T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/3206 KARAR NO : 2026/136 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/05/2025 NUMARASI : 2022/3 E - 2025/467 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan in…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/3206 KARAR NO : 2026/136 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/05/2025 NUMARASI : 2022/3 E - 2025/467 K DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nın üyesi olduğu kooperatifteki ... nolu bağımsız bölümün tapusu çıktığında söz konusu bağımsız bölümü davacıya devretmeyi 21/01/2009 tarihli adi sözleşme ile davalı gerçek kişinin taahhüt ettiğini, satış bedeli olan 90.000 TL nin ise davacının ortağı olduğu diğer davacı şirkete intikal eden çek, senet ve davalı gerçek kişinin ortağı olduğu diğer davalı şirkete verilen mallarla ödendiğini, ancak davalının söz konusu daireyi devir etmediğini, bilahare davalı gerçek kişinin talebi üzerine İstanbul 5. noterliğinde düzenlenen sözleşme ile kooperatif hisse devrinin davacıya yapıldığını buna rağmen tapunun davacı adına çıkarılmadığını, neticede de sözleşmenin feshedildiği nedeni ile satış bedelinin tahsili için başlatılan takibe ise itiraz edildiği ileri sürerek itirazın iptali ile % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesie karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı şirket ile davalı şirketin dava konusu takibin tarafı olmadıklarını, görevli mahkemenin ise Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu zira ortada ticari ilişki bulunmadığını, yetkili mahkemenin Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, esasa ilişkin ise taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunmadığını dolayısıyla davalının sorumluluğunun olmadığını geçersiz sözleşmede davacı taahhüdünün kooperatif hissesinin borçsuz devretmek olduğunu, noterden düzenlenen kooperatif hisse devri sözleşmesi ile de bunun gerçekleştiğini bu durumda tapu devrinin kooperatifin yapması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından; " davalının sözleşme çerçevesinde borçsuz şekilde kooperatif hissesini davacıya devir etmekle yükümlülüğünü yerine getireceği de kararlaştırılmış olduğundan ve bu edim davalı tarafından yerine getirilmiş olduğunun dosyaya sunulan yazılı delille kanıtlanmış olduğundan davanın bu davalı hakkındaki davasının yerinde olmadığı ayrıca açılan dava itirazın iptali davası olduğundan ve takip talebine davanın sıkı sıkıya bağlılığı prensibi gereğince diğer davalı ... ... Ürünleri Ltd'nin davada pasif husumeti olmadığı ve bu sebeple aleyhindeki davanın usulen reddinin gerektiği ve diğer taraftan taraflar arasındaki ihtilafta temel ilişkide sözleşmenin tarafı olmayan davacılardan ... ... Ltd. Şirketinin de usulen aktif husumet ehliyeti olmadığı anlaşılmış olup açıklanan gerekçelerle davalılardan ... hakkındaki davanın yerinde görülmediği için ve diğer davalı ... Ltd hakkındaki davanın da pasif husumet yokluğundan reddine, ve taraflar arasındaki ihtilaf çerçevesinde davacının ve davalının kötü niyetli olduklarının ayrı ayrı kabul edilememesi ve davacı gerçek kişinin artık yapması gerekenin sadece edimini yerine getiren davalı ile akdettiği noter hisse devir sözleşmesi gereğince kooperatife başvurması gerekmiş olduğu dikkate alınarak haksız ve kötü niyetli olduğu kabul edilemeyen davacı tarafın aleyhindeki kötü niyet tazminatı talebinin reddine" gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda 22/12/2021tarih ve 2021/659 E- 2021/3453 K sayılı kararımızla "Mahkemece, hisse devir sözleşmesinin ... sayılı Kanun'un uyarınca kooperatife verilerek üyelik devrinin yapılıp yapılmadığı, kooperatifçe genel kurulda peşin ödemenin kabul edilip edilmediğinin araştırılmadığı, davacının hisse devri nedeniyle ödemesi gereken aidat borcu olup olmadığının kooperatif başkanlığından sorulmadığı, kooperatifin amacının gerçekleşerek ferdileşmeye geçip geçmediği hususlarının da araştırılıp değerlendirilmediği, bilirkişi incelemesinin bu araştırmalar yapılmadan hükme esas alınmayacağı, yetersiz inceleme ile karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, davanın itirazın iptali talebine ilişkin olup takipte davacı ile davalı şirketlerin alacaklı ve borçlu olarak yer almadığı ve taraf sıfatlarının olup olmadığının da değerlendirilmediği, bu konudaki itirazların karara bağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmaktadır." gerekçeleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Kaldırma