 yılları arasındaki kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hüküm yönünden Yapılan incelemede; olayın ortaya çıkış şekli ve zamanı, eylemlerin 2005 yılından 2009 yılına kadar kesintisiz devam etmesine rağmen gerek bu dönemde gerekse şikayet tarihine kadar geçen yaklaşık 11 yıllık sürede katılan mağdurenin sessiz kalmasının hayatın olağan akışına uygun bir durum olarak kabul edilemeyeceği, dosya kapsamında dinlenen sanığın boşanma aşamasında olduğu eşi dışındaki tanıkların sanık aleyhine beyanlarının olmadığı, sanığın aşamalarda istikrarlı olarak suçu inkara yönelik savunmalarda bulunduğu, bunların dışında Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 06.01.2025 tarih 2024/7212 Esas 2025/39 Karar sayılı ilamıyla aynı tarihte gerçekleştiği iddia olunan beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna ilişkin verilen mahkumiyet kararının "Olayın intikal şekli ve süresi, mağdurenin başkaca delille doğrulanmayan soyut beyanları dışında, sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı nazara alındığında İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi karşısında mahkumiyet kararının yerinde olmadığı" gerekçesiyle bozulduğu da nazara alındığında, katılan mağdurenin soyut ve dosya kapsamıyla desteklenmeyen beyanları dışında sanığın cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeksizin mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunduğundan, Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmemiştir. 2-) 25.12.2020 tarihli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hüküm yönünden Yapılan incelemede; katılan mağdurenin olaya ilişkin aşamalardaki istikrarlı anlatımları, bu anlatımları destekler nitelikte kolluk görevlileri tarafından hazırlanan olay yeri inceleme raporunda eylemin gerçekleştiği konutta zemin üzerinde kan izleri ve cam kırıklarının bulunduğuna ilişkin tespitler ile katılan mağdurenin basit şekilde yaralandığına ilişkin 25.12.2020 tarihli adli muayene raporu, katılan mağdurenin bir şekilde üst katta bulunan banyoya kendini kilitleyerek polisi araması ile olayın son bulması ve Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 06.01.2025 tarih 2024/7212 Esas 2025/39 Karar sayılı ilamıyla aynı tarihte gerçekleştiği iddia olunan cinsel saldırı suçuna ilişkin verilen mahkumiyet hükmünün onanması hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın ... ile evine gelen mağdureye cinsel saldırıda bulunması üzerine kendisine karşı koyarak evden çıkmaya çalışan mağdureyi engellemek suretiyle atılı cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 08.10.2024 tarihli ve 2024/1797 Esas, 2024/1781 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sanığın tutukluluk halinin devamına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Şanlıurfa 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2025 tarihinde karar verildi.