Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1601 E. , 2024/7273 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1601 Karar No : 2024/7273 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... İli ... (...) Köyü'nde 76. Kısım Arazi Toplulaştırm…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/1601 E. , 2024/7273 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1601 Karar No : 2024/7273 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... İli ... (...) Köyü'nde 76. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında ... tarih ve ... sayılı toplulaştırma işleminin ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; ... İli ... (...) Köyü, ... ada ... nolu parsel, ... ada ... nolu parsel, ... ada ... nolu parseli kapsayan alanda yapılan toplulaştırma işleminin iptali istemi yönünden değerlendirilmesinden, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; eski ... nolu parseller ile toplulaştırma sonrası davacıya tahsisi yapılan ... numaralı parseller yönünden, tarla tarımı açısından uygulanabilir olmadığı, ekonomik üretim sınır değerlerinin altında parçalandığı, toplulaştırma işleminin teknik talimatnameye göre düzenlenmediği anlaşıldığından ... ada ... parsel, ... ada ... parsel ve ... ada ... parsellere ilişkin toplulaştırma işleminin, toplulaştırma amaç ve ilkelerine, dağıtım esaslarına ve hukuka uygun olarak yapılmadığı sonucuna varıldığı, ... İli ... (...) Köyü, ... nolu parsel yönünden ise;... nolu parselde davacı adına kayıtlı hisse alanının saptanmadığı, bu bağlamda işbu parsel yönünden davacıın "hukuken korunabilir meşru bir menfaati bulunmadığı" gerekçesiyle ehliyet yönünden davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel yönünden iptaline, ... parsel yönünden ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Mera gibi köylünün ortak menfaatine hizmet edecek tahsislerin yapılabilmesi için 2018 yılındaki kısmi toplulaştırma ile hatalı olarak Hazine ile davacının müşterek yapılması hususunun düzeltilmesi zaruretinin doğduğu, 2014 yılındaki toplulaştırma sonucu büyük parçalı olan vatandaş arazilerinin 2018 yılındaki hatalı kısmi toplulaştırma işlemi ile çok küçük parçalara ayrıldığı ve binlerce dönüm Hazine arazisi ile müşterek yapıldığı, dava konusu işlem ile müştereklik durumunun ortadan kaldırıldığı, ancak bu küçük parçaların hangi büyük parçalardan getirilerek kötü niyetle Hazine arazilerine müşterek yapıldığı hususunun göz önünde bulundurulmadığı, yapılabilecek en doğru işlemin vatandaş arazisinin bulunduğu yerde başka yere taşınmadan başka bir parsele müdahale edilmeden ifrazının yapılması olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun "Kanunun amacı" başlıklı 1. maddesinde: "Bu Kanunun amacı sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; a) Toprağın verimli şekilde işletilmesini,işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, b) Yeterli toprağı bulunmayan ve topraksız çiftçilerin zirai aile işletmeleri kurabilmeleri için Devletin mülkiyetinde bulunan topraklarla topraklandırılmalarını, desteklenmelerini, eğitilmelerini, c) Ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasını ve küçülmesini önlemeyi, d) Yeni yerleşme yerleri kurmayı, mevcut yerleşme yerlerine eklemeler yapmayı, e) Zorunluluk halinde tarım arazisinin diğer amaçlara tahsisini düzenlemeyi, f) Dağıtılmayan tarım arazisinin değerlendirilme şeklini belirlemeyi, g) Bakanlar Kurulunca gerekli görülen diğer bölgelerde gayrimenkullerin Milli Güvenlik nedeniyle mülkiyet ve tasarruf şekillerinde ve yerleşim yerlerinde düzenlemeler yapmayı, sağlamaktır." