T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 12/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2025 NUMARASI : ... Esas- ... Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALILAR : 1 -... VEKİLİ : Av. ... : 2 -... VEKİLİ : Av... İHBAR OLUNAN : ... FERİ MÜDAHİL…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 12/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2025 NUMARASI : ... Esas- ... Karar DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALILAR : 1 -... VEKİLİ : Av. ... : 2 -... VEKİLİ : Av... İHBAR OLUNAN : ... FERİ MÜDAHİL : ... VEKİLİ : Av.... DAVANIN KONUSU : Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen G.KARAR YAZIM TARİHİ : 13/02/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik feri müdahil, davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili, davalı ... Sigorta A.Ş.vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 27/03/2016 tarihinde müvekkil...'in yolcu olarak seyahat ettiği ...plakalı motosikletle...'nın sevk ve idaresindeki... plakalı araç arasında yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı şirketçe sigortalanan ... plakalı aracın asli kusurlu olduğunu, kaza sonrası müvekkil hastaneye kaldırıldığını, tedavilerde sıkıntı yaşadığını ve müvekkilin sol göz ve dudağından yaralanarak vücut fonksiyon kaybı sonucu çalışma gücünü kaybettiğini, şuan çalışamadığını, kaza sebebiyle uğradığı maluliyetten dolayı müvekkili adına davalı şirkete 04/05/2018 tarihinde başvuru yapıldığını, ancak davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını , müvekkilin yaşadığı kaza sebebiyle psikolojik sorunlar yaşadığını da belirterek müvekkil İsmail adına sürekli sakatlık tazminatı olan 3.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 50.000,00 TL manevi tazminatın araç maliki olan davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini ve tüm yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 26/03/2025 havale tarihli dava değer arttırım dilekçesi ile, HMK 107/2 uyarınca; daimi işgöremezlik tazminatı olarak 1.324.877,00TL, geçici işgöremezlik tazminatı olarak 14.632,00TL olmak üzere nihai olarak başta 3.000,00TL olan talebini 1.336.509,00TL daha arttırarak nihayette 1.339.509,00TL olarak işbu maddi tazminat talebini temerrütten işleyecek kazaya karışan araç ticari araç olduğundan avans faiziyle kabulüne ve yargılama giderleriyle vekalet ücretini davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle, huzurdaki davaya yönelik yetki itirazında bulunduklarını, davacının davasının dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde kaza tarihinde 290.000,00 TL ile sınırlı olarak ZMMS ile sigortalı olduğunu, kazadaki kusur oranlarının belirlenmesi için ATK'dan rapor aldırılması gerektiğini, davacının kaza sebebiyle sürekli iş göremezlik oranının oluştuğunu ispat etmesi gerektiğini bu nedenle ATK 2. İhtisas Dairesinden rapor aldırılması gerektiğini, davacının sakatlık oranını gösterir özür oranının nazara alınması gerekmekte olduğunu bu nedenle iş gücü kaybı oranının nazara alınmaması gerektiğini, davacının tescilsiz ve gerekli bakımları ve kontrolleri yapılmayan, teknik yeterliliğe sahip olmayan motorsiklet ile trafikte seyretmesinden kaynaklı müterafik kusurunun bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle, huzurdaki davaya yönelik görev, yargı yolu, yetki, husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre vb itirazlarının bulunduğunu, kazaya karışan... plakalı araç sürücüsü ...'nın idare işçisi olmadığını, bu nedenle sorumluluklarının bulunmadığını, davacının kusura yönelik beyanlarını kabul etmediklerini, kusur tespit yapılması gerektiğini ve davacının talep ettiği alacaklara ilişkin faiz türlerine ve faizin başlama tarihlerini kabul etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin 06/09/2018 havale tarihli beyan dilekçesinde davanın ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Sanayi Tic. AŞ.'ye ihbar edilmesi talep edilmesi üzerine davanın usulüne uygun ihbar edildiği anlaşılmıştır. ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Sanayi Tic. AŞ. vekili 11/12/2018 havale tarihli fer'i Müdahale talepli dilekçesinde özetle, araç ruhsat sahibinin ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile işleten sıfatındaki müvekkil şirket arasındaki sözleşmede mevcut olduğunu, davacı tarafça kazanılması halinde davalı belediye tarafından davacıya ödenmesi gereken miktar kadar taraflarına rücu hakkı doğabileceğinden davaya fer'i müdahale olarak katılmak istediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1-A)Maddi Tazminat talepleri yönünden, davacının davasının KABULÜ İLE, -1.324.877,00-TL Sürekli İş Göremezlik Tazminatının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 04.06.2018 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte (sigorta şirketi poliçe teminat limiti olan 310.000,00-TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalı ... Büyükşehir Belediyesi'nden kaza tarihi olan 27.