10. Hukuk Dairesi 2022/5843 E. , 2023/6112 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/694 E., 2021/1422 K. KARAR : Kısmen kabul kısmen ret Taraflar arasında Mahkemece görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucund
**10. Hukuk Dairesi 2022/5843 E. , 2023/6112 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/694 E., 2021/1422 K. KARAR : Kısmen kabul kısmen ret Taraflar arasında Mahkemece görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 23.06.2016 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek 5.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili yargılama sırasında 23.06.2016 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebini toplam 81.936,35 TL'ye çıkarmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının geçirdiği kaza ile neticesinin illiyet bağının bulunmadığını, maluliyet oranını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.12.2013 tarihli ve 2013/10 Esas, 2013/232 Karar sayılı kararı ile; 1-Davacının maddi tazminata yönelik talebinin reddine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 3-Fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ile davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 06.05.2014 tarih ve 2014/3151 esas ve 2014/9959 karar sayılı ilamında özetle; davacı sigortalının 06.11.2004 tarihli iş kazası sonucunda yaralandığı, olayın SGK tarafından iş kazası olduğunun tespit edildiği, SGK Maluliyet Daire Başkanlığı’nın raporunda davacının sürekli iş göremezlik oranının % 50 olduğunun ve iki yıl sonra kontrol muayenesinin gerektiğinin belirtildiği, SGK Yüksek Sağlık Kurulu Başkanlığı’nın raporunda davacının sürekli iş göremezlik oranının % 50 olduğunun ve iki yıl sonra kontrol muayenesinin gerektiğinin belirtildiği, davacının kaza tarihinden önce sol el bileğinden ameliyat edildiğine ve rahatsızlıkları bulunduğuna dair hastane ve tedavi evraklarının celp edilmesinden sonra davacı sigortalının kaza tarihinden önceki rahatsızlığının meslekte kazanma gücüne etkisi ile iş kazası sonucu oluşan meslekte kazanma gücü kayıp oranının tespit edilmesi için alınan Adli 3. İhtisas Dairesi'nin 31.10.2012 tarihli raporunda davacının kaza öncesi bildirilen arızasına göre sürekli iş göremezlik oranının % 15 olduğu, 06.11.2004 tarihli iş kazası sonucu meydana gelen arızasının iyileşmiş olduğu ve sürekli iş göremezlik oranı bulunmadığının belirtilmesi nedeniyle, sürekli işgöremezlik oranına ilişkin düzenlenen raporlar arasındaki çelişkinin (SGK raporlarındaki kontrol muyane sonucu da sorularak) Adli Tıp Genel Kurulundan davacının kaza tarihindeki önceki rahatsızlığı da değerlendirilmek suretiyle alınacak raporla giderilmesi ile dava konuzu iş kazası nedeniyle davacının sürekli iş göremezlik oranı kesinleştikten sonra çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 24.08.2017 tarihli ve 2014/417 Esas, 2017/437 Karar sayılı kararı ile; Yargıtay bozma ilamı uyarınca dosyaya alınan; Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'nun 10.03.2016 tarih ve 486 Karar sayılı raporu ile, davacının dava konusu kaza nedeniyle meslekte kazanma gücü kayıp oranının %12,1 olduğunun bildirildiği, davacı tarafa 06.04.2017 tarihli duruşmada SGK hasım gösterilmek suretiyle meslekte kazanma gücü kayıp oranının oranının tespiti için dava açması için kesin süre verildiği ancak davacı tarafça verilen kesin süreye rağmen tespit davası açılmadığı, davacı tarafça, kesin süreye rağmen SGK hasım gösterilmek suretiyle meslekte kazanma gücü kayıp oranının tespiti davası açılmamış olması, dosyada bulunan meslekte kazanma gücü kayıp oranının ilişkin raporlar ve SGK tarafından bağlanan sürekli iş göremezlik gelirine dayanak meslekte kazanma gücü kayıp oranlarının farklı olması ve SGK'nın davada taraf olmaması nedenleriyle maddi zararın hesaplanması mümkün olmadığından ve meslekte kazanma gücü kayıp oranı takdir edilecek manevi tazminat miktarında da önemli bir etken olduğundan, ispat külfetini yerine getirmeyen davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. C. