12. Ceza Dairesi 2022/9571 E. , 2023/3110 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/103 E., 2022/108 K. SUÇ : Taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci ma
**12. Ceza Dairesi 2022/9571 E. , 2023/3110 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/103 E., 2022/108 K. SUÇ : Taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Dinar Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2015 tarihli ve 2014/52 Esas, 2015/13 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile birinci fıkrasının (a) bendi, 52 inci maddesinin iki ve dördüncü fıkraları uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dinar Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.03.2015 tarihli ve 2014/52 Esas, 2015/13 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 28.09.2021 tarihli ve 2019/11999 Esas, 2021/6285 Karar sayılı kararı ile sanığın kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu kabulle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerekirken, sanık hakkında alt sınırdan cezaya hükmolunduğu ve kabul göre de hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında, adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının belirlenmediği gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Dinar Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2021/103 Esas, 2022/108 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.11.2022 tarihli ve 2022/139309 sayılı eksik cezaya hükmolunduğu gerekçesi ile hükmün bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz isteği; kusura, ceza miktarına ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2. Katılan vekilinin temyiz isteği; ceza miktarına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dinar Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde; "Olay tarihinde sanık ...'ın gece vakti aydınlatmanın olmadığı tek yönlü iki şeritli Sandıklı Keçiborlu yolunda sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halindeyken önünde seyir eden ve katılan sanık ...'ın sevk ve idaresinde bulunan...plaka sayılı araca arkadan çarptığı, çarpma sonucu meydana gelen kazada sanık ...'in aracında bulunan ... ile diğer araçta bulunan katılan sanık ...'ı yaralandıkları, katılan sanık ...'ın aracında bulunan ...'nün ise vefat ettiği, sanık ...'ın far ışıkları altında ve güvenli sürüş mesafesini koruyarak kontrollü bir şekilde seyir etmesi gerekirken bu yükümlülüğüne aykırı davranarak katılan sanık ...'ın aracına arkadan çarparak kazaya sebebiyet verdiği ve birden fazla kişinin ölümü ile yaralanmasına sebebiyet verdiği, sanığın bu nitelikteki eyleminin TCK'nın 85/2.maddesinde düzenlenen taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçunu oluşturduğu anlaşıldığından sanığın cezalandırılmasına ... ... Her ne kadar sanık olay günü nişanlısı ile olay günü bulundukları ... ile seyir halinde olduklarını çarpmış oldukları arabanın bir anda önüne çıktığını, uzun farlarının açık olduğunu, öndeki aracın arka lambalarının yanmadığını, kazanın oluşmasında herhangi bir kusurunun olmadığını, diğer katılan sanığın alkollü olduğunu savunmuş, katılan ... da sanığın savunması doğrultusunda beyanda bulunmuş ise de katılan sanık ...'ın kullanmış olduğu, aracın ışık donanımın olmadığına dair kaza tespit tutanağında herhangi bir belirlemenin yapılmadığı, bu hususa ilişkin sanık ... ve katılan ...'nın beyanı dışında herhangi bir delilin bulunmadığı, her ne kadar bilirkişi raporunda katılan sanık ...'ın asli kusurlu, sanık ...'in ise tali kusurlu olduğu belirlenmiş ise de yukarıda açıklanan sebep ile sanık ...'in takip mesafesini korumayarak kazaya sebebiyet verdiği, katılan sanık ...'ın alkollü olmasının kazanın oluşumunda herhangi bir etkisinin olmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanık ...'in asli kusurlu olduğunun kabulünün gerektiği, bu sebeplerle sanık ...'in üzerine atılı suçun sabit olduğu anlaşıldığından cezalandırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Sanık hakkında TCK'nın 61.maddesinde sayılan hususlar ve sanığın asli ve tam kusurlu olması göz önüne alınarak alt hadden uzaklaşılarak temel ceza belirlenmiş, sanığın dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışının olmaması sebebiyle TCK'nın 62.maddesi uyarınca indirim yapılmış, asli kusurlu olması sebebiyle sanık hakkında hükmolunan ceza bakımından seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmiştir. 2. Sanık aşamalardaki beyanında kusuru olmadığı yönünde savunma yapmıştır. 3. Katılan aşamalarda sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir. 4. Olay sonrası kolluk tarafından düzenlenen 08.04.2014 tarihli kaza tespit tutanağında sanık ...'ın nündeki aracı güvenli mesafeden izlememesi nedeniyle asli kusurlu, Katılan sanık ...'ın kusursuz olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. 5. Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 20.11.2014 tarihli raporunda sanık ...'ın "sevk ve idaresindeki ... ile seyir halinde iken far ışıkları altında kontrollü bir şekilde seyir etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmemesi neticesinde meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile" tali derecede kusurlu, katılan sanık ...'ın "sevk ve idaresindeki ... ile seyir halinde iken aracının teknik özelliklerini yol ve hava durumuna göre ayarlaması gerekikrken bu hususlara riayet etmeyerek aydınlatmanın olmadığı bölgede ışık donanımsız şekilde seyir halinde iken geldiği olay mahallinde ışık donanımsız olmasından dolayı kendisini geç fark eden ... tarafından meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile" asli derecede kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. 6. Katılanların yaralanmalarını gösterir raporlar ve adli ölü muayene tutanağı dosya içerisinde yer almaktadır. IV. GEREKÇE 1. Gece vakti aydınlatmanın olmadığı tek yönlü iki şeritli Devlet karayolunda sanık ...'ın idaresindeki araçla önünde aynı istikamette seyir halinde olan katılan sanık ...'ın idaresindeki araca arkadan çarpması neticesinde, iki aracın da yolun sağından çıkarak şarampole sürüklenmesiyle meydana gelen kaza neticesinde, katılan sanık ...'ın aracında yolcu olarak bulunan ...'nün hayatını kaybettiği, ...'ın ve sanık ...'ın aracında yolcu olarak bulunan nişanlısı ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı olayda, dosya kapsamındaki beyanlar, raporlar ve tüm belgelerin Dairemizce incelenmesi üzerine yapılan değerlendirme neticesinde sanık ...’ın öndeki araca güvenli sürüş mesafesinden takip etmeyerek arkadan çarpması sonucu asli ve tam kusurlu olduğunun kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulmasında isabetsizlik görülmemiş olup, sanık müdafiinin kusura ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 2. Asli ve tam kusurlu olan sanık hakkında mahkemece alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilen ceza miktarının yerinde olduğu anlaşılmakla, tebliğnamede bu yönde bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Dinar Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2021/103 Esas, 2022/108 Karar sayılı kararında sanık müdafiince ve katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.