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, -Davacının Geçici İş Göremezlik Tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-A)Manevi Tazminat talebi yönünden davacının davasının KABULÜ İLE, 50.000,00-TL Manevi Tazminatın davalı ... Büyükşehir Belediyesinden kaza tarihi olan 27.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle alınarak davacıya ödenmesine, " karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Feri Müdahil ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım San.ve Tic.A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu alacak kaleminin zamanaşımına uğradığını, yerel mahkemece yapılan yargılamada zamanaşımı yönünden itirazlarının dikkate alınmadığını, istinaf aşamasında bu taleplerinin dikkate alınarak yerel mahkeme kararının bozulması gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, ancak kaza sonucu meydana gelen zararın tespiti son derece basit olup talep edilebilecek tazminat miktarının belirlenebilir olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında bir hukukî yarar bulunmadığını, davacı tarafından dava açılmadan önce dava şartı olarak yerine getirilmesi gereken sigorta şirketine başvuru şartı yerine getirilmemiş olup, bu sebeple davanın esasa girmeden usulden reddine karar verilmesi gerekirken yerel mahkeme tarafından davanın kabul olunması usul ve yasalara aykırı olduğunu, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde araç sürücüsü...ın atfı kabil bir kusurunun bulunmadığını, olayda ... plakalı araç sürücüsü 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda düzenlenen trafik güvenliğinin sağlanmasına ilişkin kurallara uygun bir şekilde seyir halinde bulunmaktayken davacı tarafın yolcu olduğu motosiklet sürücüsü asli ve tam kusurlu haraketleri neticesinde dava konusu trafik kazasının meydana geldiğini, gerçekleşen kazada davacı yan motosiklette yolcu olarak seyahat ettiğini, kaza sırasında davacının kaskı takılı olmadığı gibi dizlik, yelek gibi koruyucuların kullanılmadığının da sabit olduğunu, davacı yan kazada koruyucu ekipmanları kullanmayarak yaralanmasına kendisi sebebiyet verdiğini, önlemler almadan motosiklet ile yolculuk yapması müterafik kusurlu olduğunun açıkça gösterdiğini, kabul anlamına gelmemek üzere hükme esas alınan 06.09.2023 tarihli ATK raporunda maluliyet oranı oldukça yüksek hesaplanmış olup kabulünün mümkün olmadığını, 06.09.2023 tarihli ATK raporunda davacının maruz kaldığı olay nedeniyle Vücut Genel Çalışma Gücünden (Meslekte Kazanma Gücü) kayıp oranının %16 olduğu hesaplandığını, ancak raporda tespit edilen oranlar oldukça yüksek olup davacı tarafın müterafik kusuru, kaza öncesinde de görme kaybının mevcut olması ve kaza sonrasında merdivenden düşmesinin de maluliyet oranına etki edecek olması düşünüldüğünde 27.03.2016 tarihli kaza sonrasında davacının maluliyet oranının raporda tespit edilen oran kadar yüksek olmasının mümkün olmadığını, davacı taraf söz konusu kaza sonrası tedavi sürecine uymayarak maluliyetin artmasına da sebep olduğunu, bu nedenle de maluliyetin tespit edilen oranda olmasının mümkün olmadığını, bu hususlar dikkate alınarak maluliyete ve iyileşme sürecine ilişkin yeniden rapor alınması gerektiğini, 06.09.2023 tarihli raporda tespit edilen maluliyet oranını kabul etmediklerini, 06.09.2023 tarihli ATK rapor tarihi ile kaza tarihi arasında 7 yıl gibi uzun bir süre bulunması dikkate alındığında davacının maluliyet oranının bu kadar yüksek olması mümkün olmadığı gibi davacının maluliyet oranına etki edebilecek başka bir kaza ve yaralanmasının bulunup bulunmadığı göz önünde bulundurulmadığını, bu sebeple de meydana gelen kaza ile alınan rapor arasında illiyet bağı bulunmadığını, 06.09.2023 tarihli ATK raporunda davacı tarafın maluliyet oranının sürekli nitelikte olduğu tespit edilmekle birlikte bu hususu taraflarınca kabul etmediklerini, davacı tarafın dava konusu kaza sonrasında sürekli maluliyet yaşamasının söz konusu olmadığını, davacı tarafın yaşamını olumsuz bir şekilde etkileyen bir durum bulunmamakta olup davacı tarafın hali hazırda herhangi bir maluliyetinin de bulunmadığını, davacı tarafın maluliyet oranının sürekli nitelikte olduğuna ilişkin tespiti kabul etmediklerini, dolayısıyla ortada bir sürekli iş göremezlik olmadığı gibi sürekli iş göremezlik tazminatının da hukuksuz nitelik taşıdığını, davacı tarafın iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabilmesi ve davacının bu