7. Ceza Dairesi 2021/11700 E. , 2023/11557 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/435 E., 2019/636 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz e…
**7. Ceza Dairesi 2021/11700 E. , 2023/11557 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/435 E., 2019/636 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2013/392 Esas, 2015/691 Karar sayılı kararı ile sanığın 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine verilmiştir. 2.Anılan kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 04.04.2019 tarihli ve 2018/6883 Esas, 2019/6749 Karar sayılı ilâmıyla; '' Oluşa, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, sanığın Akedaş enerji firmasının elektrik direk ve tellerinin bakım ve onarımından sorumlu olması, olay günü elektrik tellerinin gevşek olması nedeniyle birbirine değerek kıvılcım çıkarması sonucu 2 dekar orman alanının yanarak zarar gördüğünün suç tutanağında açık olarak belirtildiği gibi, mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen orman bilirkişinin raporunda da elektrik tellerinin gevşek olmasından kaynaklı olarak 2 ... önce de bölgede dosya kapsamına ve oluşa uygun orman yangınının çıktığı, suça konu olayın da yine tellerde mevcut olan gevşeklik nedeniyle birbirine teması sonucu yere kıvılcım atmasından dolayı yangının çıkmış olduğunun belirtilmesi karşısında, sanığın elektrik tellerinin yangına sebep vermeyecek şekilde gergin bulundurulması görevini ihmal etmesi nedeniyle suça konu yangına sebebiyet verdiğinin sabit olması karşısında, atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yerinde görülmeyen gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,'' nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.09.2019 tarihli ve 2019/435 Esas, 2019/636 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci ve 50 nci maddeleri uyarınca 12.100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.22.09.2013 tarihinde yangın ihbarı üzerine orman muhafaza memurları tarafından yapılan incelemede, Akedaş şirketine ait enerji nakil hattındaki tellerin rüzgarın etkisiyle birbirine çarpması sonucu çıkan kıvılcımın kuru otları tutuşturması ile yangın çıktığı tespit edilmiştir. 2.23.09.2013 tarihli olay yeri inceleme raporunda, yangın başlangıç noktasının elektrik direğinin alt kısmı olduğu, elektrik telleri gevşek olduğundan tellerin birbirine değmesi sonucu kıvılcım çıkması ile yangın çıkmış olabileceğinin değerlendirildiği belirtilmiştir. 3.Sanık savunmasında suçlamayı kabul etmemiştir. 4.Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, elektrik tellerinin temasından çıkan yangının orman alanına ulaştığı, aynı hat üzerinde 28.07.2013 tarihinde de yangın meydana geldiği, elektrik tellerinin birbirine çarpmasından dolayı dolanmış halde olduğu, direklerin ağaçlara ... yatmış vaziyette olduğu ve yanan alanın orman sınırları içinde kaldığı tespit edilmiştir. Elektrik mühendisi bilirkişinin düzenlediği raporda, olayın üzerinden uzun zaman geçtiğinden elektrik hatlarındaki kesin kusurun tespit edilemediği ve yangının kesin olarak nakil hattındaki kıvılcımdan çıktığının ispat edilemeyeceği yönünde görüş bildirilmiştir. 5.Tanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın beyanları dosyada mevcuttur. 6.23.09.2013 tarihli tutanak, yangın sicil fişi, yangın hasarat raporu, trafo bakım ve kontrol föyü örnekleri dosyada mevcuttur. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki sübuta yönelen temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 6831 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen gerçek zararın hesabında yanan sahada hasar gören ağaç ve ağaçcıklarla, bitki örtüsüne göre oluşan zarar, ağaç ve ağaçcıkların hayatiyetini kaybedip etmediği, geride kalan emvalin değerlendirilme miktarı, yok olan canlı varlıktan ve toprağın verim gücündeki azalma gibi hususların nazara alınması gerekip ağaçlandırma gideri ve yangın söndürme masraflarının dikkate alınamayacağının anlaşılması karşısında; gerçek zarar miktarının tespiti ile sanığa usulüne uygun olarak bildirilip zararın ödenmesi hâlinde 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci ve devamı fıkralarında yer alan subjektif şartlar değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, zararın giderilmediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Serik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.09.2019 tarihli ve 2019/435 Esas, 2019/636 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.