T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/308 - 2025/1614 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/308 KARAR NO : 2025/1614 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14.12.2023 NUMARASI : 2020/229 Esas 2023/1313 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat) KARAR TARİHİ : 12.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 3…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/308 - 2025/1614 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/308 KARAR NO : 2025/1614 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14.12.2023 NUMARASI : 2020/229 Esas 2023/1313 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat) KARAR TARİHİ : 12.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 30.12.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.07.2012 tarihinde davalı ... İdaresi bünyesinde çalışan ...'nin sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın davacı ...'ın sevk ve idaresinde bulunan araca çarparak yaralanmalı, hasarlı ve ölümle sonuçlanan trafik kazasına sebebiyet verdiğini, aracın davalı tarafından kiralandığını ve Özel İdarenin işinin yapımı sırasında kazanın meydana geldiğini, KTK'nın 85. maddesi gereğince işleten Özel İdare Müdürlüğünün sorumluluğu bulunduğunu, kaza sonucu davacı ...'ın yaralandığı, davacı ... ve ... Polat'ın annesi, davacılar ... ve ...'ın babaannesi, davacı ...'ın ise kayın validesi olan ...'ın kazada vefat ettiğini, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, davacı ... için kendisinin yaralanması nedeniyle 10.000,00 TL manevi ve 5.000,00 TL maddi tazminatın, annesinin vefatı nedeniyle 30.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ...'ün annesinin ölümü nedeniyle 30.000,00 TL manevi tazminatın, müteveffanın torunları ve gelini için 2.500,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ hakkında dava, dosyadan tefrik edilerek, diğer davalı hakkında yetkisizlik kararı verilerek, yargılamaya Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin eldeki dosyası üzerinden devam edilmiştir. Davalı T.C. ... vekili, cevap dilekçesinde; Mülga ... Müdürlüğüne izafeten Maliye Bakanlığına açılan davayı kabul etmediklerini, idarenin kendi eyleminden kaynaklanmayan zararlardan sorumluluğuna karar verilmeyeceğini, kazaya karışan ...’nin idare ile bağlantısının açık ve net olmadığını, ayrıca kazaya karışan sürücünün hangi sıfatla kaza yerinde olduğunun da belli olmadığını, bu nedenle sorumluluklarının bulunmadığını, tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu; davacılar tarafından Ankara 27.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/353 esasına kayden açılan maddi ve manevi tazminat talepli davada, 11.11.2014 tarih 2014/353 esas 2014/447 karar sayılı ilam ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1311 esasına kayden gönderildiği, anılan mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı ... Sigorta AŞ yönünden 19.04.2018 tarihinde davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verildiği ve diğer davalı ... Müdürlüğü adına Maliye Hazinesi'ne yöneltilen maddi ve manevi tazminat talepli davanın ise tefrik edilerek Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/307 esasına kaydedildiği, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ise 15.05.2018 tarih 2018/307 - 427 E-K. Sayılı yetkisizlik kararı ile dosyanın gönderiliği, davaya konu trafik kazası nedeniyle yürütülen ceza dosyası kapsamında, Ardahan Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2013 tarih 2012/57 esas 2013/9 karar sayılı dosyasında sanık ...'nin meydana gelen kaza nedeniyle taksirli ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan 2 yıl 11 ay hapis cezası aldığı ve kararın 02.07.2014 tarihinde kesinleştiğinin bildirildiği; Göle Kaymakamlığı İlçe Özel İdare Müdürlüğünün cevabi yazılarında ...'nin İl Özel İdaresi bünyesinde 02.04.2012 - 12.07.2012 tarihleri arasında Toplum Yararına Çalışma Programı kapsamında geçici işçi olarak çalıştığı, ...'e ait ... plakalı araç ile ilgili ... Müdürlüğünce herhangi bir kiralama yapılmadığının bildirildiği, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1311 esas sayılı dosyası ile Davalı Sigorta şirketi yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine dair verilen kararın, Ankara BAM 26. Hukuk Dairesinin 12.03.2020 tarih 2018/2293 esas 2020/504 karar sayılı ilamı ile kaldırıldığı ve Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/227 esasına kayden yargılamaya devam olunduğu, anılan mahkemenin 06.04.2023 tarih 2020/227 esas 2023/296 karar sayılı ilamı ile, davanın kabulüne karar verilerek, 2.209,66 TL tedavi gideri 20.