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun "Toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri" başlıklı 6. maddesinde; "Bu Kanunda belirtilen amaçları gerçekleştirmek üzere uygulama alanlarında ilgili kuruluşça, isteğe bağlı veya maliklerin muvafakati aranmaksızın arazi toplulaştırması yapılabilir, isteğe bağlı olanlara öncelik vermek kaydıyla arazi toplulaştırmasını teşvik için ilgili kuruluşça arazi genişletmek ve kredi imkanlarından daha fazla faydalandırmak gibi destekleyici tedbirler alınabilir. Toplulaştırma alanlarında gerçek kişilerle kamu ve özel hukuk tüzel kişilerine ait araziden projenin özelliğine göre, yol ve kanal gibi kamunun ortak kullanacağı yerler için %10'a kadar katılım payı kesilir. Toplulaştırma nedeniyle kapanan yollarla, yol fazlalıkları da aynı amaç için kullanılır. Katılım payı için herhangi bir bedel ödenmez. Ancak, katılım payı dışında kesilen arazi, öncelikle varsa eşdeğer Hazine arazisinden karşılanır. Yoksa, kesilen arazi için kamulaştırma işlemi yapılır. Toplulaştırma sonunda dağıtılan veya sahibine bırakılan tarım arazisi malikleri adına, geriye kalan arazi ise Hazine adına uygulayıcı kuruluşun talebi ile tapuya tescil edilir. Malikleri adına tescil edilen arazi bu Kanun hükümleri dışında o bölge için tespit edilen dağıtım normundan daha küçük parçalara rızaen veya hükmen taksim edilemez ve ifraz işlemlerine konu olamaz. Bu husus tapu siciline şerh edilir. Toplulaştırma esas ve usulleri ile toprağın derecelendirilmesinin nasıl yapılacağı yönetmelikte belirtilir." kuralına yer verilmiştir. ... İli ... (...) Köyü'nde .... Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında... tarih ve ... sayılı toplulaştırma işleminin ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel, ... ada ... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İdare Mahkemesi'nce mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen Bilirkişi Raporu'nda özetle; kısmi toplulaştırma işlemlerinde davacı adına dava konusu eski ... ve ... nolu parsellerde gerçek alan yönünden toplam 25.410,97 m2 hisse alanının adına kayıtlı olduğu, ... nolu eski kadastral parselde davacı adına toplulaştırma verilerinde kayıtlı hisse payının olmadığını, toplulaştırma sonrası oluşturulan yeni ... nolu parsellerde 25.428,58 m2 alanın davacı adına tahsis edildiği, eski ve yeni parseller birbiri üzerinde çakışık olup ... ve ...nolu eski parsellerin tarla ve ham toprak niteliğini taşıdığı,... nolu eski parsellerin ise Bahçe-Tarla-Ham Toprak niteliğini taşıdığı, davacı adına hisse alanında yaklaşık 18 m2 alan artışı tespit edildiği ve bu artışın sebebinin ise eski ve yeni parsellerde uygulanan derecelendirme katsayısı farklılığından ileri geldiğinin tespit edildiği, kısmi Toplulaştırma işlemlerinde Maliye Hazinesinin hisse alanı miktarının gerçek arazi vasfı yönünden karşılığı eski ... nolu parsellerde 192.424,76 m2 iken toplulaştırma sonrası yeni oluşturulan ... nolu parsellerde ise 192.312,55 m2 olduğu ve gerçek alan yönünden eski parseller ile yeni parsellerde Maliye Hazinesine ait hisse alanı değerinin 112,21 m2 azaldığının ortaya çıktığı, hisse alanlarında artışın; toplulaştırma ile tahsis edilen yeni parsellerin derecelendirme katsayısının daha düşük olduğu yani tahsis edilen alanların konum ve verimlilik olarak daha düşük değerli olduğunun, hisse alanlarında azalışın ise derecelendirme katsayısının daha yüksek, yeni parsellerin konum olarak daha yüksek değerde olduğunun