9. Ceza Dairesi 2023/11 E. , 2023/4296 K. MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden; Mahkemece bozma üzerine kurulan hükmü kanuni süresinden sonra temyiz ettiği belirlenmiştir. Suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istemleri yönünden; Mahkemece bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci madde…
**9. Ceza Dairesi 2023/11 E. , 2023/4296 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden; Mahkemece bozma üzerine kurulan hükmü kanuni süresinden sonra temyiz ettiği belirlenmiştir. Suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istemleri yönünden; Mahkemece bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2014 tarihli ve 2011/136 Esas, 2014/69 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) ' nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 9 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 02.12.2020 tarihli 2016/8273 Esas ve 2020/5584 Karar sayılı kararıyla "...Duruşma tarihinde on dört yaşı içerisinde bulunan mağdurenin velayet hakkına sahip babası müşteki Mahmut’un, şikayetçi olmadığını beyan etmesine karşılık hakkında müsnet suçtan kamu davası açılan suça sürüklenen çocuğun aynı zamanda mağdurenin ağabeyi ve müştekinin de oğlu olması nedeniyle temsil kayyımı tayini gerekmekte ise de inceleme tarihi itibarıyla on sekiz yaşını tamamlamasından dolayı temsil kayyımı atanamayan mağdurenin yokluğunda kurulan hükümden haberdar olmadığı tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından, söz konusu hükümle ilgili temyiz hakkına sahip olan mağdureye gerekçeli hükmün usulünce tebliğiyle tebligat parçasının eklenip, hükmün temyizi halinde bununla ilgili ek tebliğname düzenlenmesinden sonra Dairemize iade edilmek üzere esası incelenmeyen dosyanın mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, ..." karar verilmiştir. 3. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 13.10.2021 tarihli ve 2021/22379 Esas, 2021/8391 Karar sayılı kararıyla hükmün "...5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine göre on sekiz yaşını tamamlamayan suça sürüklenen çocuk hakkındaki duruşmanın kapalı yapılacağı ve hükmün de kapalı duruşmada açıklanacağı gözetilmeden suça sürüklenen çocuğun on sekiz yaşını doldurduğu tarihten sonraki 10.09.2013, 12.11.2013, 04.02.2014 tarihli duruşmaların kapalı yapılıp, hükmün de kapalı oturumda verilmesi suretiyle aleniyet ilkesinin ihlal edilmesi,..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2022 tarihli ve 2021/428 Esas, 2022/61 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 103 üncü maddesinin altıncı fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 9 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 5. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.11.2022 tarihli ve 2022/7404 Esas, 2022/10151 Karar sayılı kararıyla "...Suça sürüklenen çocukla ilgili kurulan hükmün 25.05.2022 tarihinde O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından da temyiz edilmesine rağmen 28.04.2022 günlü tebliğnamede bu hususta görüş bildirilmediği gözetilerek ek tebliğname düzenlenmesiyle anılan eksiklik giderildikten sonra Dairemize iade edilmek üzere esası incelenmeyen dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, ..." karar verilmiştir. 6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.04.2022 ve 30.12.2022 tarihli ve 9-2022/59470 sayılı, temyiz ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, iddiaların yersiz, tanık beyanlarının asılsız olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, atılı suçun işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak ve mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin dikkate alınmadığına ve dilekçelerinde belirttikleri diğer hususlara yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemenin kabulü; 1. Yapılan yargılama ile yukarıda belirtilen tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda: Suça sürüklene çocuk (SSÇ) ... 