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 22.209,66 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacı ...'a verilmesine karar verildiği, verilen kararın 31.05.2023 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı; toplanan deliller, kayıt ve belgeler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tefrik konusu olan eldeki dosyada, davacıların, davalı idareden işleten sıfatıyla destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat isteminde bulunduğu, davalı idarenin sorumlu olabilmesi için kazaya sebebiyet veren aracın işleteni olması gerektiği, kaza tarihinde kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın dava dışı ... adına kayıtlı olduğu hususunda dosya kapsamında bir tereddüt bulunmadığı, yine dava konusu aracın şoförü olan ...'nin de davalı idarede kaza tarihini kapsar şekilde 02.04.2012-12.07.2012 tarihleri arasında geçici işçi statüsünde çalıştığı, davalı idarenin malik olmaması ve davacı tarafın da söz konusu aracın davalı idare tarafından kiralandığının belirtilmesi karşısında bu hususta gerekli araştırmalar yapıldığı, kiralayanın işleten sıfatını kazanması için kiralamanın tek başına yeterli olmadığı, uzun süreli bir kiralama sözleşmesi bulunmasının Yargıtay içtihatlarıyla kabul edilmiş bir olgu olduğu, bu kapsamda davacı tarafından dosyaya bir delil sunulmadığı gibi yapılan yazışmalar ve davalı idare tarafından yapılan arşiv araştırmaları sonucunda kiralama sözleşmesine de ulaşılamadığı, kiralama sözleşmelerinin tutulduğu sistem olan KABİS'in de 2015 yılından itibaren faaliyette olması ve kaza tarihinin de 2012 yılı olması nedeniyle bu konuda da araştırma yapılamadığı, hal böyle iken, sadece davalı idare bünyesinde 3 ay süre ile geçici işçi statüsünde çalışan işçinin şoför olması tek başına davalıya işleten sıfatını kazandıramayacağı, açıklanan tüm bu nedenlerle dava konusu aracın kiralama sözleşmesinin bulunamaması/kiralama sözleşmesinin uzun süreli olup olmadığının tespit edilememesi neticeten davalının işleten sıfatının bulunup bulunmadığı dosya kapsamında anlaşılamadığından, davacı tarafından dava ispatlanmadığı gerekçesiyle; “davanın reddine,” karar verilmiş hüküm davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı ...’ın sevk ve idaresindeki, ...’ın yolcu olarak bulunduğu araç ile seyri sırasında, Göle İstikametinden gelen ... plakalı aracın petrol istasyonuna girmek için hatalı manevrası neticesinde kazanın meydana geldiğini, Ardahan Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada, 2021/57 E. dosyasında, araç sürücüsünü ...’nin cezalandırılmasına karar verildiği, ...’nin ceza dosyasında; “Ben ... Müdürlüğünde geçici işçi olarak çalışmaktayım. Kullanmış bulunduğum araçta bu kurum tarafından kiralanmış, ... adına kayıtlı araçtır.Olay günü İlçe Özel İdare Müdürü bana ve arkadaşım ...'la festival alanından getirilen ve YİBO da bulunan çadırları bu araçla alarak depoya götürmemi söyledi....yakıt almak için ... Petrole 10.07.2012 günü saat 14,30 sırasında girerken kaza meydana geldi." şeklinde beyanda bulunduğunu, kazanın kiralanan araç ile özel idarenin işi yapılırken meydana geldiğini, ayrıca araç sürücüsünün kaza tarihini kapsar şekilde 26.07.2012 ve 23.09.2012 tarihleri arasında KDV beyannamesi tanzimi ile alacak tahsil ettiğini de kesin olarak bildiklerini, ayrıca ... yanındaki ...’ün ikrarlarının da bu durumu kanıtladığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu; ayrıca eldeki davanın tefrik kararı sonrası sadece manevi tazminata ilişkin olduğunu, maddi tazminatın ise Ankara 10 ATM 2020/227 E. Sayılı dosyasında karara bağlandığı ve bu dosyada dosyaya kazandırıldığı halde, dava maddi tazminata da havi bir dava gibi değerlendirilmesini de, istinaf mahkemesinin takdirine bıraktıklarını, manevi tazminata ilişkin vekalet ücretlerinin de yasaya uygun olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; her bir davacı açısından davalı yararına ayrı ayrı 17.900,00 TL red vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen karadaki kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenlerin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde; Dava; trafik kazasından kaynaklanan bedensel yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat, ölüm nedeniyle manevi tazminat istemidir. Davacılar, ... İdaresi'nin çalışanı tarafından kullanılan ve Özel İdare tarafından kiralandığını iddia ettikleri aracın, davacı ...'in sürücüsü olduğu, vefat eden ...'in yolcu olduğu araca çarpması nedeniyle maddi ve manevi