kadar süre iş göremezlik halinde kalmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın uğramış olduğu herhangi bir ekonomik zarar ve kazanç kaybı da söz konusu olmadığını, davacının 12 aydan daha kısa bir sürede çalışabilecek duruma gelmiş olup kaza sonrasında 12 ay boyunca mesleğini icra edemediğinine ilişkin tespitin hatalı olduğunu, davacı taraf 05.06.2016 tarihinde merdivenden düşme şikayeti ile hastaneye başvurduğunu, yüzünde çoklu abrazyon, alt ve üst dudakta kesi meydana geldiğini, davacı taraf merdivenden düşme neticesinde ciddi şekilde yaralandığı maluliyet oranının yüksek olmasının asıl sebebinin de merdivenden düşme sebebiyle davacı tarafın yaralanması olduğunu, bu sebeple söz konusu raporda tespit edilen maluliyet oranı ile dava konusu kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacı tarafta maluliyet oluşmasının ve maluliyet oranının artmasının asıl sebebi de davacı tarafın 7-8 basamak merdivenden düşerek yaralanması olduğunu, davacı tarafta oluştuğu iddia edilen geçici ve sürekli iş göremezliği asla kabul anlamına gelmemekle birlikte mevcut haliyle dahi yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, davacı tarafın emeklilik sonrası dahi asgari ücret tutarında kazanç elde edilmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 2918 sayılı KTK, trafiğe çıkan herkesin uyması gereken kuralların belirlendiğini, davacının motosiklet üzerinde herhangi bir güvenlik tedbiri almadığından dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde seyir halinde olduğunu, şayet dava konusu kazada davacı sürücü gerekli tedbirleri almış olsa idi meydana gelen yaralanmalarının boyutu çok daha hafif olabildiğini, dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirket şoförünün atfı kabil herhangi bir kusuru bulunmadığından dosyada kusur incelemesi yönünden yeniden rapor aldırılmasını talep ettiklerini, hükmedilen manevi tazminat miktarları fahiş olup manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı ilkesi göz ardı edilmemesi gerektiğini, manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli, manevi tazminatın miktarı; bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için ise yıkım olmaması gerektiğini, yerel Mahkeme tarafından; usul ve yasalara aykırı olarak verilen karara göre bilirkişi raporunun dışına çıkılmadığını, bilirkişinin tespit ettiği hususlarda en ufak bir değişikliğe dahi gidilmediğini, bilirkişi raporu, hakim veya mahkeme için bağlayıcı nitelikte bir delil olmadığını, Hakim, karar verirken bilirkişi raporunu da diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceğini, bu nedenlerle istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E.-...K. sayılı kararının kaldırılarak davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesini, davacının davasının reddini, tüm yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı tarafa tahmilini, davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesi mümkün değilse, hükmün kaldırılmasını ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; Davacı tarafından İdareye karşı açılan iş bu davanın haksız ve yersiz olduğunu, dava konusu ve olaya karışan ... plaka sayılı otobüsün ruhsat sahibi idare olması yanında idare tarafından şehir içi toplu taşıma işini yapmak üzere ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Sanayi ve Ticaret A.Ş ile imzalanan sözleşmenin “ Hukuki Sorumluluk” başlıklı 18. maddesinde “ halk otobüsleri ve personelinin her eyleminden ve taşımacılıktan doğan ve doğacak her türlü vergi, sigorta, harç ve giderlerle mali, hukuki ve cezai sorumluluk ve tazminatlar yükleniciye ait olduğunu, İdare ile yüklenici arasında bu konuda hiçbir ilişki olmayıp, idare hiçbir şekilde kefil olmaz, üçüncü kişilere karşı hiçbir taahhüt altına giremez.” hükümleri bulunduğunu, bu nedenle, ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından işletilen... plaka sayılı aracın meydana getirmiş olduğu yaralamalı trafik kazası sonucu oluşan tazmin yükümlülüğü, Ulaşım Sanayi ve Ticaret A.Ş‘ye ait olup davanın idare yönünden esasa girilmeden husumet nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, İdare ile ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Sanayi ve Ticaret A.Ş ile yapılan 01.07.2014 tarihli sözleşme gereğince işletenlik sıfatı ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Sanayi ve Ticaret A.