İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:14/05/2025 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ:30/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:30/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanun…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:14/05/2025 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ:30/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:30/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 22/09/2022 tarihinde davalı ...'un maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile ... Caddesi istikametinden ... Caddesi istikametine doğru seyir halinde iken maktul ...'e çarptığını, maktul ...'in kaza sebebiyle vefat ettiğini, olay yerinde tutulan kaza tespit tutanağına göre davalı ...'un KTK m52/1-a hükmüne aykırı olarak araç ile seyir halinde iken dikkatsiz ve özensiz davranması sonucu meydana gelen söz konusu kazada kusurlu olduğunu, Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, muris ...'in vefatı ile geride davacılar ... ve ... mirasçı olarak kaldığını, ayrıca davalı ...'ın murisin ablası olduğunu ve murisin vefatı ile büyük bir elem ve ızdırap duyduğunu, muris ...'in vefatından önce Anadolu lisesinde din kültürü öğretmenliği yaptığını, müteveffa ...'in vefatı sebebiyle müvekkili ... için 50.000,00-TL, ... için 50.000,00-TL ve ... için 30.000,00-TL olmak üzere toplam 130.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'tan tahsiline karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ölümle sonuçlanan trafik kazası olayına ilişkin ceza yargılamasının halen derdest olduğunu, ceza yargılamasının sonuçlanmasını beklemeden hukuk davası açmasının adaletin düzgün tesisi bakımından hatalı olduğunu, Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinde alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda müteveffanın kazada asli kusurlu, ...'un tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu durumda asli kusurlu müteveffanın yakınlarının söz konusu rapora rağmen müvekkiline asli kusur atfederek tazminat talebinde bulunmalarının mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu savunarak davasının reddine karar verilmesini istemiştir. İDM KARARININ ÖZETİ: Mahkemece;" Davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL ve davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'tan olay tarihi olan 22/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara ödenmesine, Fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu olayda olayın oluş biçimi, kusur durumu, ekonomik olgular dikkate alındığında tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, kazanın oluşumunda murisin asli kusurlu olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. G E R E K Ç E Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakını da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda, 22/09/2022 tarihinde davalı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... Caddesi istikametinden ... caddesi istikametine doğru seyir halindeyken olay mahalline geldiği sırada istikametine göre yolun sağından soluna doğru, karşıdan karşıya geçmekte olan yaya ...'e çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiği sabittir. Ceza mahkemesinde yapılan yargılama sırasında alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin raporuna göre meydana gelen kazada davalı sürücü ...'un tali kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'in asli kusurlu olduğu tespit edilmiş olup söz konusu rapor hüküm kurmaya yeterlidir. Bu duruma göre; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, toplanan deliller ve davalı sürücünün meydana gelen kazada tali kusurlu, davacıların murisi ...'in ise asli kusurlu olması, trafik kazası sonucu davacıların murisi ...'in vefat ettiği, bu ölümden dolayı davacıların duyduğu elem, acı ve ızdırap, günün ekonomik koşulları, takdir edilecek manevi tazminat miktarının bir tarafın zenginleşmesine, diğer tarafın fakirleşmesine neden olmayacak oranda belirlenmesi gerektiği ilkeleri dikkate alındığında mahkemece davacılar için takdir edilen manevi tazminat miktarı yerindedir. Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davalının istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gereken 6.831,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.707,75 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.123,25 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3- Davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irat kaydına, 4-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme ile harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 30/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...