8. Ceza Dairesi 2024/18149 E. , 2024/6127 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/489 E., 2024/466 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınc
**8. Ceza Dairesi 2024/18149 E. , 2024/6127 K.** **"İçtihat Metni"** T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/489 E., 2024/466 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 10.10.2022 tarihli ve 2022/59335 Soruşturma, 2022/42159 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi ile 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.12.2023 tarihli ve 2022/392 Esas, 2023/466 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 15.02.2024 tarihli ve 2024/498 Esas, 2024/466 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Arama işleminin hukuka aykırı olduğuna, 2. Sanığın üzerinde ele geçirilen uyuşturucu maddeyi kullanım amacı ile bulundurduğuna, 3. Sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Dava konusu olay, İstanbul İli Bayrampaşa İlçesinde bulunan Şehirler Arası Otobüs Terminali girişinde kolluk kuvvetlerince yapılan uygulama esnasında durdurulan takside bulunan sanığın kaba üst aramasında uyuşturucu madde ele geçirildiği, ele geçirilen maddenin kokain içerdiği, miktarı itibarı ile kişisel kullanım sınırının üzerinde olduğu iddiasına ilişkindir. 2. Dava dosyasında, olay tutanağı, tartım ve muhafaza altına alma tutanağı, kriminal inceleme raporu, el koyma kararı, önlem aramasına ilişkin karar, tanık beyanları ile sanık ifade ve savunmaları mevcuttur. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince; olaya ilişkin tutanaklar, uyuşturucu maddenin ele geçiriliş şekli ve miktarı, tutanak mümzi tanıkların olayı doğrular nitelikteki beyanları, ele geçirilen maddenin kullanım sınırlarının üstünde olması dikkate alındığında, sanığın ele geçen suç konusu uyuşturucu maddeleri kullanma amacı dışında, başkalarına verme veya satma amacıyla bulundurduğu hususunda kanaat edinildiği, sanığın uyuşturucu maddeyi kullanım amacı ile bulundurduğu yönündeki savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, sanığın eyleminin, uyuşturucu madde ticareti suçunu oluşturduğu, ele geçirilen maddenin uyuşturucu maddelerden kokain maddesi olması sebebiyle ilgili 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince artırıma gidildiği, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak cezasında Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen takdiri indirimin yapıldığı belirtilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 293 üncü maddesinin tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan mülga ikinci fıkrasında yer alan ''Hüküm, temyiz eden Cumhuriyet savcısına veya ilgililere gerekçesiyle birlikte açıklanmamışsa; hükmün temyiz edildiğinin bölge adliye mahkemesince öğrenilmesinden itibaren gerekçeli karar yedi gün içinde tebliğ edilir", 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır" ve yine aynı Kanun'un 295 inci maddesinde yer alan "Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir'' şeklindeki düzenlemeler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, sanık müdafiinin 20.02.2024 tarihinde süre tutum dilekçesi verdiği, Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanık müdafiine 25.02.2024 tarihinde tebliğe edildiği, ancak tebligatın yapıldığı tarihten itibaren 5271 sayılı Kanun'un 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine ilişkin ihtaratın bulunmadığı, bu durumda sanık müdafiinin 08.06.2024 tarihli gerekçe içeren temyiz dilekçesinin süresinde verilmiş sayılması gerektiğe değerlendirilerek, süresi içinde gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığından temyiz isteminin reddini talep eden tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, açıklanan gerekçeler, tüm dava dosyası kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunmuş, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 15.02.2024 tarihli ve 2024/498 Esas, 2024/466 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2024 tarihinde karar verildi.