Ş ne ait olup 27.10.2014 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile idare sorumlu tutulamayacağını, dosyada aldırılan 20.12.2024 tarihli bilirkişi raporu da tüm iddia ve beyanlarını doğrular nitelikte olduğunu, davacı taraf kaza esnasında kask, dizlik vb. koruyucu ekipmanlar kullanmaması sebebiyle yaralanmaya kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, davacının yaralanmasının baş bölgesinde olması ile bu hususun sabit olduğunu, bu sebeple davacı yaralanmaya müterafik kusuru ile sebebiyet vermiş olup davacı tarafın maluliyetinin sebebi koruyucu ekipman kullanmamasından kaynaklandığını, bu sebeple söz konusu maluliyet oranı ile meydana gelen kaza arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığını, kusur oranını kabul etmediklerini, davacının söz konusu kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, bu sebeple meydana gelen kazada İdarenin sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/07/2025 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak mahkemesine iadesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... (...) Sigorta A.Ş.vekili istinafa başvuru dilekçesi ile; bu dava kısmi dava olarak açılmış olup, mahkemece davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, davanın kısmi dava olması sebebi ile ıslah ile arttırılan kısım için zamanaşımı süresinin geçtiğini, kısmi davada zamanaşımı yalnızca açılan miktar için kesildiğini, ıslahla arttırılan miktar bakımından zamanaşımı süresi işlemeye devam ettiğini, söz konusu olayda zamanaşımı süresinin dolduğunu, davada talep ıslah ile artırdığında; dava dilekçesinde istenen alacak miktarına dava tarihinden itibaren, ıslahta istenen alacak miktarına da ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekmekte iken yerel mahkemece ıslah ile arttırılan miktara temerrüt tarihinden itibaren faiz uygulanmasının hatalı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazlarının giderilmediğini, aktüer hesabına esas alınan maluliyet oranının hatalı olduğunu, daha önce bu kişinin Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıptan 27/08/2022 tarihinde alınan raporda, aynı yönetmelik hükümlerine göre maluliyetinin bulunmadığının tespit edildiğini, aynı yönetmelik hükümlerine göre alınan raporların farklı oranlarda kalıcı maluliyete sebep olmasının mümkün olmadığını, maluliyet raporları arasında ciddi çelişki bulunmasına rağmen, rapora itirazlarının giderilmediğini, belirtilen arazların, davacının alkol kullanımı sebebi ile meydana geldiğini, davacının maluliyetinin kaza ile illiyetinin incelenmediğini, davacının gerekli tedavileri yaptırmaması sebebi ile oluşan maluliyetinden müvekkili şirketin sorumlu olmasının mümkün olmadığını, aktüer raporuna esas alınan kusur raporuna itirazlarının giderilmediğini, hükme esas alınan aktüer raporda, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı hiçbir gerekçe gösterilmeksizin %100 olarak kabul edilmiş olup, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirket sorumluluğunun gerçek zarar üzerinden sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında belirlenmesi gerektiğini, Aktüer rapora, ceza dosyasında alınan ve oransal olmayan kusur raporuna göre tazminat hesaplamasının hatalı olduğunu, tarafların kusur oranları ve sorumlu olduğu oranlar net bir şekilde araştırılmadan ve belirlenmeden, kaza tespit tutanağı ile ceza dosyasında alınan kusur raporu arasındaki çelişki giderilmeden aktüer rapor alınmasının kabul edilemeyeceğini, zira, kusur durumunun oransal ve net bir şekilde tespit edilmesi, tazminat sorumluluğu bakımından büyük önem arz ettiğini, kaza tespit tutanağında dava dışı motosiklet sürücüsü... hakkında KTK 52/1-A maddesini ihlal etmiş olduğu belirtilmiş olsa, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsü ... hakkında %100 kusur belirleme yapılması çelişkiye sebebiyet verdiğini, hükme esas alınan aktüer raporda, pasif dönem için agi-vergiler hariç asgari ücrete göre hesaplama yapılması gerekirken, çalışanlar için belirlenen asgari ücrete göre hesaplama yapıldığını, aktüer hesaplaması yapılırken 1.8 teknik faiz kullanılması gerekirken prograsif rant kullanılmasının hatalı olduğunu, davacının müterafik kusuru bulunduğunun hesaba katılmadığını, davacı kaza anında motosiklette yolcu konumunda olup kullanması gereken koruyucu ekipmanları kullanmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın müterafik kusuru sebebiyle belirlenecek tazminattan Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğince %20 oranında indirim yapılması gerektiğini, Mahkemece, gerekçeli kararda müvekkili şirketin, davacı tarafından yapılan toplam 29.480,61 TL tutarındaki yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, yargılama giderlerinden de , poliçe teminat limiti ile orantılı olacak şekilde sorumlu olacağını, tüm yargılama giderlerinden sorumlu olmayacağının nazara alınmasını talep ettiklerini, gerekçeli kararda , müvekkili şirketin avans faiz ile sorumlu olmasına , müvekkil şirket sigortalısının ise yasal faiz ile sorumlu olmasına karar verildiğini, müvekkili