8. Hukuk Dairesi 2017/11345 E. , 2020/4188 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar vekili, davalıların murisi ile davacıların tapuda maliki oldukları ve Şebinkarahisar Sulh Hukuk M…
**8. Hukuk Dairesi 2017/11345 E. , 2020/4188 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar vekili, davalıların murisi ile davacıların tapuda maliki oldukları ve Şebinkarahisar Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/313 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasına konu 19 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ağaçların ve evin davacılara ait olduğunun tespitini talep etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı ...'nın davasının reddine, davacı ...'nın dava konusu 19 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan evin aidiyetinin tespiti yönünden davasının reddine, davacı ...'nın dava konusu 19 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların aidiyetinin tespiti yönündeki davasının kabulüne, bu parsel üzerinde bulunan ve ziraat bilirkişinin rapor ve ek raporunda belirtilen 40-50 yaşlarında 2 adet armut ağacı, 150-160 yaşlarında 1 adet karadut ağacı, 20-25 yaşlarında 22 adet beyaz dut ağacı, 40-45 yaşlarında 3 adet elma ağacı, 40-45 yaşlarında 2 adet kayısı ağacı, 15-20 yaşlarında 5 adet kavak ağacı, 7-8 yaşlarında 1 adet karadut fidanı, 4-5 yaşlarında 1 adet elma fidanının davacı ...'ya ait olduğunun tespitine, ziraat bilirkişi 10.06.2015 tarihli rapor ve 05.01.2016 tarihli ek raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalılardan Ayşe ve Fatma vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 sayılı HMK mad. 106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararının bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK mad. 114/1-h, 115). Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.