'un mağdurenin ağabeyi olduğu, suçun ortaya çıkmasından önce yaklaşık bir aylık süre zarfında mağdurenin okumakta olduğu (...) İlçesi (...) İlköğretim Okulu'na gitmemesi sebebiyle Müdür Yardımcı tanık ....'nin mağdureyi okula çağırdığı ancak mağdurenin Siverek'te olduğunu öğrenmesi üzerine bu kez okul rehberlik öğretmeni .... ile yine okul öğretmenlerinden ....'yi konuşmaları için mağdurenin ailesine gönderdiği ancak mağdurenin evde olmaması sebebiyle görüşemedikleri, bu tarihten iki gün sonra mağdurenin kendiliğinden okula geldiği, okulda rehberlik öğretmenin mağdure ile okula devamsızlığı konusunda yaptığı mülakat sırasında mağdurenin ağabeyi olan SSÇ tarafından birden fazla kez cinsel saldırıya uğradığını, bu cinsel saldırılar sırasında ağabeyinin kendisinin beline sarılarak öptüğünü, göğüslerini okşadığını vb. şeyler yaptığını, ayrıca bu durumu kimseye anlatmaması konusunda kendisini tehdit ettiğini beyan ettiği, bunun üzerine okul idaresinin SSÇ'yi okula çağırdığı ve okul öğretmenlerinin SSÇ ile yaptıkları görüşmede SSÇ'nin mağdurenin iddialarını kabul ettiği ancak bu durumu okul idaresi tarafından tutanağa bağlanmak istenmesi üzerine SSÇ bu kez durumu kabul etmeyerek kendisini tarafından mağdureye yönelik cinsel içerikli herhangi bir eylemde bulunmadığını söylediği, akabinde de durumun okul idaresi tarafından kolluğa ve savcılığa yansıtıldığı, yapılan soruşturma sırasında da SSÇ hakkındaki iş bu kamu davasının açıldığı anlaşılmış olup, SSÇ'nin aşamalarda üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, mağdurenin ise öğretmenlerine verdiği beyanlarını istikrarlı bir şekilde tekrarla abisi tarafından 2011 yılı içerisinde birden fazla kez olacak şekilde, beline sarılmak, göğüsleri okşanmak ve öpülmek suretiyle cinsel istismara maruz kaldığını ve bu durumu söylememesi hususunda tehdit edildiğini ifade ettiği, yargılama aşamasında İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından düzenlenen raporda da mağdurenin olay sebebiyle ruh sağlığının bozulduğu mütalaa edilmiş olup, her ne kadar dosya kapsamına göre mağdurun beyanı dışında SSÇ'nin üzerine atılı suçu işlediği yönünde başka bir delil bulunmasa da, SSÇ de kardeşi mağdureyi daha önce dövdüğü için bu şekilde iftira attığını beyan etse de, mağdurenin aşamalardaki istikrarlı anlatımı ve olayın mağdurenin okula gelmemesi üzerine sebebini anlamaya çalışan okul idaresi ve okul rehberlik öğretmenin mağdure ile yaptıkları görüşme sonucu ortaya çıkması, olay sebebi ile mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, eylem mahkemece sabit kabul edilerek SSÇ'nin kardeşi olan mağdureye yönelik cebir ve tehdit kullanmak suretiyle birden fazla olacak şekilde 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiği kanaatine varıldığı belirtilmiştir. IV. GEREKÇE A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden Mahkemece yüzüne karşı verilen hükmü o yer Cumhuriyet savcısının, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenip tefhimden işlemeye başlayan bir haftalık kanuni süresinden sonra sunduğu 25.05.2022 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Suça Sürüklenen Çocuk ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden 1. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla yapılan araştırmada Diyarbakır 3 üncü Ağır Ceza Mahkemesinin 09.07.2015 tarihli ve 2015/57 Esas, 2015/219 Karar sayılı kararında, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 12.02.2015 tarihli ve 2014/9601 Esas, 2015/998 Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda mağdurenin kemik yaşının tespitine yönelik araştırma yapılarak karar verildiğinin anlaşılması karşısında, mahkemesinden ilgili raporlar temin edilerek gerekirse Adli Tıp Kurumuna da gönderilmesi suretiyle mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Anılan dosya kapsamında Adli Tıp Kurumundan alınan raporda mağdurenin 2010-2011 yıllarında mağduru olduğu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulmadığının belirtilmesi ve mağdurenin aşamalarda alınan beyanları ile adli rapor muayene kayıtlarında olay tarihinden önce de psikiyatrik tedavi gördüğünü belirtmesi karşısında, ilgili raporun mahkemesinden temini ile tedavi evraklarıyla birlikte dosyanın bir bütün halinde Adli Tıp Kurumu 1 inci Üst Kuruluna gönderilerek, ruh sağlığındaki bozulmanın suça sürüklenen çocuğun eylemleri nedeniyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinden sonra hukuki durumun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Bozma nedenlerine göre Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2022 tarihli ve 2021/428 Esas, 2022/61 Karar sayılı kararırına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Suça Sürüklenen Çocuk ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2022 tarihli ve 2021/428 Esas, 2022/61 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.06.2023 tarihinde karar verildi.