şirket , belirli limitlere kadar sigortalısının sorumluluğunu üstlendiğini, dolayısı ile sigortalı araç maliki hangi faiz ile sorumlu ise , müvekkili şirkette aynı faiz türü ile sorumlu olduğunu, sigortalı araç, kamu yararı için çalışan belediye aracı olduğunu, dolayısı ile ticari amaçla kullanılan bir araç olmadığını, müvekkili şirketinde yasal faiz ile sorumlu olması gerekirken , avans faiz ile sorumlu olduğu yönünde karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu sebeplerle , taraflarının istinaf taleplerinin kabulü ile usul ve kanuna aykırı Mahkeme kararının kaldırılmasını, davacının davasının reddini, yargılama giderlerinin ve istinaf masraflarının ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi ile; Düzenlenen rapor ile müvekkilinin kaza sebebiyle maluliyeti sabit hâle geldiği ve düzenlenen aktüer raporu ile hesaplanan tazminat miktarı ile manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verildiğini, mevcut durumda, davalılar vekilinin aşamalardaki tüm itirazları değerlendirilerek maluliyete ilişkin Üst kurul raporunun da düzenlendiğini ve müvekkilinin maluliyeti sabit hâle geldiğini, müvekkilinin dava konusu kaza sebebiyle yaşadığı mağduriyet ve oluşan maluliyeti düzenlenen raporlar ile de sabit hâle gelmişken, kararın istinaf edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle davalı vekillinin vermiş olduğu istinaf başvuru dilekçesinde belirtilen hususların geçerli herhangi bir hukuksal dayanağı olmaması sebebiyle ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı 09/07/2025 tarihli ilamının onanmasına karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; trafik kazasından kaynaklanan sürekli işgöremezlik tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle verilen karara karşı davacı vekili haricindeki taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır. HMK'nın 66 ve devamı maddeleri uyarınca feri müdahil davada taraf yardımcısı olup tek başına usuli muameleleri yürütme ve kendi sıfatına yönelik haller dışında (müdahale talebinin reddi,hükmün kendisine izafeten kurulması gibi...) müstakilen hükmü istinaf etme yetkisi bulunmamakla birlikte; kararı istinaf eden feri müdahil ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım San ve Tic. A.Ş., davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı yanında müdahil olup davalı da kararı istinaf ettiğinden, istinaf hakkının bulunduğu anlaşılmakla, feri müdahilin de istinaf başvurusu incelenmiştir. Dosyadaki belgelere, mevcut delil durumuna, kararın dayandığı delillerle belirtilen gerekçelere göre, dava dilekçesinin hiçbir yerinde davanın belirsiz alacak davası olarak veya HMK 107. Maddeye göre açıldığına dair bir ifade bulunmamakta olup buna göra açılan davanın kısmi dava olduğu anlaşılmakta ise de ceza zamanaşımı nedeniyle zamanaşımına dair istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, davacının maluliyetinin kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun tespit edildiği, kusur ve maluliyete ilişkin itirazların yerinde olmadığı, davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının husumete dair itirazlarının reddine ilişkin gerekçeli kararda belirtilen red sebebinin yerinde olduğu, ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinin aşağıda belirtilen husus dışında usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varılmakla; taraf vekillerinin aşağıda belirtilen bendin dışındaki istinaf itirazları yersiz görülmüştür. Öte yandan; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda Mahkemece her ne kadar hükümde davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunun ve davalı sigorta davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu tutarın belirtildiği görülmüş ve davalı sigorta şirketi, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden, poliçe limitinin, toplam hükmedilen maddi tazminata oranı dahilinde sorumlu olduğundan mahkemece, davalı sigorta şirketinin harç ve vekalet ücretinden sorumluluğu belirlenirken bu kurala uyularak ve oranlama yapılarak hüküm kurulduğu görülmüş ise de istinaf sebebi de yapıldığı üzere ilk derece mahkemesince davalı sigorta şirketinin yapılan yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulduğu, hükmün maddi tazminata ilişkin 1 nolu bölümünün C bendinde belirtilen yargılama giderlerinin poliçe teminat limitine göre oranlanmaksızın davalı sigorta şirketinin 29.480,61 TL yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulduğu anlaşılmaktadır. Bu yönden davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf talebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin ve feri müdahil ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım San.ve Tic. A.