(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/5125 E. , 2010/9771 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 5.964 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalının o
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/5125 E. , 2010/9771 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 5.964 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalının olayda %100 kusurlu olduğunu belirterek 5.900 TL'nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili davanın zamanaşımına uğradığını, hasar miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 5.100 TL tazminatın 24.12.2004 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, TTK'nun 1301.maddesine dayalı olarak açılan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Davalı vekili, süresinde verdiği cevap dilekçesinde olay tarihi ile dava tarihi arasında 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep etmiş; mahkemece zarara ve faile ittila tarihinin ekspertiz raporunun düzenlendiği, 21.9.2004 tarihi olup, bu tarihten 17.8.2006 dava tarihine kadar 2 yıllık zamanaşımı süresi geçmediği gerekçesiyle zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Yargıtay'ın 17.1.1972 gün ve 1970/2 esas, 1972/1 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, bu tür rücu davalarında, sigortacının tabi olduğu zamanaşımının, sigorta ettirenin aynı zarar sorumlusu aleyhine açabileceği davanın zamanaşımına tabi ve aynı tarihte başlayacağı kabul edilmiştir. Dolayısıyla sigortacı, sigorta ettiren bakımından işlemeye bağlayan zamanaşımı süresinden geriye kalan süre içinde rücu davasını açmak durumunda olup, sigortalısına yapılan ödeme yada ekspertiz raporunun düzenlenmesi ile zamanaşımı kesilmez ve kendisi için yeni baştan işlemeye başlamaz. Somut olayda, sigorta ettiren ile zarar sorumlusu davalı arasındaki ilişki maddi hasarlı trafik olayına dayandığından, 2918 sayılı KTK'nun 109.maddesi uyarınca zamanaşımı süresi 2 yıl olup, 12.8.2004 olan kaza tarihinden başlar ve 12.8.2006 tarihinde sona erer. Bu durumda dava 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 17.8.2006 tarihinde açılmış olmasına göre davalı vekilinin zamanaşımı definin kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde işin esasına girilerek esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 11.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.