göstergesi olduğu, toplulaştırma kapsamında davacı adına işlem gören eski... nolu parselin derecelendirme katsayısı 0,659928 iken davacı adına toplulaştırma sonrasında tahsisi yapılan ... nolu yeni parselin derecelendirme katsayısı 0,654870 olduğu; eski...nolu parselin derecelendirme katsayısı 0,609042 iken yeni ... nolu parselde ise 0,606968 olduğu, davacı ve 2 müştereği adına toplulaştırma kayıtlarında işlem gördüğü anlaşılan dava konusu eski ... nolu parselin toplulaştırma öncesi toplam alanı 117.000 m2 iken toplulaştırma sonrasında davacı ve bir müştereği adına tescili yapılan... nolu parselin toplam alanı 15.105,80 m2, davacının bu parseldeki hissesi 13.188,84 m2 olup bahçe-tarla ve ham toprak niteliğini taşıdığı, ancak keşif tarihi itibari ile ve uydu görüntüleri üzerinde geçmişe dönük yapılan incelemede taşınmazın tarla olarak kullanılmakta olduğu, toplamda 15.105,80 m2, ve hisse payında 13.188,84 m2 alan genişliği ve müşterek yapısı itibarıyla tarla tarımı açısından uygulanabilir olmadığı, arazi bölünmesinin tarla nitelikli alanlarda toplulaştırma mevzuatlarıyla çeliştiği sonucuna varıldığı, davacı ve bir müştereği adına toplulaştırma kayıtlarında işlem gördüğü anlaşılan dava konusu eski ...nolu parselin toplulaştırma öncesi toplam alanı 46.842,94 m2 iken toplulaştırma sonrasında davacı adına 1/1 tam mülkiyetli olarak tescili yapılan ... nolu parselin toplam alanı 8.944,54 m2, davacının bu parseldeki hissesi 8.944,54 m2 olup bahçe-tarla niteliği taşıdığı, ancak keşif tarihi itibari ile ve uydu görüntüleri üzerinde geçmişe dönük yapılan incelemede taşınmazın tarla olarak kullanılmakta olduğu, toplamda 8.944,54 m2, alan genişliği ve müşterek yapısı itibarıyla tarla tarımı açısından uygulanabilir olmadığı, arazi bölünmesinin tarla nitelikli alanlarda toplulaştırma mevzuatlarıyla çeliştiği sonucuna varıldığı, davacı ve 2 müştereği adına toplulaştırma kayıtlarında işlem gördüğü anlaşılan dava konusu eski ... nolu parselin toplulaştırma öncesi toplam alanı 55.406,66 m2 iken toplulaştırma sonrasında davacı ve bir müştereği adına tescili yapılan ... nolu parselin toplam alanı 31.042,53 m2, davacının bu parseldeki hissesi 3.295,20 m2 olup tarla niteliğini taşıdığı, toplamda 31.042,53 m2, ve hisse payında 3.295,20 m2 alan genişliği ve müşterek yapısı itibarıyla tarla tarımı açısından uygulanabilir olmadığı, arazi bölünmesinin tarla nitelikli alanlarda toplulaştırma mevzuatlarıyla çeliştiği sonucuna varıldığı şeklinde görüş bildirilmiştir. Taşınmazların eski ve yeni çakıştırılmış raster görüntüsünden de anlaşılacağı üzere, yapılan kısmi toplulaştırma işlemi ile Hazine parsellerinin ifraz edilmesi doğru olmakla birlikte, davacıya ait toplulaştırma öncesi parsel ile yeni tahsis edilen yerlerin ilişkisinin gözetilerek hukuka ve fiili duruma uygun işlem tesis edilmediği, toplulaştırma uygulaması yapılırken toprağın verimli şekilde işletilmesi amacıyla aynı kişilere ait olan parsellerin mümkün olan ölçüler içerisinde ve aynı kadastral parsellerin yer aldığı mahalde birleştirilerek tek parsel haline getirilmesinin sağlanması ve aksine uygulamanın ise teknik gerekçelerinin açıklanması gerektiği dikkate alındığında, kısmi toplulaştırma işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin reddine, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının gerekçeli olarak onanmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi ve Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının aynen onanması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.