kararı sonrası İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, denetime ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli 21/02/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı sonucu; taraflar ... ve ... arasında 12.01.2009 tarihli adi nitelikte düzenlenen satış sözleşmesi tarafların kabulünde olup bu yönde bir uyuşmazlık bulunmadığı, ancak anılan bu sözleşmede davacı ve davalının ortağı ve yetkili müdürü oldukları şirketlerin isimleri yer alamadığı gibi bu şirketler adına sözleşmenin imzalanmadığı, taraflar arasında adi şekilde düzenlenen 12.01.2009 tarihli sözleşme ile davacı-alıcı ... ile davalı-satıcı ... arasında D Blok ... nolu dairenin kooperatif devrinin borçsuz şekilde yapılacağı, bu daire karşılığı 90.000,00 TL bedelli senetlerin verildiği, daire tapusu çıktığında ...'a tapu devrinin yapılacağı, tapu çıkana kadar kooperatif hissesinin borçsuz şekilde devredileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmeye konu davacı yanca yapılacak 90.000.TL lik ödemenin 47.395,00-TL sinin davacının ortağı ve temsile yetkili şirket müdürü olduğu ... ... ... İth. İhr. San ve Tic. Ltd. Şirketi tarafından, bakiye kalan miktar 42.605,00-TL.sinin ise davacı ... tarafından şahsi çek verilerek ödendiği, 90.000 TL'nin ödenmesine dair verilen çeklerin her birinin üzerinde davalı ... tarafından yazılı ve imzalı "d blok daire ... için istinaden alındı" şeklinde açıklama şerhinin bulunduğu ve dosya kapsamında 90.000.TL lik ödemenin davalıya yapılmadığına dair taraflar arasında bir uyuşmazlığın ve itirazın bulunmadığının görüldüğü anlaşılmış İstanbul 5. Noterliğinin 29.06.2009 tarih ve ... yevmiye nolu kooperatif hisse devir sözleşmesi gereğince davalı ... tarafından davacı ...'a 312 nolu kooperatif hissesine isabet eden D Blok ... nolu daire üyeliği devrinin yapılmasına dair düzenlendiği, 29.06.2009 tarihli kooperatif hisse devir sözleşmesi ile üyeliği devir eden davalı ... Akkaya ve üyeliği devir alan davacı ...’un ....... ... Yapı Kooperatifi yönetim kuruluna üyelik devir işleminin yapılması hususunda yazılı müracaatta bulunmadıkları, kooperatif yönetim kurulunca ...’un kooperatif üyeliğine kabul edildiğine dair yönetim kurulunca bir karar alınmadığından ... Sayılı Kanun ve ana sözleşme hükümlerine uygun şekilde davacı ...’un dava dışı ... Kyk nin üyesi olduğundan söz edilemeyeceği, dosyada bulunan ... Kyk genel kurul hazirun cetvellerinde davacının ortak gösterilmediği, dava dışı .... ... KYK nin en son 29.06.2024 tarihinde yapılan 2023 hesap yılı genel kurulunda kooperatif ortağının halen davalı ... olduğu tespit edilmekle üyelik devir işleminin yapılmadığının anlaşıldığı, dava dışı .... ... KYK nin genel kuruluna sunulan 2011 hesap yılı genel mizanının 4. sayfasında davalı ...’nın 3 üyeliği olup, ortak olarak kayıtlı olduğu ve kooperatifteki 3 üyeliği gereği yaptığı ödemelerin kooperatif ticari defter genel mizan kaydında işlendiği, dava dışı .... ... KYK de sabit bedelle ortak kaydedilmesine yönelik bir genel kurul kararı alınmadığı, tasfiye kararı aldıktan sonra tasfiyeden dönen bu kooperatifin halen ortaklarından aidat ödemelerini tahsil etmekte olduğu ve ferdileşme işlemlerine başlamadığı gerek genel kurul kararlarından gerekse tanık olarak dinlenen kooperatif başkanı ...’ın beyanından tespit edildiği, kooperatif üyelik hisse devrinin ... sayılı kanun ve ana sözleşme hükümlerine uygun şekilde yapılmaması neticesinde, kooperatif ortağı olmadığı tespit edilen davacıdan kooperatif aidat borç ödemelerinin tahsilinin de istenemeyeceği, Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takipte, takip alacaklının ..., takip borçlusunun ise ... olduğu, takibe konu alacak dayanağının ise taraflar arasında imzalanan 12.01.2009 tarihli sözleşme ve İstanbul 22. Noterliğinden gönderilen 02.08.2012 tarih ... yevmiyeli ihtarname ile talep edilen 90.000.TL alacağın yasal faizi ile birlikte tahsiline ilişkin olduğu, Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında gönderilen icra takibine konu ilamsız ödeme emrinde Davacı ...’un ortağı ve temsile yetkili şirket müdürü olduğu ... ... ... İth. İhr. San ve Tic. Ltd. Şti ile davalı ...’nın ortağı ve temsile yetkili şirket müdürü olduğu ... ... Ürünleri İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti’nin alacaklı ve borçlu olarak bu sıfatla takipte yer almadıkları, ilamsız takip talebinde ve ödeme emrinde yer almayan ... ... ... İth. İhr. San ve Tic. Ltd. Şti’nin aktif husumet ehliyetinin ... ... Ürünleri İnş. Tic. Ve San. Ltd. Şirketinin ise pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulü ile; Davalı ...'nın Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalı ... hakkında asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, ... ... Ürünleri İnş. Tic. ve San. Ltd, Şirketi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, davacı ... ... ... ... İhracat San. ve Tic. Ltd Şirketi yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; Davalı ...'nın Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, davalı ... hakkında asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, 2- ... ... Ürünleri İnş. Tic. ve San. Ltd, Şirketi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, 3-Davacı ... ... ... ... İhracat San. ve Tic. Ltd Şirketi yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, karar verilmiştir. 04.09.2025 tarihli ek kararla ise " Somut olayda davalı vekilinin talebi incelenmekle davacı ... ... ... ... İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd Şirketi yönünden aktif husumet yokluğundan dava reddedildiğinden davalılar vekiline vekalet ücretine hükmedilmesi ile 21/06/2025 tarihli kararın hüküm kısmının 7 numaralı bendinin davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine şeklinde düzeltilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." gerekçeleriyle Davalılar vekilinin Hükmün Tamamlanması talebinin KABULÜNE, 1-Davacı ... ... ... ... İhracat Sanayi Ve Ticaret Ltd Şti yönünden aktif husumet yokluğundan dava reddedildiğinden 30.000,00 TL vekalet ücretinin Davacı ... ... ... ... İhracat Sanayi Ve Ticaret Ltd Şti'den alınarak davalılar vekiline verilmesine, 2-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine, şeklinde düzeltilmesine, hükmün bu hali ile tamamlanmasına, karar verilmiştir. arara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; davası kabul edilen davacı müvekkili ...'un, diğer davacı ... ...’in yetkilisi ve sahibi olduğunu, her iki davacı müvekkili arasında organik bağ ve uyuşmazlığın çözümünde ise illiyet bağı olduğunu, davacı müvekkili ... ... yönünden davanın aktif hsuumet yokluğu sebebiyle ret edilmesi usul ve yasaya aykı olduğunu, aynı şekilde davalılar ... ile diğer davalı ... ... arasında da organik bağ ve uyuşmazlığın çözümünde ise illiyet bağ bulunduğunu, davalı ...'nın ... ...’ın yetkilisi ve sahibi olduğunu, müvekkilleri aleyhine iki kez vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalılar vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; Müvekkil ...'nın 12.01.2009 tarihli sözleşme gereği üzerine düşen kooperatif hissesi devri edimini yerine getirdiğini, buna rağmen ilk derece mahkemesi tarafından sanki sözleşmedeki edim yerine getirilmemiş gibi hüküm kurulduğunu, müvekkilin 12.01.2009 tarihli sözleşme gereği tapu devri gibi bir yükümlülüğü bulunmadığını, tapu devrini yapacak kişinin kooperatif tüzel kişiliği olduğunu, i müvekkilinin sözleşme gereği tek yükümlülüğünün 29.06.2009 tarihinde noter düzenlenen hisse devir sözleşmesi ile yerine getirildiğini, tapuların öncelikle kooperatif adına çıkacak olup sonrasında hissedarlara tapu devirlerinin yine kooperatif tarafından gerçekleştirileceğini, kooperatif hissesini devretmiş bir kimsenin tapu devri yapmasının beklenemeyeceğini, tanık olarak dinlenen kooperatif başkanın "hisse devri yapıldıktan sonra kooperatife talep gelmesi gerekmektedir, ancak bize böyle bir talep gelmedi, dolayısıyla üyelik devri de yapılmadı... hisse devrinin yapıldığı kişi ile herhangi bir irtibatımız yoktur, dolayısıyla hisse devri nedeniyle aidat borcu da bulunmamaktadır..." şeklinde beyanda bulunduğunu, kooperatife kayıt olma yükümlülüğü kooperatif hissesini devralanda yani davacı ...'da olduğunu, Devralanın KK’nın 8. maddesi uyarınca giriş isteminde bulunması gerektiğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, taraflar arasında yapılan taşınmaz satış sözleşmesi gereği taşınmazın tapu devrinin yapılmadığı iddiasıyla ödenen bedelin tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamından; 12.01.2009 tarihli sözleşme ile davacı-alıcı ... ile davalı-satıcı...'a arasında D Blok ... nolu dairenin kooperatif devrinin borçsuz şekilde yapılacağı, bu darie karşılığı 90.000,00 TL bedelli senetlerin verildiği, dairenin tapusu çıktığında ...'a tapu devrinin yapılacağı, tapu çıkana kadar kooperatif hissesinin borçsuz şekilde devredileceğinin kararlaştırıldığı, İstanbul 5. Noterliğinin 29.06.2009 tarih ve ... yevmiye nolu kooperatif hisse devir sözleşmesi gereğince de ... tarafından ...'a kooperatif hissesinin devrinin yapıldığı, ancak her iki tarafın birlikte kooperatife müracaatıyla hisse devrinin tamamlanmadığı ve hissenin davalı adına geçirilmediği görülmektedir.Mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda önceki bilirkişilerden ek rapor istenilmiş, bilirkişiler raporlarında kaldırma kararı doğrultusunda yapılacak inceleme için kayıtların dosyada bulunmadığını, yerinde inceleme için vakitlerinin olmadığını beyan etmişler, mahkemesince de yeniden bilirkişi atanarak rapor alınmıştır. Bilirkişiler raporlarında özetle; ". 