zararlarını, ZMMS tanzim eden sigorta şirketi yanı sıra, ... İdaresin'den de talep ettiği, ancak dava dilekçesinde davalının, "... Müdürlüğü adına Maliye Hazinesi" olarak gösterildiği, dava dilekçesinin de doğrudan Maliye Bakanlığı adresine gönderildiği, Maliye Hazinesi tarafından görevlendirilen vekilin de, davanın "mülga ilçe özel idaresi" hasım gösterilerek Maliye Hazinesine karşı açıldığı kabul edilerek, davada savunmada bulunduğu, bu çerçevede yargılamaya devam edilerek esas hakkında karar verildiği anlaşılmaktadır. Büyükşehir sınırları içerisinde olmayan, ... İdare'sinin mülga özel idarelerden olmadığı halde, davalı ... İdaresine, dava dilekçesi tebliğ edilmeksizin, Yasal temsilcisi olduğu kabul edilerek, doğrudan Maliye Bakanlığına yapılan tebligat ile davanın esası hakkında karar verildiği görülmüştür. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olmakla mahkemece resen göz önünde bulundurulur. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırılabilmesi, öncelikle tarafların duruşma gününden haberdar edilmesiyle mümkün olur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu`nun 27. maddesi (1086 sayılı HUMK 73. maddesi) “ Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.” hükmünü düzenlemektedir. Bu nedenle, hakkında dava açılan tüzel kişinin, dava ehliyeti bulunması ve yasal temsilcileri ile temsil imkanın bulunduğu durumda (HMK m. 51 -52 ) hakkında dava açıldığından haberdar edilmeksizin, yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilemez. 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunu ile kurulan İl Özel İdareleri "İl halkının mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, idarî ve malî özerkliğe sahip kamu tüzel kişisi," olarak, oluşturulduğundan, hakkında açılacak davalarda, dava ehliyeti bulunduğundan, yasal temsilcileri tarafından temsil edilebilir. Maliye Baklanlığından hukuki yardım alması, kendi ihtiyarında olup, doğrudan dava Maliye Bakanlığına yöneltilemez. Yasa'nın 35 maddesinde "İlçelerde, özel idare işlerini yürütmek amacıyla kaymakama bağlı ilçe özel idare teşkilâtı oluşturulabilir." denildiğinden, İlçe Özel İdaresine karşı açılan davalar da, temsilen dahi olsa ...'na dava yöneltilemez. Somut olayda, davacılar, ... İdaresi çalışanı olduğunu ileri sürdükleri ...'nin, görevi sırasında karıştığı kaza nedeniyle meydana gelen zararlarını talep etmiş, davalı olarak da "... İdaresine izafeten Maliye Hazinesi" olarak gösterilmiştir. Maliye Hazinesi vekili tarafından doğrudan Maliye Bakanlığına dava dilekçesinin tebliği üzerine, ... İdaresinin KHK ile mülga hale getirilen Özel İdare olduğundan bahisle davada savunmada bulunmuş ise de; davalı, ... İdaresi, Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde olmadığı gibi, İl Özel İdaresi Kanunu kapsamında oluşturulan ilçe teşkilatının faaliyetinin sona erdiğine dair delil de bulunmamaktadır. Aksine mahkemece, belge talepli yazılara İlçe Özel İdaresi tarafından cevap verildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı olarak gösterilen Maliye Hazinesi, davalı idarenin yasal temsilcisi olmadığından, öncelikle davalı İdareye (... İdaresi'ne) dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilerek, davadan ve duruşmadan haberdar edilerek, usulüne uygun taraf teşkili sağlanarak, bundan sonra davacının eldeki davayı, idarenin çalışının görevi sırasında verdiği zararı da kapsar şekilde açtığından, bu çerçevede deliller toplanarak, maddi tazminata yönelik talebin ise sigorta şirketi hakkında verilen karar ile konusuz kalıp kalmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davada husumeti bulunmayan Maliye Bakanlığına dava dilekçesi tebliğ edilerek, davada Özel İdare'nin pasif husumeti kanıtlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Yukarıda, açıklanan nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-(4).(6). maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, öncelikle Maliye Hazinesinin, davalı ... İdaresinin yasal temsilcisi olmaması nedeniyle, dava dilekçesinin ... İdaresine usulüne uygun tebliğ edilerek, taraf teşkili sağlanarak, bundan sonra davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesi gönderilmesine, davalı olarak istinaf eden Maliye Hazinesi vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a-(4).(6). maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre, davalı vekili olarak istinaf eden Maliye Hazinesi vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-İstinaf eden davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davacılara iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.