Ş.vekilinin istinaf başvuruların HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun belirtilen yönden kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-).... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/07/2025 tarih, ... Esas...Karar sayılı kararına karşı davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin ve feri müdahil ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım San.ve Tic. A.Ş.vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-)Davalı ... (...) Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/07/2025 tarih,...Esas ...Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince düzeltilerek aşağıdaki şekilde yeniden karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, 1-A)Maddi Tazminat talepleri yönünden, davacının davasının KABULÜ İLE, -1.324.877,00-TL Sürekli İş Göremezlik Tazminatının davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 04.06.2018 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte (sigorta şirketi poliçe teminat limiti olan 310.000,00-TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davalı Denizli Büyükşehir Belediyesi'nden kaza tarihi olan 27.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, -Davacının Geçici İş Göremezlik Tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, B)Alınması gereken 90.502,35-TL karar ve ilam harcından peşin alınan (harçtan işbu maddi tazminat talepleri hakkındaki kısma düşen) 51,23-TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 4.611,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 85.840,12-TL harcın (davalı sigorta şirketi bakiye harcın yalnız 21.176,10-TL 'lik kısmından diğer davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, C)Davacı tarafından yapılan, ilk dava açılış gideri 946,21-TL, tamamlama harcı 4.611,00-TL, posta gideri 1.874,40-TL, ATK -bilirkişi ücretleri 22.049,00-TL olmak üzere toplam 29.480,61-TL yargılama giderinin davalılardan( davalı sigorta şirketi yalnız 6.898,00 TL'lik kısmından davalı Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile sorumlu olmak üzere)müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, D)Davacı tarafından yatırılan gider avansından kalan kısımdan karar kesinleşinceye kadar yapılan masraflar düşüldükten sonra kalan kısmın davacı tarafa iadesine, E)Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca; davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 197.482,72-TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketi vekalet ücretinin yalnız 49.600,00-TL'lik kısmından davalı Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 2-A)Manevi Tazminat talebi yönünden davacının davasının KABULÜ İLE, 50.000,00-TL Manevi Tazminatın davalı ... Büyükşehir Belediyesinden kaza tarihi olan 27.03.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle alınarak davacıya ödenmesine, B)-Alınması gereken 3.415,50-TL karar ve ilam harcından peşin alınan (harçtan işbu manevi tazminat talepleri hakkındaki kısma düşen) 853,88-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,62-TL harcın davalı Büyükşehir Belediye Başkanlığından tahsili ile hazineye irad kaydına, C)Davacı tarafından yatırılan gider avansından kalan kısımdan karar kesinleşinceye kadar yapılan masraflar düşüldükten sonra kalan kısmın davacı tarafa iadesine, D)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınarak davacıya ödenmesine, 3-)İstinaf yargılaması bakımından: a-Alınması gerekli 93.917,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 23.411,80 TL'nin mahsubu ile bakiye 70.506,05 TL'nin davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan tahsili ile hazineye irat kaydına, b-Alınması gerekli 93.917,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 23.411,80 TL'nin mahsubu ile bakiye 70.506,05 TL'nin feri müdahil ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım San.ve Tic.A.Ş. 'nden tahsili ile hazineye irat kaydına, c-Davalı ... Sigorta A.Ş.tarafından yatırılan 5.295,00 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, d-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 630,00 TL posta gideri ve 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.313,10 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, e-Davalı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve feri müdahil ... Büyükşehir Belediyesi Ulaşım San.ve Tic. A.Ş tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, f-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, g)Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde re'sen yatırana iadesine, h)İstinaf kararının dairemizce taraflara tebliğine, ı)Harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ YOLU açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.