3. Hukuk Dairesi 2021/8389 E. , 2022/5915 K. "" MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ VEK. AV. ... VEK. AV. ... Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak ve enerji tesisinin devri davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine…
**3. Hukuk Dairesi 2021/8389 E. , 2022/5915 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ VEK. AV. ... VEK. AV. ... Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak ve enerji tesisinin devri davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; fabrikasının elektrik ihtiyacını karşılamak amacıyla 2014 yılında kendi imkanları ile enerji nakil hattı ve trafo kurduğunu, aradan geçen sürede davalı şirketin abonesi olan diğer iş yerlerine enerji nakil hattının bağlandığı trafodan elektrik hizmetini sunmaya başladığını, ilgili mevzuat uyarınca enerji nakil hattı ve trafonun devralınması konusunda yapmış olduğu girişimlerin davalı şirket tarafından sürüncemede bırakıldığını ileri sürerek; enerji nakil hattı ve trafodan oluşan tesisin davalı şirket tarafından devralınmasına ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere bu tesisin yapım giderinden şimdilik 1.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 01/10/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile bedele ilişkin talebini 52.643 TL’ye artırmıştır. Davalı; davacı şirket tarafından yaptırılan enerji nakil hattından başka müşterilerinin de besleniyor olması nedeniyle söz konusu hattın devrini uygun bulduğunu, bu nedenle ilgili mevzuat hükümleri gereğince devir işlemlerini başlattığını, hattın bedelinin de devir işlemlerinin tamamlanmasından sonra ödeneceğini, devir işlemlerinin devam etmesi nedeniyle davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davanın açıldığı asliye hukuk mahkemesince; davanın kabulüne dair verilen karar, davalı tarafın istinaf yoluna başvurması üzerine, bölge adliye mahkemesince; tacir olan taraflar arasındaki uyuşmazlığa bakma görevi asliye ticaret mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle kaldırılmıştır. Kaldırma kararı uyarınca verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dava dosyasının gönderildiği mahkemece; 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının zorunlu olduğu, davanın açıldığı mahkemece verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra ve fakat dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinden önce arabulucuya başvurulup sürecin tamamlanabileceği kabul edilecek olsa dahi davacının dosyanın görevli mahkemeye tevzi edilmesinden sonra arabulucuya başvurduğu gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.