3. Hukuk Dairesi 2010/17275 E. , 2010/17694 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 50.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesinde; davacının hissedar olduğu otop…
**3. Hukuk Dairesi 2010/17275 E. , 2010/17694 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 50.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesinde; davacının hissedar olduğu otoparkı davalının haksız kullanımı nedeniyle 14.09.2001-12.08.2007 tarihleri arasındaki dönem için (fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak) 50.000 TL ecrimisilin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini dilemiştir. Davacı vekili, 16.02.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile; bilirkişi raporunda belirlenen miktar gözetilerek müddeabihin 152.180 TL'ye yükseltilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, davacı vekili, bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah dilekçesi vererek müddeabihin artırılmasını talep etmiştir. Bu nedenle, ıslah kararı hakkında şu açıklamaların yapılmasına gerek görülmüştür. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK) 83. ve ardından gelen maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah, taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini kısmen veya tamamen düzeltilmesine olanak tanıyan bir yoldur. HUMK.nun 87.maddesinin “Müddei ıslah suretiyle müddeabihi tezyit edemez” şeklindeki son cümlesi, Anayasa Mahkemesinin 7.11.2001 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 20.7.1999 tarihli kararıyla iptal edilmiş ve böylece, davadaki talep sonucunun kısmi ıslah yoluyla artırılması usulen olanaklı hale gelmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, mevcut (Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonraki) yasal durum itibariyle, kısmi davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş olan davacının, dilerse, ek dava açmak yerine, saklı tuttuğu alacak bölümü için o (kısmi) dava içerisinde ıslah yoluyla talepte bulunabilmesi mümkündür. Yine, somut olayda olduğu gibi, kısmi davada saklı tutulan alacak bölümü için, gerek kısmi dava karara bağlanmadan önce, gerekse daha sonra, ayrı bir dava açılması da usulen olanaklıdır. Uygulamada bu ayrı davaya ek dava denilmektedir, Yine, kısmi davadan sonra açılan ek davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olması ve davacının hukuki yararının bulunması koşullarının birlikte varlığı halinde, birden fazla ek dava açılması da kural olarak mümkündür.