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 09.10.2018 tarih ve 2017/6078 Esas ve 2018/7186 Karar sayılı ilamında özetle; iş kazası maluliyeti sebebiyle maddi tazminata karar verilebilmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kısa vadeli sigorta kolundan ölüm geliri bağlanması gerektiği, bu nedenlerle, önceki bozma ilamında da ifade edildiği gibi, mükerrer ödemeyi önlemek amacıyla, bozma ilamından sonra alınan Adli Tıp İkinci Üst Kurulu raporundaki %12,1 sürekli iş göremezlik oranına göre Kurumdan bağlanabilecek ilk peşin sermaye değerli gelirin sorulması ve Türk Borçlar Kanunu'nun 55 inci maddesi uygulanarak maddi tazminata karar verilmesi, yani işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken karardaki gibi davanın reddedilmesinin hatalı olduğu belirtilerek mahkeme kararı bozulmuştur. D. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Davanın kısmen kabulü ile; 1-36.269,17 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 01.11.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2- 25.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.11.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda, SGK Yüksek Sağlık Kurulu Başkanlığının raporunda vekil edenin %50 olan sürekli iş görmezlik oranını görmezden ve dikkate almazdan geldiğini; vekil edenin %12,1 oranına göre beden gücü kaybına uğrayan vekil eden hakkında maddi tazminatın hesaplandığını, SGK nın hiçbir zaman vekil edenin %12,1 oranında beden gücü kaybına uğradığını belirtmediğini, beden gücü kayıp oranının SGK tarafından %50 (önceleri %64) olarak belirlendiğini, vekil edenin zararına olacak şekilde, ısrarla SGK aleyhine tespit davacı açılmaya zorlandığını, bu dayatmaya karşın SGK aleyhine taraflarınca dava açılmadığı ve SGK nın da kendisinin dışında belirlenen (%12,1) maluliyet oranını kabul etmeyeceklerini, bu orana göre gelir bağlanmayacağını ve yine bu orana göre peşin sermeyi değerini bildirmeyeceklerini yazılı olarak beyan etmek suretiyle vekil edene kendilerinin belirlediği %50 oran üstünde gelir bağladığını, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının SGK'yı hasım göstererek tespit davası açması gerektiğini, ancak yerel mahkemece bu husus göz ardı edilerek dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini ve %12,1 maluliyet oranına göre bağlanabilecek ilk peşin sermaye değerli gelir miktarına ilişkin rapor hazırlanmasını talep ettiğini, Adli Tıp Genel Kurulu'nun 10.06.2016 tarihli raporunda davacının kaza nedeniyle meslekte kazanma gücü kayıp oranının %12,1 olduğunun tespit edildiğini, 31.10.2012 tarihli raporda araz bırakmadan iyileştiği belirtilen davacının maluliyetinin 4 yıl sonra 10.06.2016 tarihli rapor ile nasıl %12,1 olduğu hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini, dosyada mübrez hiçbir belgede davacının nasıl ve ne şekilde düştüğüne dair bir delil bulunmadığını, davacının görev yaptığı sırada yüz üstü bulunduğunu, yere düşüp düşmediğine ve iş kazasına maruz kalıp kalmadığında dair görgü tanığı bulunmadığını, davacının vekil eden şirkette düşme olayından yıllar önce de psikolojik şikayetlerinin ve ayrıca el ve bilek rahatsızlığının bulunduğunun sabit olduğunu, davacının evvelden beri olan bu psikolojik rahatsızlığının; bayılmasının, kendini kaybetmesinin gibi etkiler meydana getirecek mahiyette ise bu durumda davacının işyerindeki düşme olayı ve maluliyetinin vekileden şirketin kusurundan kaynaklanmayacağınınve illiyet bağının olmayacağının tartışmasız olduğunu, zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, davacının 2004 yılında meydana gelen kazaya ilişkin işbu davayı kazadan 5 yıl sonra; yani 2009 yılında ikame etmiş olup davanın geç açılması ve yargılamasının da vekileden şirketten kaynaklanmayan sebeplerle yaklaşık 13 yıl sürmesi de dikkate alınarak ayrıca bir indirim yapılması gerektiğini, kaldı ki vekileden şirketin, kaza tarihinden itibaren işleyecek faizden yani 18 yıllık bir faizden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26/9/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 ncü maddeleri, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 2 nci maddesi gereğince uygulanma olanağı bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 5 nci maddesi ve iş kazasının tespit tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alındığında 818 sayılı Borçlar Kanunun 41, 42, 43, 44, 46 ve 47 nci maddeleri ile 332 nci maddesi, 4857 sayılı İş Kanunun 77 nci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 21 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 2. Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgililere yükletilmesine,3. Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, 30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.