29.06.2009 tarihli kooperatif hisse devir sözleşmesi ile devir eden davalı ... ve üyeliği devir alan davacı ...'un ....... ... Yapı Kooperatifi yönetim kuruluna üyelik devir işleminin yapılması hususunda yazılı müracaatta bulunmadıkları, kooperatif yönetim kurulunca ...'un kooperatif üyeliğine kabul edildiğine dair yönetim kurulunca bir karar alınmadığından ... sayılı kanun ve ana sözleşme hükümlerine uygun şekilde davacı ...'un dava dışı ... KYK nin üyesi olduğundan söz edilemeyeceği gibi, yine dosyaya gelen ... KYK genel kurul hazirun cetvellerinde davacının ortak gösterilmediği, dava dışı .... ... KYK nin en son 29.06.2024 tarihinde yapılan 2023 hesap yılı genel kurulunda kooperatif ortağının halen davalı ... olduğu tespit edilmekle üyelik devir işleminin yapılmadığının anlaşıldığı, Dava dışı .... ... KYK nin genel kuruluna sunulan 2011 hesap yılı Genel mizanının 4. sayfasında davalı ...'nın 3 üyeliği olup, ortak olarak kayıtlı olduğu ve kooperatifteki 3 üyeliği gereği yaptığı ödemelerin kooperatif ticari defter genel mizan kaydında işlendiği, Dava dışı .... ... KYK de sabit bedelle ortak kaydedilmesine yönelik bir genel kurul kararı alınmadığı gibi , tasfiye kararı aldıktan sonra Tasfiyeden dönen bu kooperatifin halen ortaklarından aidat ödemelerini tahsil etmekte olduğu ve ferdileşme işlemlerine başlamadığı gerek genel kurul kararlarından gerekse tanık olarak dinlenen kooperatif başkanı ...'ın beyanından tespit edildiği, Kooperatif üyelik hisse devrinin ... sayılı kanun ve ana sözleşme hükümlerine uygun şekilde yapılmaması neticesinde ,kooperatif ortağı olmadığı tespit edilen davacıdan kooperatif aidat borç ödemelerinin tahsilinin de istenemeyeceğinin değerlendirildiği, Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile başlatılan takipte , takip alacaklının ..., takip borçlusunun ise ... olduğu, takibe konu alacak dayanağının ise taraflar arasında imzalanan 12.01.2009 tarihli sözleşme ve İstanbul 22. Noterliğinden gönderilen 02.08.2012 tarih ... yevmiyeli ihtarname ile talep edilen 90.000.TL alacağın yasal faizi ile birlikte tahsiline ilişkin olduğu" yönünde görüş bildirmişlerdir.Buna göre, mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda yapılan inceleme sonunda, taraf olan gerçek kişilerin şirket adına sözleşme imzaladıklarının sözleşmede belirtilmediği, her ikisinin de taraf şirket yönetiminde ve yetkilisi olmalarının hisse devrinin de şirketler adına yapıldığı ve alındığını göstermeyeceği, taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinin geçerli şekilde yapılmış olduğu, ancak davalı tarafça gerek ihtarname sonrası gerekse yargılama aşamalarında kooperatif hisse devir sözleşmesi doğrultusunda davacının ortak olarak kabulü hususunda bildiriminin bulunmadığı anlaşılmış olmakla mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi isabetlidir.Vekalet ücreti yönünden yapılan değerlendirmede ise, davacı şirketin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, davalı şirketin de yukarıda izah edildiği üzere pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla tarife doğrultusunda vekalet ücreti takdirinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bu yöndeki istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacılar ve davalıların istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine, Davacı ... ... ... ... İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LTD ŞTİ 'den alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.537,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 805,00 TL'nin davacılara iadesine, Davacı ...'dan Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) Davalılardan Alınması gereken 6.147,90 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.537,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.610,90 TL'nin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22/01/2026